Ankara'da yaşayan, Afife Y. ilk olarak 26 Mart'ta kendisini başkomiser olarak tanıtan bir kişi tarafından telefonla arandı. Daha sonra farklı kişiler de emniyet müdürü, savcı ve polis kimliğiyle arayarak, FETÖ soruşturması kapsamında yakalanan şüphelilerin üzerinden kimliklerinin çıktığı ve haklarında tutuklama kararı bulunduğunu ileri sürdü. Şüpheliler, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı adına düzenlenmiş sahte belgeler göndererek iddialarını inandırıcı hale getirdi.

GİZLİ OPERASYON KODU 'AY YILDIZ'
Dolandırıcılar, yürütüldüğünü öne sürdükleri "gizli operasyon" kapsamında kardeşlere dronla takip edildiklerini, kimseye bilgi vermemeleri gerektiğini söyledi. Bankalarda da örgüt üyeleri bulunduğunu iddia eden şüpheliler, altınların ve paraların "devlet güvencesine alınacağı" bahanesiyle evden teslim edilmesini istedi. Teslimatlar ise önceden belirlenen "Ay Yıldız" parolası kullanılarak gerçekleştirildi.

TAŞINMAZLARINI DEĞERİNİN ALTINDA SATTIRDILAR
Baskı ve korku ortamı oluşturan şüpheliler bununla da yetinmedi. Kardeşlerin tapu ve banka kayıtlarını isteyen dolandırıcılar, Bahçelievler'deki iş yerinin sözde operasyon kapsamında geçici olarak satılması gerektiğini öne sürdü. Yaklaşık 7 milyon lira değerindeki iş yerini 3 milyon 600 bin liraya satmak zorunda kalan Afife Y., satıştan elde edilen 67 bin avroyu da "Ay Yıldız" parolasını kullanan bir kişiye teslim etti. Şüphelilerin diğer taşınmazların da satılmasını istemesi üzerine durumdan şüphelenen kardeşler, olayı erkek kardeşlerine anlatarak emniyete başvurdu. Suç duyurusu dilekçesinde, telefon numaraları, tapu kayıtları ve güvenlik kamerası görüntülerinin delil olarak sunulduğu, toplam zararın ise yaklaşık 40 milyon liraya ulaştığı belirtildi. Mağdurların avukatı Murat Koç, şüphelilerin "kendilerini kamu görevlisi olarak tanıtarak nitelikli dolandırıcılık" ve "korkudan yararlanma" suçlarından yargılanmasını talep ettiklerini belirtti.


