Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bünyesinde yeniden yapılandırılan "Psikolojik Tacizle Mücadele Kurulu", eğitim ve bilgilendirme faaliyetlerini koordine edecek ve bu konudaki farkındalığı artıracak. Genelgede, iş yerlerinde yürütülen soruşturmalarda çalışanların özel hayatlarının korunmasına yönelik hassasiyetin önemi de vurgulanarak, çalışanların gizliliğine saygı gösterilmesi gerektiği hatırlatılıyor.

İŞTE O GENELGE
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın imzasıyla yayınlanan, iş yerlerindeki psikolojik tacizle mücadele amacıyla tedbirlerin alınması istenen genelgenin maddeleri şu şekilde:
"1- 19/3/2011 tarihli ve 27879 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 2011/2 sayılı Genelge ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bünyesinde kurulan Psikolojik Tacizle Mücadele Kurulu (Kurul) yeniden teşekkül ettirilmiş olup Adalet Bakanlığı, Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu, Kamu Denetçiliği Kurumu, Kamu Görevlileri Etik Kurulu, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Eğitim ve Araştırma Merkezi ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı îş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü, işçi, işveren ve kamu görevlileri konfederasyonları, Kurul tarafından belirlenecek ve psikolojik taciz konusunda faaliyet gösteren ilgili kurum ve kuruluşlar ile alanında uzman ve akademisyenlerin katılımıyla toplanacaktır. Kurul iş yerlerinde psikolojik tacizle mücadeleye yönelik olarak ülke çapında politikaların belirlenmesine katkı sağlama, eğitim ve bilgilendirme faaliyetlerini koordine etme, araştırma ve inceleme yapma veya yaptırma, rapor, rehber ve bilgilendirme dokümanları hazırlama ile kamuoyunu bilinçlendirme çalışmalarını yürütecektir. Kurulun çalışma usul ve esasları Kurul tarafından belirlenecek olup sekretarya hizmetleri Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından yürütülecektir.
2- İşveren, yönetici ve tüm çalışanlar psikolojik taciz olarak değerlendirilebilecek temel hak ve özgürlüklerin ihlali anlamına gelen her türlü eylem ve davranıştan kaçınacaklardır.
3- İş yerlerinde psikolojik tacizle mücadele öncelikle işveren ve yöneticilerin sorumluluğunda olup işveren ve yöneticiler iş yerlerinde psikolojik taciz olarak değerlendirilebilecek veya buna bağlı olarak ortaya çıkabilecek her türlü riski gözetecek, önleyici ve koruyucu politikalar geliştireceklerdir.
4- İş yerlerinde psikolojik tacize yönelik farkındalığın artırılması amacıyla ilgili kurum ve kuruluşlar tarafından eğitim ve bilgilendirme faaliyetlerinin düzenlenmesi ve yaygınlaştırılmasına özen gösterilecek, eğitim programlarında psikolojik taciz konusuna yer verilerek tüm çalışanlara çalışan hakları ile başvuru mekanizmaları hususlarında gerekli bilgilendirme yapılacaktır.
5- İş yerlerinde psikolojik taciz iddialarının araştırılması ve soruşturulmasında gizliliğin ve şahısların özel hayatlarının korunmasına ve gerçeğe aykırı psikolojik taciz iddialarıyla kurum ve kuruluşların itibar ve saygınlıklarına zarar verilmemesine azami itina ve hassasiyet gösterilerek süreç ivedilikle yürütülecektir.
6- Toplu iş sözleşmelerine ve toplu sözleşmelere psikolojik taciz hususunda önleyici ve koruyucu nitelikte hükümler konulmasına özen gösterilecektir. 7- ALO 170 hattında görevli psikologlar vasıtasıyla psikolojik tacize maruz kalan çalışanlara bilgilendirme yapılmasına, yardım ve destek sağlanmasına titizlikle devam edilecektir."
ÇALIŞAN GÜVENDE HİSSEDER
Konuya ilişkin SABAH' konuşan psikolog Hande Nacar Baş, düzenlemenin çalışanın kendini güvende hissetmesine yardımcı olabileceğini söyledi. Baş şunları kaydetti: "Mobbing (iş yerinde psikolojik taciz), özellikle özel sektör ve kamu kurumlarında yaygın bir sorun olarak karşımıza çıkıyor. Çalışanların sistematik olarak baskı, dışlama, küçük düşürme, aşırı iş yükü verme veya işten ayrılmaya zorlanma gibi yöntemlerle yıldırılması, mobbingin en yaygın şekilleri arasında yer alıyor. Mobinge uğrayan çalışanlar zamanla anksiyete, depresyon ya da özgüven kaybı gibi psikolojik sorunlar yaşayabiliyor. Yayınlanan genelge ise çalışanın psikolojik sağlığının korunmasına yardımcı olabileceği düşünülüyor. Şiddet genellikle bireyden bireye ve ortamdan ortama geçerek yayılır. İş yerinde başlayan bir şiddet durumu, kişinin ailesine, oradan da çocuklarına yansıyabilir. İş yerindeki şiddet ve baskı, eve geldiğinde bu öfkenin aileye yansıması yani bir şiddet döngüsünün başlaması kaçınılmaz olmaktadır. Bu tip şiddet döngülerinin önüne geçmek için de her türlü şiddetin önlenmesi gerekmektedir. İş yerlerinde yaşanan mobbing de bunlardan bir tanesidir. Buna ek, çalışanın kendini güvende hissetmesine yardımcı olabilecek yeni düzenleme, mobing sebebiyle işten ayrılmaların azalmasını ve böylece şirketlerin yetenekli çalışanlarını kaybetmesinin de önüne geçeceği düşünülüyor."