Şeytantepe belgeselinde Narin Güran cinayeti soruşturmasına ilişkin "aile baştan hedef alındı", "Nevzat korundu", "PSA görmezden gelindi", "baz raporu uyduruldu", "karşı uzmanlar susturuldu" ve "Yargıtay kararı onadı" iddiaları gündeme getirildi. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı'nın iddianamesi ile Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 16 Nisan 2026 tarihli gerekçeli kararında ise soruşturma, deliller ve yargılama sürecine ilişkin ayrıntılar yer aldı.
SORUŞTURMA KAYIP ÇOCUK İHBARIYLA BAŞLADI
Belgeselde soruşturmanın Narin'in ailesinin suçlu olduğu kabulüyle başlatıldığı ileri sürüldü. İddianamede soruşturmanın 21 Ağustos 2024 saat 20.43'te yapılan ihbar üzerine kayıp çocuk vakası olarak başladığı belirtildi. Cinayet şüphesinin ise 24 Ağustos'tan itibaren güçlendiği aktarıldı. Gerekçeli kararda Narin'in son görüntüsünün 15.11.10'da alınmasına rağmen resmi ihbarın 20.43'te yapılması, bazı aile bireylerinin Narin'i 17.40 ve 18.47'de gördüklerini söylemeleri, terlik üzerinden soruşturmanın başka yöne çekilmeye çalışılması, olay gününe ait bazı telefon mesaj ve görüşme kayıtlarının silinmesi ve kolluk personelinin konuşmalarının dinlenmeye çalışılması da yer aldı.

ŞÜPHELİLER HAKKINDA FARKLI TARİHLERDE İŞLEM YAPILDI
Belgeselde Rojda Altıntaş tarafından soruşturma yürütülmeden "kimi buldularsa toplayıp götürdükleri" ifade edildi. Dosyadaki kronolojiye göre 26 Ağustos'ta Enes Güran vücudundaki şüpheli izler nedeniyle gözaltına alındı ve daha sonra serbest bırakıldı. 30 Ağustos'ta telefonlara CMK 134 kapsamında el konuldu. 31 Ağustos'ta Salim Güran'ın aracında Narin'e ait DNA profili tespit edilmesi üzerine Salim hakkında işlem yapıldı. Narin'in cansız bedeni 8 Eylül'de bulundu. Cesedin bulunmasının ardından Nevzat Bahtiyar'ın kullandığı kırmızı araç, kamera kayıtları üzerinden tespit edildi.
NEVZAT HAKKINDA AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET İSTENDİ
Belgeselde İsmail Saymaz tarafından Nevzat Bahtiyar'ın "faili olduğu cinayetin neredeyse mağduru haline geldiği" ifade edildi. İddianamede Nevzat Bahtiyar hakkında yalnızca cesedi gizlediği yönünde suçlama bulunmadı. Savcılık, Narin'in öldürülmesine iştirak ettiği değerlendirmesiyle ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep etti. İlk derece mahkemesi Nevzat hakkında "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçundan hüküm kurdu. Yargıtay 1. Ceza Dairesi 29 Aralık 2025'te Nevzat hakkındaki hükmü bozdu. 16 Nisan 2026 tarihli yeniden yargılama sonucunda Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesi, Nevzat Bahtiyar'ı kadına ve çocuğa karşı nitelikli kasten öldürmeye yardım etme suçundan 17 yıl hapse mahkum etti.
NEVZAT'IN İFADELERİNDE DEĞİŞİKLİKLER YER ALDI
Belgeselde Mehmet Arslan tarafından, kolluğun Nevzat'a "Sen yapmadın, sadece attın" şeklinde ifade verdirdiği iddia edildi. Gerekçeli kararda Nevzat'ın farklı tarihlerde verdiği ifadeler ayrıntılı olarak aktarıldı. Nevzat, 4 Eylül 2024'te bilgi sahibi sıfatıyla verdiği ifadede gün boyunca inşaatta olduğunu ve kimseyle görüşmediğini söyledi. HTS kayıtları hatırlatılınca Salim Güran ile 15.08'te görüştüğünü kabul etti. 9 ve 10 Eylül'de Arif Güran'ın evine hiç girmediğini söyleyen Nevzat, 21 Eylül'de savcılıkta Salim Güran ile birlikte eve girdiğini ve Narin'in cansız bedenini gördüğünü anlattı. Sonraki mahkeme sorgularında ise yeni ayrıntılar verdi. Cesedin üzerindeki taşlarla ilgili ifadelerinde de farklı anlatımlar yer aldı. Bir aşamada bir taş, başka bir aşamada üç taş, daha sonra büyük taş şeklinde farklı beyanlarda bulundu. Mahkeme bu ifadeleri gerekçesinde "tüm aşamalarda değişen beyanlar" şeklinde değerlendirdi.

"PİŞMANIM" İFADESİ DE DOSYAYA GİRDİ
Belgeselde Nevzat'ın söylemediği halde ifadesine "pişmanım" ifadesinin yazıldığı ve ifade sonunda kendisine teşekkür edildiği iddiaları da gündeme getirildi. Gerekçeli kararda mahkemenin hüküm kurarken HTS ve baz verileri, kamera görüntüleri, Nevzat'ın farklı aşamalardaki beyanları, cesedin taşınması ve gizlenmesi ile diğer maddi delilleri birlikte değerlendirdiği belirtildi.
DARALTILMIŞ BAZ RAPORU İÇİN SAHA ÇALIŞMASI YAPILDI
Belgeselde Tuncay Beşikçi, daraltılmış baz raporunu "palavra, uydurma, hayali" olarak nitelendirdi. Gerekçeli kararda yer verilen 2 Aralık 2024 tarihli bilirkişi raporuna göre Tavşantepe'de farklı tarihlerde, gündüz ve gece saatlerinde ölçümler yapıldı. Evler, müştemilatlar, ara yollar ve sokaklarda çalışma gerçekleştirildi. Turkcell, Vodafone ve Türk Telekom hatları kullanıldı. Farklı programlardan yararlanıldı. Görevli personelin telefonlarının kapatıldığı çalışmada ana baz, yan baz ve GPRS baz geçişleri incelendi. Raporda Tavşantepe'nin en az 20 farklı bazdan sinyal aldığı belirtildi. Bilirkişi, tek başına baz numarasına bakılarak değerlendirme yapılmasının hataya yol açabileceğini; sinyal gücü, HTS baz geçiş sıralaması ve diğer verilerin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.
KARŞI UZMAN GÖRÜŞLERİ DOSYAYA SUNULDU
Belgeselde alternatif uzman görüşlerinin dikkate alınmadığı yönünde değerlendirmeler yapıldı. Gerekçeli kararda Tuncay Beşikçi tarafından hazırlanan uzman mütalaasının istinaf aşamasında dosyaya sunulduğu belirtildi. Nevzat Bahtiyar müdafii tarafından sunulan Prof. Labudde'nin Almanya'da hazırladığı görüntü iyileştirme raporu da dosyada yer aldı. Daran-2 kamera görüntüleri ayrıca Ulusal Kriminal Büro tarafından yeniden incelendi ve iyileştirilmeye çalışıldı.
PSA BULGUSU RAPORLARDA YER ALDI
Belgeselde Rojda Altıntaş tarafından "Narin'deki PSA neden konuşulmadı?" ifadesi kullanıldı. Onur Akdağ ise PSA'yı "bir erkeğe ait cinsel birleşimden kaynaklanan sıvı" olarak tanımladı. Dosyada yer alan laboratuvar raporunda, vajen sürüntüsü ile bazı kıyafet ve leke örneklerinde sperm hücresi görülmediği, buna karşılık PSA tespit edildiği belirtildi. Raporda PSA'nın meni yanında idrarda da bulunabileceği kaydedildi. İstanbul Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Dairesinin değerlendirmesinde ise Narin'in 19 gün su altında kalması ve çürüme süreci dikkate alındı. Gerekçeli kararda mevcut bulgularla cinsel istismara ilişkin kesin bir tespit yapılamadığı belirtildi.

İDDİANAME SONRASI DA TEKNİK İNCELEMELER YAPILDI
Belgeselde deliller tamamlanmadan kamuoyu baskısıyla iddianame hazırlandığı ileri sürüldü. İddianame aşamasında kamera kayıtları, DNA bulguları, ATK raporları, HTS kayıtları, baz çalışmaları, telefon incelemeleri, ifadeler ve yer gösterme işlemlerinin dosyada bulunduğu belirtildi. Yargılama sırasında ise yeni teknik incelemeler gerçekleştirildi. 28 Kasım 2024 tarihli Ulusal Kriminal Büro raporu ile 2 Aralık 2024 tarihli bilirkişi çalışması kovuşturma aşamasında dosyaya girdi.
YARGITAY NEVZAT HAKKINDAKİ HÜKMÜ BOZDU
Belgeselde Tuncay Beşikçi tarafından "sahte raporu dayanak alarak Yargıtay bu kararı onadı" ifadesi kullanıldı. Gerekçeli kararda ise Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 29 Aralık 2025'te Nevzat Bahtiyar hakkındaki ilk hükmü bozduğu belirtildi. Bozma kararının ardından yeniden yargılama yapıldı ve Nevzat hakkında 17 yıl hapis cezası verildi.
DOSYADA SONUÇ VERMEYEN İNCELEMELER DE BULUNUYOR
Belgeselde soruşturma kapsamında delil üretildiği iddia edildi. Dosyada ise şüpheliler aleyhine sonuçlanmayan incelemeler de yer aldı. Arif Güran'ın aracında Narin'e ait DNA tespit edilmedi. Çok sayıda biyolojik örnek sonuç vermedi. Bazı battaniye, halı ve materyallerde suçla bağlantılı bulguya rastlanmadı. Bazı ses kayıtlarının da soruşturmaya yön verecek kalitede olmadığı değerlendirmesi dosyaya yansıdı. Mahkeme gerekçesinde ayrıca dosyada hukuka aykırı delil tespit edilmediği belirtildi.
NEVZAT 4 EYLÜL'DE BİLGİ SAHİBİ OLARAK İFADE VERDİ
Belgeselde Nevzat'ın ilk 10 gün boyunca aranmadığı ve ifadeye çağrılmadığı ifade edildi. Gerekçeli kararda 28 Ağustos'ta Nevzat'ın yakınlarına ait evlerde arama yapıldığı, 4 Eylül'de Nevzat'ın bilgi sahibi sıfatıyla ifade verdiği belirtildi. Narin'in cansız bedeninin bulunmasının ardından kırmızı araç kamera kayıtlarından tespit edildi ve 9 Eylül'de soruşturma Nevzat Bahtiyar'a yöneldi.

SANIKLARIN HUKUKİ DURUMLARI AYRI DEĞERLENDİRİLDİ
Belgeselde Güran ailesinin topyekûn suçlu ilan edildiği ileri sürüldü. İddianame ve gerekçeli kararda Salim Güran, Enes Güran, Yüksel Güran ve Nevzat Bahtiyar hakkında ayrı değerlendirmeler yer aldı. Arif Güran aynı suçtan sanık yapılmadı. Nevzat Bahtiyar'ın hukuki durumu ise Yargıtay bozmasının ardından yeniden değerlendirildi.
MAHKEME ÇOK SAYIDA DELİLİ BİRLİKTE DEĞERLENDİRDİ
Gerekçeli kararda mahkemenin değerlendirdiği deliller arasında kamera görüntüleri, HTS kayıtları, baz analizleri, bilirkişi raporları, Ulusal Kriminal Büro raporu, sanık ve tanık ifadeleri, Adli Tıp raporları, olay yeri inceleme raporları, kriminal raporlar ve telefon incelemeleri yer aldı. Ulusal Kriminal Büro'nun 28 Kasım 2024 tarihli raporunda, Daran-2 kamera görüntülerindeki 15.18.47-15.18.50 arasındaki hareketlerin piksel bozulması değil, gerçek-canlı hareketlerle uyumlu olduğu değerlendirmesine yer verildi.
DOSYADAKİ 10 TEMEL ÇELİŞKİ
1. "Baştan aileyi suçladılar" deniliyor; soruşturma kayıp çocuk vakası olarak başladı.
2. "Kimi buldularsa gözaltına aldılar" deniliyor; işlemler öncesinde çeşitli ara tespitler ve delil çalışmaları yapıldı.
3. "Nevzat korundu" deniliyor; savcılık ağırlaştırılmış müebbet istedi, Yargıtay ilk hükmü bozdu, yeniden yargılamada 17 yıl hapis cezası verildi.
4. "Nevzat sadece cesedi taşıdığını söylemeye zorlandı" deniliyor; dosyada farklı aşamalarda değişen beyanlar yer aldı.
5. "Gerçek fail bilinmiyor" denilirken Nevzat "cinayetin faili" olarak gösteriliyor; mahkeme ise Nevzat'ı öldürmeye yardım eden kişi olarak mahkum etti.
6. "PSA konuşulmadı" deniliyor; PSA laboratuvar, Adli Tıp ve mahkeme tarafından değerlendirildi.
7. "PSA kesin olarak cinsel birleşmeden kaynaklanan erkek sıvısıdır" deniliyor; raporlarda sperm hücresi görülmediği ve PSA'nın idrarda da bulunabileceği belirtildi.
8. "Baz raporu uyduruldu" deniliyor; farklı tarihlerde, operatörlerde ve noktalarda saha ölçümleri yapıldı, en az 20 baz incelendi.
9. "Karşı uzmanlar susturuldu" deniliyor; Beşikçi ve Prof. Labudde'nin raporları dosyaya girdi.
10. "Yargıtay kararı aynen onadı" deniliyor; Nevzat yönünden Yargıtay 29 Aralık 2025'te ilk hükmü bozdu ve yeniden yargılama yapıldı.