SON DAKİKA… Türkiye, 6 Şubat 2023'te asrın felaketiyle sarsıldı. Kahramanmaraş merkezli 7.7 ve 7.6 şiddetindeki depremler, 11 ilimizi yıktı. Afetin üzerinden 3 yıl geçse de acısı ilk günkü gibi kaldı…

KİMİ EŞİNE, KİMİ EVLADINA, KİMİ ANNE BABASINA AĞLADI
Asrın felaketinin üçüncü yılında, yakınlarını kaybedenler soluğu mezarlıklarda aldı. Kimi evladına, kimi anne babasına, kimi torununa kimi ise eşine ağladı… Gözyaşlarının bir an olsun dinmediği mezarlık ziyaretlerinde herkesin dilinde "Bu acı hiçbir zaman unutulmaz" cümlesi vardı.

Yakınlarını kaybedenler, ziyaret ettikleri kabirlerde gözyaşı dökerken, sevdikleri için dua edip mezarların bakımını yaptı.

'ACIMIZ TARİF EDİLEMEZ'
Depremde 2 ablasını, ablasının çocuklarını ve yakınlarıyla birlikte toplam 20 kişiyi kaybeden Semahir Diler, "Bir ablamın enkazına hiç ulaşamadık, kendisine hiçbir şekilde erişemedik. Ailecek enkaza gittiler. Diğer ablam da vefat etti, o köy mezarlığında yatıyor. Acımız çok büyük, tarif edilemez. Ablamı, çocuklarını, kuzenlerimi kaybettim. Toplamda 20 kişiyi yitirdik. Acım hiç dinmiyor" diye konuştu.

Ablasını ve eniştesini kaybeden Ömer Urfalı ise "Ablam, eşi ve yeğenlerim hepsi gitti. Allah kimseye bir daha böyle bir acı yaşatmasın. Herkes aynı acının içinde. Allah mekanlarını cennet eylesin" dedi.

Acılı aileler, Türk Bayrakları ile donatılmış mezarların çevre temizliğini ve bakımını da yapıp, yakınları için Kur'an okudu.

Asrın felaketinde Gaziantep'in İslahiye ilçesinde de çok sayıda bina yerle bir olurken, Karaca ailesi de depremin en ağır acısını yaşayan ailelerden biri oldu. Gece vardiyasında çalıştığı için enkaz altında kalmayan baba Fatih Karaca, depremde annesini, eşini, biri üniversite öğrencisi olmak üzere 3 çocuğunu ve kayınvalidesini kaybetti.

04.17'DE MEZAR BAŞINDA AİLESİNE DUA ETTİ
Saat 04.17'de ailesinin Adana'daki Kabasakal Mezarlığında bulunan kabristanı başında dua eden Fatih Karaca, en büyük acısının ise enkazdan cenazesi çıkarılamayan 13 yaşındaki kızı İrem Karaca olduğunu söyledi. Aradan geçen 3 yıla rağmen kızından bir iz bulunamadığını belirten Karaca, umudunu hiç kaybetmediğini dile getirdi.

Gözyaşları içinde konuşan acılı baba Karaca, "Allah'ım kimseye evlat acısı yaşatmasın. En kötüsü de 3 yıldır ne ölüsüne ne de dirisine ulaşamadığım kızım. Mezar yeri depremden sonra 10 gün hazır kaldı. Araştırmalar yaptık. Çocuğumuzun yaşadığını 3 kız onayladı. Hep birlikte oynamışlar. O günden beri kızımı arıyorum. Kayıp daha da kötü, bulamıyorsun ve derdini kimseye anlatamıyorsun. Çaresizlik çok kötü bir şey. Allah'ım, böyle bir acıyı kimseye yaşatmasın. İçlerinden en kötüsü de kayıp. Bulamıyorsun ve derdini kimseye anlatamıyorsun. Allah'ım, evlat sevgisini yaşattı, erken aldı. Tarif edilemez, acısı çok zor " dedi.

'BABA HARÇLIK VER' DİYEN EVLADIM KALMADI
Bayramların ve özel günlerin kendisi için anlamını yitirdiğini ifade eden Karaca, "Ben 4 çocuk babasıydım. Bayram geldiğinde 'baba harçlık ver' diyen bir evladım kalmadı. Annem, kaynanam, eşim ve 3 çocuğum burada yatıyor. Hayat onlarsız çok zor. Tek umudum, kızımı canlı bulabilmek. Onu bulursam hayat devam edecek. Millet bayramda çocuklarıyla bayramlaşıyor ama sen duruyorsun. Bayramları ya da özel günleri iş yerinde geçiriyorum. Karne alan insanları görünce kıskanıyorum. Allah'a dua ediyorum, kimseye böyle bir acı yaşatmasın" diye gözyaşlarına boğuldu.

'4'Ü 17 GEÇE HALA O KORKU İÇİMİZDE'
Depremde kaybettikleri yakınlarının mezarını ziyaret eden Mehmet Özal, felaketin üzerinden 3 yıl geçse de acılarının ilk günkü gibi taze olduğunu söyledi. Özal, "Kaynım, eşi, baldızı, kızı deprem gecesi vefat ettiler. Ziyarete geldik, yalnız bırakmadık, yalnız olmadıklarını göstermek için buradayız. Dua ediyoruz. Acı bir gündü, Allah'ım bir daha böyle bir gün bize göstermesin. 3 yıl oldu ama hala acısı taze. 4'ü 17 geçe hala o korku içimizde. Kötü bir gündü, acı bir hadiseydi. Anlatırken bile tüylerim diken diken oldu. O soğukta enkazın altında kaldılar. Zor bir gündü" diye konuştu.

BABAANNESİNİN MEZARINI ZİYARET ETTİ
Gül Gülaçtı da depremde kaybettiği babaannesi Gülüş Gülaçtı'nın mezarını ziyaret etti. Gülaçtı, 3 yıl öncesine kadar dizlerinde yattığı babaannesinin mezarının yanına yatıp, başını mezar taşına koydu. Soğuk havada üzerine battaniye alan Gül Gülaçtı, uzun bir süre bu şekilde kalarak geçmişi yad etti.

Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinin büyük yıkıma yol açtığı yerlerden olan Nurdağı ilçesinde 6 katlı binanın enkazı altında kalan aileden Tuncay İçelli hastanede, eşi Hilal ve çocukları Emine Ayşegül ve Memiş Aras ise enkaz altında hayatını kaybetti. 6 Şubat depremlerinin 3'üncü yıl dönümü nedeniyle mezarlığa giden Memiş İçelli, mezar başında gözyaşı döktü.

'6 KATLI BİNANIN ENKAZI ALTINDA KALDILAR'
Yaşadıkları acının halen ilk günkü kadar acı olduğunu söyleyen İçelli, "Her gün oğlumun mezarı başındayım. Namazımı da burada camide kılıp hemen oğlumun mezarına yani oğlumun evine geliyorum. Ziyaret edip evime öyle dönüyorum. Büyük oğlum ve ailesini kaybettik depremde. Oğlum, eşi ve bir erkek bir kız torunum vardı. Hepsi de 6 katlı bir binanın altında kaldı. Oğlumu sabah 9 gibi bulduk, ikindi 4 gibi çıkardık. Gelinim ve torunlarım zaten enkaz altında hayatlarını kaybetmişti. Oğlumu kurtardık hastaneye kaldırdık. Bir hafta yaşadı. Benim bir şeyim yok baba diyordu. Ciğerleri toz dolmuş. Bir hafta sonra oğlumu da kaybettim. Gelinim ve torunlarım enkaz altında hayatlarını kaybetmişlerdi" diye konuştu.

'ONLARIN MEZARI EVİMİZ OLDU'
İçelli, gelininin 3'üncü çocuğuna hamile olduğunu ve doğuma 10 gün kaldığını söyledi. Hastaneden doğum için yer ayırtıp bebeğin ismini de koyduklarını belirten İçelli, "5 kişilik bir aile olacaktı benim oğlum. 2 torunum vardı. Gelinim 3'üncü çocuğuna hamileydi. Torunumun doğmasına 10 gün kalmıştı. Hastaneden yer bile ayırtmıştık. Doğuma gidecekti. Gidemedi. Doğacak torunumun ismini de koymuştuk. Yusuf Şahin olacaktı. Oğlum Hz. Yusuf'un ismini koyacağım baba demişti" diye konuştu.
Acılarının hala taze olduğunu ifade eden Memiş İçelli, "Acımız halen taze. Nasıl ki 6 Şubat günü o tarifsiz acıyı yaşadıksa aynı acıyı şu gün de yaşıyoruz. O anda ateş düştüğü yeri yakıyor. Deprem gecesi benim evim yıkılmadı. Hemen oğlumu aradım cevap veren olmayınca koşa koşa gittik ki bina yerle bir. Bağırdık çağırdık çare yok. Sabah 9'da bir ses geldi. Tırnaklarımızla kazıya kazıya oğlumu çıkardık. Dün gece de sabaha kadar uyumadık. Sabah erken saatte oğlumun evine geldim. Oğlumun ailesiyle mezarları yan yana burası bizim evimiz gibi oldu. Her gün namazı burada kılıyorum, namazın ardından oğlumun evini, yani mezarını ziyaret gelip gidiyorum" diye konuştu.