Türkiye, bağımlılıkla mücadelede tedavi odaklı anlayıştan erken tespit ve önlemeye dayalı yeni bir modele geçiyor. Teknoloji bağımlılığı okullarda mercek altına alınırken, risk haritaları çıkarılıyor. 147 bin 231 lise öğrencisinin internet kullanım alışkanlıkları analiz edilerek risk büyümeden çocukları ve aileleri koruyacak mekanizmaların geliştirilmesi hedefleniyor.

OKULLARDA RİSK HARİTASI
Yeni modelin önemli ayaklarından biri eğitim sistemi oldu. 2024-2025 eğitim öğretim yılında binlerce okuldan elde edilen veriler kullanılarak teknoloji bağımlılığı risk haritaları oluşturuldu. Bunun yanında 3 bin 230 ilkokul 4'üncü sınıf öğrencisiyle dijital dünyada ekran kullanımına ilişkin araştırma gerçekleştirildi. Çalışmalar bununla da sınırlı kalmadı. 2025-2026 eğitim öğretim yılında 147 bin 231 lise öğrencisinin internet kullanım davranışları çok boyutlu olarak incelendi. Elde edilen verilerle gençlerin teknolojiyle kurduğu ilişkinin akademik, sosyal ve gelişimsel boyutlarının daha iyi anlaşılması hedeflendi.

BAĞIMLILIK OLUŞMADAN MÜDAHALE
Verilerin toplanmasının ardından hedef, riskli davranışların erken fark edilmesi. Öğretmen ve ailelere yönelik psikoeğitim programlarına teknoloji ve kumar bağımlılığı modülleri eklenirken, çocukların dijital risklerden korunmasına yönelik rehberlik çalışmaları da genişletildi. Dijital farkındalık çalışmalarının ölçeği de dikkat çekti. Bilinçli, güvenli ve etkin bilişim teknolojisi kullanımı konusunda düzenlenen eğitim, seminer, yürüyüş ve stant faaliyetlerine 12 milyon 692 bin 574 öğrenci, 759 bin 667 veli ve 325 bin 606 öğretmen katıldı.

SIRADA 4 KRİTİK ADIM VAR
Önümüzdeki dönemin yol haritasında ise dört başlık öne çıkıyor. Birinci basamakta erken müdahalenin yaygınlaştırılması, dijital alanın daha etkin denetlenmesi, ailelere yönelik rehberliğin artırılması ve tedavi sonrası takip sisteminin güçlendirilmesi hedefleniyor. Erken yaşta başlayan tütün kullanımı ile aşırı ve kontrolsüz teknoloji kullanımının bireyleri farklı bağımlılık türlerine karşı daha açık hale getirebileceği belirtiliyor. Bu nedenle koruyucu politikaların ortak risk faktörleri üzerinden yürütülmesi öngörülüyor.