Ülfet Nuran Ertel, ağabeyi gazeteci- yazar İlhan Selçuk'un 21 Haziran 2010'daki ölümünün ardından veraset ilamı davası açtı. Ertel, çocuğu olmayan Selçuk'un ölümünden iki yıl önce el yazısıyla "Bana bir şey olursa bütün malım mülkümün, tüm haklarımın tek yetkilisi kız kardeşimdir" şeklinde vasiyetname bıraktığını belirterek ağabeyinin tüm mal varlığını istedi.
'KARDEŞ DEĞİL ANNE'
Ancak Selçuk'un 11 Mart 2010'da ölen karikatürist kardeşi Turhan Selçuk'un kızı Hikmet Aslı Selçuk buna itiraz etti. Amcasının mirasında kendisinin de hakkı olduğunu iddia ederek İstanbul Sulh Hukuk Mahkemesi'nde davacı oldu. Halası Ertel'in vasiyetnamenin yokluğuna ilişkin İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi'ne sunduğu belge için "El yazısıyla yazılan mektup vasiyetname sayılmaz" diyerek tespit istedi. Mahkeme de, Selçuk ailesinden Reyhan Selçuk ve Erdal Atalak'ı tanık olarak dinledi. Tanıklar ifadelerinde, "İlhan Selçuk, kızkardeşi Ülfet Nuran Ertel için, 'Bizim en küçüğümüzdür. Ancak o bizim annemiz gibi, her şeyimiz onundur' demekteydi. Mallarını kız kardeşine bırakacağını sürekli söylemekteydi" dedi.
'İPTALİ MÜMKÜN DEĞİL'
Bunun üzerine İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi, "İlhan Selçuk'un el yazısıyla yazdığı belge, Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından vasiyetname olarak kabul edilerek açılmıştır. Vasiyetname olarak okunan belgenin iptali mümkün değildir" diyerek davanın reddine karar verdi. Mirastan halası ile kendisinin yüzde 50 hisse sahibi olduğunu belirten yeğen Selçuk, "El yazısıyla yazıldığı iddia edilen belge hukuken bir vasiyetname değildir. Bu yazı, amcamın, ameliyat sonrası oluşabilecek bir komplikasyon nedeniyle bir süreliğine mallarını teslim ettiği bir yazıdır" demişti.