SON DAKİKA… ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a yönelik başlattıkları Destansı Öfke Operasyonu'na Tahran'dan misilleme gecikmedi. İran'dan ateşlenen füzelerle İsrail başta olmak üzere Suudi Arabistan, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Kuveyt ve Bahreyn'deki pek çok ABD üssüne saldırı gerçekleşti. Küresel enerji ve tedarik ağını savaşta 33 gün geride kalırken, Trump Beyaz Saray'da yaptığı konuşmada savaşın bitiş tarihi verdi. İşte ABD/İsrail-İran Savaşı'nda dakika dakika yaşanan gelişmeler…
ABD'nin Bağdat Büyükelçiliği, Irak'taki ABD vatandaşlarına ülkeyi derhal terk etmeleri yönündeki uyarısını yineledi.
Büyükelçiliğin sosyal medya platformundaki hesabından yapılan açıklamada, İran'la bağlantılı "Iraklı terörist milislerin" gelecek 24 ila 48 saat içinde Bağdat'ın merkezinde saldırılar düzenlemeyi planlıyor olabileceği ifade edildi. Açıklamada, İran ve onunla bağlantılı "terörist milislerin" Irak Kürt Bölgesel Yönetimi dahil Irak'ın çeşitli bölgelerinde Amerikan vatandaşları ve ABD bağlantılı hedeflere yönelik geniş çaplı saldırılar düzenlediği öne sürüldü. Söz konusu grupların Amerikan vatandaşları, şirketler, üniversiteler, diplomatik tesisler, enerji altyapısı, oteller, havalimanları ve ABD ile bağlantılı olduğu düşünülen diğer noktaların yanı sıra Irak kurumları ile sivil hedefleri de hedef alabileceği kaydedildi.
Milislerin Amerikalıları kaçırma amacıyla da hedef aldığı ifade edilen açıklamada, ABD vatandaşlarından Irak'ı derhal terk etmeleri istendi.
Açıklamada ayrıca Irak hükümetinin, ülke içinde meydana gelen ya da Irak topraklarından kaynaklanan "terör saldırılarını" önleyemediği öne sürülerek, bazı milis grupların Irak hükümetiyle bağlantılı olabileceği ve bazı saldırganların kendilerini Irak hükümeti çalışanı olarak gösteren kimlikler taşıyabileceği savunuldu. ABD'nin Irak misyonunun, bazı personeline yönelik zorunlu ayrılık kararına rağmen ülkede faaliyetlerini sürdürdüğü belirtilen açıklamada, Amerikan vatandaşlarından güvenlik riskleri nedeniyle Bağdat Büyükelçiliği ya da Erbil Başkonsolosluğuna gitmeye çalışmamaları istendi.
Açıklamada, Irak için 4'üncü seviye seyahat uyarısının sürdüğü hatırlatılarak, ABD vatandaşlarına, "Herhangi bir nedenle Irak'a seyahat etmeyin. Oradaysanız derhal ayrılın." çağrısı yapıldı.
ABD'nin Bağdat Büyükelçiliği, birkaç gün önce de Irak'taki vatandaşlarına derhal ülkeyi terk etmeleri çağrısında bulunmuştu.
İranlı Öğrenciler Haber Ajansı (ISNA), Devrim Muhafızları Merkezi Eyaleti Karargahı tarafından yapılan açıklamayı yayımladı.
Açıklamada, "Humeyn semalarında tespit edilen bir MQ-9 tipi İHA imha edilmiştir." ifadeleri kullanıldı.
Devrim Muhafızları tarafından 30 Mart'ta yapılan açıklamada, savaşın başladığı 28 Şubat'tan bu yana yaklaşık 140 çeşitli tipte İHA'nın düşürüldüğü belirtilmişti.

Trump, Beyaz Saray’da yaptığı "Ulusa Sesleniş"te, İran gündemine ilişkin güncel durumu değerlendirdi.
ABD olarak İran'a yönelik "Destansı Öfke Operasyonu"nu başlattıklarında koydukları hedeflerin çoğuna ulaştıklarını vurgulayan Trump, yakın bir zamanda saldırılarını tamamlayacakları mesajını verdi.
Trump, "Bu akşam, (İran’da) temel stratejik hedefleri tamamlamaya yaklaştığımızı belirtmek isterim. Amerika’nın tüm askeri hedeflerini çok kısa bir süre içinde tamamlama yolundayız ancak önümüzdeki 2-3 hafta onlara çok sert bir darbe indireceğiz." şeklinde konuştu.
"İRAN'I TAŞ DEVRİ'NE GERİ GÖNDERECEĞİZ"
ABD Başkanı, bu saldırılarla İran'ı ait oldukları yer olan "Taş Devri'ne" geri göndereceklerini dile getirdi.
ABD'nin özellikle İsrail, Suudi Arabistan, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Kuveyt ve Bahreyn'e teşekkür borçlu olduğunu ve bu ülkelere savunma desteği vermeye devam edeceğini söyleyen Trump, "Bu işi çok hızlı şekilde bitireceğiz. Sona çok yaklaştık." ifadelerini kullandı.

ANLAŞMA OLMAZSA ELEKTRİK SANTRALLERİNİ VURURUZ
Trump, İran'daki amaçlarının hiçbir zaman rejim değişikliği olmadığını ancak yönetimdeki isimlerin öldürülmesiyle bir bakıma "rejim değişikliği" yaşandığını savunarak, "Eğer bu süre zarfında bir anlaşma sağlanamazsa elektrik santrallerinin her birini vuracağız." diye konuştu.
ABD Başkanı, İran'ın petrol tesislerini ise "bu ülke halkına bir şans vermek" istedikleri için vurmayacaklarını dile getirdi.
NATO ÜLKELERİNE HÜRMÜZ BOĞAZI MESAJI
ABD olarak kendilerinin Hürmüz Boğazı’ndan geçen petrole hiçbir şekilde ihtiyaçlarının olmadığını hatırlatan Trump, "Buna ihtiyacımız yok. Hürmüz Boğazı üzerinden petrol alan ülkeler, o geçidi korumakla yükümlüdür. Onu ele geçirmeli ve değerini bilmelidirler. Bunu kolayca yapabilirler." dedi.
Trump, ABD'nin Rusya ve Suudi Arabistan'ın toplamından daha fazla petrole sahip olduğunu ve Orta Doğu'daki petrole ihtiyacı kalmadığını savundu.
ABD'nin İran ordusuna büyük zararlar verdiğini öne süren Trump, NATO ülkelerinin "kolayca" Hürmüz Boğazı'nı "kontrol altına" alabileceğini iddia etti. "Bunu daha önce yapmalıydınız. Boğaza gidin ve orayı alın, kendiniz için kullanın." şeklinde konuşan Trump, ABD olarak da gerekmesi halinde yardım edeceklerini kaydetti.
Venezuela'ya yönelik askeri müdahalenin ardından bu ülkeden gelen petrolle birlikte ABD'nin Orta Doğu'dan "tamamen bağımsız" hale geldiğini savunan Trump, "Orada olmak zorunda değiliz. Onların petrolüne ihtiyacımız yok. Müttefiklerimize yardım etmek için oradayız." ifadelerini kullandı.
Dubai Hükümeti Medya Ofisi, sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı açıklamada gelişmelere ilişkin bilgi verdi.
Açıklamada, seslerin hava savunma sisteminin müdahalesinden kaynaklandığı belirtilerek, halktan gelişmeleri resmi kaynaklardan takip etmesi istendi.
İsrail ve ABD, Tahran ile Washington yönetimleri arasında müzakereler sürerken, 28 Şubat'ta İran’a askeri saldırı başlattı.
İran ise İsrail'in yanı sıra ABD üslerinin bulunduğu Katar, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Bahreyn gibi bazı bölge ülkelerinde belirlediği hedeflere saldırılarla karşılık verdi.
BAE Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, ülkede 200’den fazla milletin yaşadığı, bu durumun BAE’nin birlikte yaşama ve hoşgörü değerlerini kökleştirme yönündeki istikrarlı yaklaşımının açık bir göstergesi olduğu belirtildi.
Açıklamada, "ülkede yaşayan İranlı topluluğun saygı ve takdir gördüğü, ülkenin sosyal dokusunun bir parçasını oluşturduğu ve çeşitliliğiyle dışa açıklığının güçlenmesine katkı sunduğu" ifade edildi.
Basında ortaya atılan bazı iddialara da işaret edilen açıklamada, ülkede yaşayanların güvenliği ve refahını korumaya yönelik kurumsal yaklaşımın yerleşik yasal çerçeveler ve prosedürler üzerine kurulu olduğu vurgulandı.
Açıklamada, ülkenin güvenli ve istikrarlı bir ortamı sürdürme, hukuk devleti ilkesini güçlendirme ve herkesin haklarını koruma taahhüdü yinelendi. Bazı sosyal medya ve basın organlarında BAE’nin İran vatandaşlarının ülkeye girişini ve transit geçişini yasakladığı, ayrıca ülkede bulunanların sınır dışı edilebileceği iddiaları yer almıştı.
Söz konusu iddialarda, İran pasaportu taşıyan kişilerin BAE’ye girişine ve Dubai üzerinden transit geçişine izin verilmediği, uygulamanın geçerli oturum iznine sahip olanları da kapsadığı öne sürülmüştü. İddialara ilişkin BAE resmi makamlarından bir açıklama yapılmamıştı.
ABD ve İsrail’in İran’a karşı başlattığı savaş sürerken, Yemen’deki İran destekli Husilerden dikkat çeken bir açıklama geldi. Husiler, Körfez ülkelerinin ABD ve İsrail’in yanında savaşa katılması halinde, Babülmendep Boğazı’nı kapatabilecekleri uyarısında bulundu. Uluslararası toplum tarafından tanınmayan Sana merkezli Husi yönetiminin Enformasyon Bakan Yardımcısı Muhammed Mansur, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, "Yaşananlara karşı sessiz kalmamızı engelleyen dini, ahlaki ve insani bir sorumluluğumuz var. İran ve Lübnan’a yönelik saldırganlık vahşice artarsa ya da herhangi bir Körfez ülkesi Siyonist İsrail veya ABD’yi desteklemek amacıyla askeri operasyonlara doğrudan dahil olursa, Babülmendep Boğazı’nı kapatmak bizim tarafımızdan uygulanabilecek bir seçenektir" ifadelerini kullandı.
ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarında Fars eyaletine bağlı Laristan ilçesinde 4 kişinin öldüğü, 3 kişinin de yaralandığı bildirildi.
İran resmi haber ajansı IRNA'ya göre, Fars Vali Vekili Celil Hasani konuya ilişkin bilgi verdi.
Hasani, "ABD-İsrail savaş uçaklarının Laristan'daki dağlık bir bölgeyi hedef alması sonucu 4 sivil hayatını kaybetti, 3 kişi de yaralandı." dedi.
- Huzistan eyaleti hedef alındı
Öte yandan, ülkenin güneybatısındaki Huzistan eyaletine bağlı Heftgil ilçesine düzenlenen saldırıda radyo-televizyon verici kulesi hedef alındı.
İranlı Öğrenciler Haber Ajansına (ISNA) göre, Huzistan Vali Yardımcısı Veliyullah Hayati konuya ilişkin açıklama yaptı.
Hayati, "Yerel saatle 01.00 sularında Heftgil'de radyo-televizyon verici kulesinin bulunduğu nokta yeniden bombalandı. 1 vatandaş hafif şekilde yaralandı." dedi.
İranlı yetkili, yine aynı eyalete bağlı Hamidiye ilçesinin doğusunda iki patlamanın meydana geldiğini, herhangi bir can kaybı veya yaralanmanın olmadığını kaydetti.

İsrail ordusundan yapılan açıklamada, İran'dan füze ateşlendiğinin tespit edildiği ve hava savunma sistemlerinin İran füzelerini önlemeye çalıştığı bildirildi.
İran, misillemesinde İsrail'in merkez bölgesini hedef alırken, dağılan çok başlıklı bir füze gökyüzünde görüntülere yansıdı.
Başkent Tel Aviv'de sirenlerin çalmasının ardından patlama sesleri duyuldu.
İsrail acil yardım servisi Kızıl Davut Yıldızı ekiplerinin füze veya füze parçası isabeti bildirilen çeşitli bölgelere arama yapmak üzere sevk edildiği, henüz yaralı veya can kaybı raporu alınmadığı kaydedildi.
İsrail ordusu, arama kurtarma ekiplerinin farklı bölgelerde çalışmalara başladığını açıkladı.
İsrail'in Kanal 12 televizyonu, İran'dan başta Tel Aviv olmak üzere merkeze doğru bazıları çok başlıklı birkaç füze atıldığını, Bnei Brak ve Tel Aviv'de isabet olduğunu bildirdi.
Haberde, İran misillemesine eş zamanlı olarak Lübnan'daki Hizbullah'ın da roket ateşlediği ve İsrail'in kuzeyindeki bazı bölgelerde bu nedenle sirenler çaldığı belirtildi.

İsrail devlet televizyonu KAN, adı paylaşılmayan bir İsrailli yetkiliye dayandırdığı haberinde ABD ile İran arasındaki müzakerelerin olumlu seyretmediğini ileri sürdü.
Haberde, Washington ve Tel Aviv'in ileriki günlerde uygulanacak sert adımlar konusunda koordinasyon içinde hareket ettiği savunuldu.
İran liderlerinin ABD'nin teklifine nasıl cevap verileceği konusunda anlaşmazlık yaşadığı öne sürülen haberde, bazı üst düzey İranlı yetkililerin olumlu yanıt verilmesi gerektiği, bazılarının ise mücadeleyi sürdürme fikrini savunduğu iddia edildi.
Haberde, müzakerelerin olumlu seyretmediği iddiasına karşın, İsrail'in ABD Başkanı Donald Trump'ın yapacağı beklenen konuşmada, "elde edilen başarılarla" yetinip saldırıları sona erdirme kararı aldığını açıklamasından endişe ettiği ve Trump'ın bunu tüm üst düzey İranlı liderlerin değiştirildiğini söyleyerek yapabileceği belirtildi.
Tesnim Haber Ajansı'na göre, Hürmüzgan Vali Yardımcısı Ahmed Nefisi konuya ilişkin bilgi verdi.
Nefisi, "ABD ve İsrail'e ait savaş uçakları, Keşm Adası'ndaki Doha balıkçı iskelesini ve Bender Çarek'teki balıkçı ve ticari iskeleyi hedef aldı." dedi.
İlk belirlemelere göre, Keşm Adası'nda 2, Bender Çarek'te ise 3 kişinin yaralandığını belirten İranlı yetkili, ABD ve İsrail'e ait hava unsurlarının Keşm Adası ile Bender Çarek'teki iskelelere saldırı düzenlediğini, olay yerine sevk edilen arama kurtarma ekiplerinin çalışmalarının sürdüğünü kaydetti.
Hürmüzgan Vali Yardımcısı Nefisi, 31 Mart'taki açıklamasında, Keşm Adası'ndaki Behmen İskelesi'nin vurulduğunu ve savaşın ilk günlerinde Keşm tuz arıtma tesislerine yönelik bir saldırı düzenlendiğini hatırlatmıştı. İranlı yetkili, dünkü açıklamasında, Bender Abbas kentindeki Şehit Hakkani Limanı'na da saldırı düzenlendiğini kaydetmişti.