Safranbolu Belediyesinin 1975 yılında ata yadigarı olan tarihi konakları koruma ve gelecek nesillere aktarılması çalışmaları ile başlayan Koruma kültürü ve çabası zamanın Belediye Başkanı Mustafa Eren ve Belediye Meclisinin 2 yıllık bir çalışması sonucu 17 Aralık 1994 yılında mutlu sonla bitti. 28 yıl önce UNESCO tarafından Dünya da en iyi korunan ilk 20 net arasına alındı. Dünya Miras şehirleri listesinde yer alan Safranbolu ilçesi Türkiye'de korumanın başkenti olarak anılıyor.

EVLERİMİZ YOK OLUYORDU
Tarihi yapıların bozulmasına gönlünün el vermediğini belirten Ulukavak " Evlerimiz ve bir tarih yok oluyordu. Bunu önlemek için 1975 yılında Safranbolu Belediye İmar Yönetmeliği'ne,ek bir madde koyarak, bu tarihi ve ata yadigarı evleri tamir etmek isteyenlerin mutlaka çevredeki diğer evlere uygun bir tadilat yapmalarını, mutlaka geleneksel malzeme yani ahşap, oluklu kiremit gibi malzemelerin kullanılmasını, evlerin dış görünüşünü bozmamalarını içeren kurallar uygulanmasını, benim önerim üzerine Belediye Meclisi uygun gördü. Tadilatları denetleyecek teknik öğretim görmüş 3 kişiden oluşan bir de kurul oluşturduk" dedi.

1994 SAFRANBOLU'NUN DOĞUM GÜNÜ
4 Yıl uğraştıktan sonra UNESCO Dünya Miras Şehirlerine girdiklerini belirten eski Belediye Başkanı Mustafa Eren "Ata yadigarı bu tarihi konak ve şehri yaşayarak bu günlere getirdik. Hem korumanın sürekliliğini yaşamak hem de UNESCO tarafından belirlenen Dünya Miras Şehirleri arasında yer almak için çok çalıştık. Sadece çalışmak değil aynı zamanda bunu UNESCO yetkililerine ispat etmek için Belediye binamızı Turizm ve Restorasyon bölümün açılması için Üniversiteye verdik. Böylece hem ilçemize o tarihlerde bir yüksek okul kazandırdık hem de bu tarihi binaların restorasyonu için adım attık. Bu çalışmalar kolay kolay olmadı ben dahil tüm personelimiz gece gündüz çalıştı. Bu çalışmanın ödülünü Dünya'da en iyi korunan 20 kentten biri olarak, 17 Aralık1994 yılında UNESCO "Dünya Miras Şehirleri" listesine girerek aldık.

Türkiye'de tek bir şehrin bütünü olarak miras şehirleri listesinde yer alınan şehir olduğunu belirten müracaatı yapan eski belediye başkanı Mustafa Eren" Safranbolu Dünya'da Miras Şehirleri statüsünde 20 şehirden bir tanesi, Türkiye'de ise tek. Mesela İstanbul'da Ayasofya Camisi sadece alan olarak Miras listesinde, Kapadokya da ise sadece Peri bacaları, Trabzon da Sümela Manastırı gibi Türkiye'de 18 Dünya Miras Listesinde yer alan yer varken, bunların içinde tek ama Safranbolu tüm şehir olarak Dünya Miras Şehri Listesinde yer alıyor. Mardin 2002 yılında resmi baş vurusunu yapmasına rağmen Mardin ilinde 2021 yılında 19 yer geçici Dünya Miras Listesinde yer almıştır.Safranbolu ise 4 yıl içinde Safranbolu evleri, sokakları, çarşısı, camileri, mezarlıkları ile Türk kentsel tarihinin bozulmamış örneği olan ilçemiz, geleneksel şehir dokusu, ahşap yığma evleri ve anıtsal yapılarıyla bütünü sit ilan edildi.

BUNUN KIYMETİ BİLİNMİYOR
Eski Belediye Başkanı Mustafa Eren günümüzde Belediye'nin bunun kıymetini bilmediğini belirterek" Osmanlı ahşap mimarisi ile yapılan tarihi evler Beypazarı, Taraklı ilçelerinde bulunuyor ama onlar Dünya Miras Listesinde değil.Safranbolu korumanın başkenti, Osmanlı Ahşap Mimarisinin en güzel ve en çok örneklerin yaşayarak yaşatılan bir ilçe Safranbolu'nun bu kıymeti bilinmeli. Başta Belediye bilmeli. Belediye önderliğinde 17 Aralık gününü ilçenin doğum günü olarak kutlanmalı, konferanslar, paneller, söyleşiler gibi çeşitli etkinlikler yapılmalı. Bu marka değer yaşatılmalı ve gelecek nesillere aktarılmalı. Bunu da yapacak olan Belediyedir. Biz nasıl mücadele edip gecemizi gündüzümüze katıp bu değeri ilçemize kazandırdık, şimdi de bunu Safranbolu Belediyesi yaşatmalı. Bakıyorsunuz 5 senedir Safranbolu için önemli bir değer ve gün olan 17 Aralık gününü, bu şehrin belediye başkanı kısa bir basın açıklaması ile geçiştirip geçiyor. Nasıl Avrupa Birliğine girmek bir ülke için ekonomik, kültürel ve gelişmesi için çok önemli ise bir şehrin de tümü ile Dünya Miras Listesine girmek o kadar önemlidir. Eğer siz Dünya Miras Listesinde yer alırsanız, sizi dünya tanır, dünyanın dört bir yanından elit turistler, akademisyenler gelir, UNESCO'nun çeşitli etkinliklerinden yararlanırsınız. En önemlisi ilçe halkının ufku açılır, Dünya'da ismi anılan bir şehir olursunuz. Ama maalesef dediğim gibi 17 Aralık alelade bir gün gibi geçiştiriliyor. Yapılan emeğe ve çalışmalara saygınız olsun. Geçmişimize ve ata yadigarlarımıza sahip çıkıp onların bize kazandırdığı bu eserlerin kıymeti bilinmeli. Bunu bilecek olanda başta Belediyedir. Biz bildik ve bu değeri ilçemize kazandırdık." dedi.
