İstanbul Küçükçekmece'de pırıl pırıl bir gencin hayalleri bir çalıntı araçtan açılan rastgele kurşunlarla yarım kaldı. Henüz ömrünün baharında arkadaşlarıyla halı sahaya gitmek üzere dışarı çıkan Muhammet Mutluay (19), 30 Ekim 2024'te maskeli saldırganların bir otomobilden açtığı ateşten başına isabet eden kurşunla hayatını kaybetti. Olayın ardından hazırlanan iddianamede, 4 sanık için toplam 20 yıldan 68 yıla kadar hapis cezası talep edildi.

MEZARLIKTAKİ KARŞILAŞMA...
Mutluay'ın acılı ailesi hukuk mücadelesi verirken, mezarlıkta uzun mesafe koşucusu Fatih Çiçek ile karşılaştı. Kamuoyunda geniş yankı uyandıran Ahmet Minguzzi cinayetinin ardından mezarını ziyaret ederek dua eden Fatih Çiçek, "Ahmet Minguzzi'nin mezarı başında Yasin okuyordum. Muhammet'in annesi ve yakınları yanıma geldi. Muhammet'in yaşadıklarını anlattılar. Kendilerinin de adalet arayışı içinde olduklarını söyleyip, Muhammet için dua etmemi istediler. Böylece aileyle tanışmış oldum" dedi.

MUHAMMET'İN FOTOĞRAFIYLA PARKURA ÇIKIYOR
Fatih Çiçek için bu karşılaşma, zamanla bir bağa dönüştü; artık her mezarlığa gidişi, yarım kalmış bir hikayeye verilen söz gibiydi. Zaman ilerledikçe yalnızca bir ziyaretçi olmaktan çıktı, davanın sessiz ama ısrarlı takipçisine dönüştü. Son dönemde yaşanan benzer acılar, onu daha da derinden etkiledi. Artık bu acılara yalnızca üzülmekle kalmamalı, görünür kılmak için çalışmalıydı. Bu noktadan sonra koşularını Muhammet ve Muhammet gibi hayattan koparılan gençler için koşmaya başladı. Yarışlara üzerinde Muhammet'in fotoğrafının yer aldığı tişörtler ile çıkan Çiçek, Muhammet'in sesi oldu. Attığı her adım bir farkındalık çağrısı olarak yükseldi. "Bu konuda farkındalık oluşturulması gerektiğini düşündüm" diyen Çiçek, sosyal medyada da duruşma tarihlerini paylaşarak insanları adalet mücadelesine ortak olmaya çağırıyor. Onun için artık her paylaşım, her koşu ve her bitiş çizgisi aynı amaca çıkıyor: Muhammet'in adını unutturmamak. Çiçek; Mardin'de 100, Trabzon'da 61, İstanbul'da 10 kilometre koştu, yarı maraton yarışlarında da aynı hedefle parkura çıktı.

KAZANDIĞI MADALYALARI MUHAMMET'İN MEZARINA BIRAKIYOR
Fatih Çiçek, her yarıştan kazandığı madalyaları evine götürmek yerine doğrudan Muhammet Mutluay'ın mezarına bırakıyor. Çiçek; "Bu madalyalar büyük emeklerle kazanılıyor. Normalde evimizde saklayacağımız hatıralar. Ancak mezarında olmasının daha anlamlı olacağını düşündüm. O günden sonra kazandığım bütün madalyaları Muhammet'in mezarına götürmeye başladım. Madalyalar, mezarına yaptırılan dolapta sergileniyorlar" diyor.

"BİR EVLAT KOLAY YETİŞMİYOR"
Muhammet Mutluay'ın yaşadıklarının sadece tek bir ailenin acısı olmadığını, benzer şekilde hayatı yarım kalan çok sayıda genç olduğuna dikkat çeken Fatih Çiçek, "Bir baba olarak bir evlat kolay yetişmediğini çok iyi biliyorum. Çocuklarımız için gecemizi gündüzümüze katıyoruz. Onları vatana ve millete faydalı bireyler olsun diye büyütüyoruz. Hiçbir ilgisi yokken bir çocuğun hayattan koparılması tarif edilemez bir acı. Muhammet gibi pırıl pırıl gençlerin aramızdan ayrılması hepimizi derinden üzüyor" diyerek sözlerini noktaladı.
