Ankara'da araç muayene istasyonunda çıkan kavganın ardından hayatını kaybeden polis memuru Melih Okan Keskin'in eşi Emel Keskin, olaya ilişkin açıklamalarda bulundu. Keskin, eşinin pazartesi günü araç muayene istasyonuna gittiğini söyleyerek, "Aracın park lambasının yanmadığını söylüyorlar. Eşim tekrar dışarı çıkıp arabayı çalıştırdıktan sonra park lambasının yandığını görüyor ve tekrar içeri geliyor.

"DIŞARIDAKİ KAMERA BİZİ İLGİLENDİRMEZ DEYİP..."
'Park lambam yanıyor' diyor. İçerideki görevi şahıslar 'Artık geçti, burada kamera kaydı vardı; ama şu an yapacak bir şey yok. Dışarıdaki kamera bizi ilgilendirmez' diyerek, eşimi gönderiyorlar. Ama alay eder bir şekilde 'Geçmiş olsun, yarın tekrar gelirsiniz' diyorlar. Eşim de 'Yetkili kimse yok mu' diye sorduğunda, 'Burada bir bayan mühendisi var, onunla görüşebilirsin' diye yönlendiriyorlar. Eşim bayanın yanına gidiyor, orada onunla konuşurken bir ağız dalaşı meydana geliyor ve sonucunda 20-30 kişi toplanıp eşimi darbetmeye başlıyorlar. Eşim bu darp esnasında diğer vatandaşlar tarafından kurtarılmaya çalışırken daha fazla darbedildiğini söyledi" diye konuştu.

İSTASYONDA VAHŞET: "ARACI BİLEREK ÜZERİNE SÜRDÜLER"
Keskin, eşiyle bunları konuştuğunda bilincinin açık olduğunu aktararak, "Sonra eşim tekrar dışarı çıkıyor, darp raporu almak için eline telefonu alıyor, 112'yi arıyor. Bu esnada biri eşimin üstüne doğru arabayı sürüyor. Hatta kamera kayıtlarında eşimin ayağının ezildiği gözüküyor. Sonra eşim 'Ne yapıyorsun' falan diye el kol hareketi yapıyor. Sonra eşim telefon görüşmesi yaparken araçtan inen şahıs şiddetli bir şekilde eşime bir yumruk atıyor. Eşim bu yumruk darbesiyle sarsılıyor, düşmüyor, kendini toparlıyor. Tekrar eşimin üzerine yürüyorlar. Yani 3 ayrı olay var; ama 2'nci olayda yumruk darbesiyle eşim sarsılıyor. Ardından eşim tek başına arabasına atlayıp darp raporu almak için onkoloji hastanesine gidiyor" dedi.

AMELİYAT ÖNCESİ VEDA: "ÇOCUKLARIMA İYİ BAK"
Hastaneye gittikten sonra eşinin kendisini aradığını ifade eden Keskin, "'Ben hastanedeyim bir olay oldu darp raporu alacağım. Sen çocukları al' diyor. Sonra tomografinin sonucunu söylemek için tekrar görüştüğümüzde 'Beynimde kanama varmış, beni ameliyat edecekler' dedi. Eşime, 'Melih ne oldu' diyorum; 'Kavga oldu, dayak yedim, 20-30 kişi üstüme saldırdı' dedi. Sonra hastaneye gittim. Doktor bana eşimin beyninde 7 milimlik bir kayma olduğunu, kanamasının olduğunu, açık bir ameliyat olacağını, zor bir ameliyat olacağını, ameliyattan çıktığında felç kalabileceğini, her türlü ihtimali söyledi. Eşim ameliyata girerken benim elimden tutarak 'Seni seviyorum, kedine iyi bak, çocuklarıma iyi bak' dedi. Benim eşim elimi öpe öpe ameliyata girdi.

"2 GÜN ÖNCE DOĞUM GÜNÜ VARDI"
Benim eşim bir yumrukla hayatını kaybedecek bir insan değildi. Hayatının baharında gitti. Ardında 2 çocuğunu bıraktı. Hayallerimiz yarım kaldı. 2 çocuğum babasız kaldı. Eşim olay yerinden ambulansla sevk edilmedi. Kimse tarafından ambulans çağırılmadı. Kendi şahsi aracımıza binip hastaneye darp raporu almaya gitti. Eşim bir tane bile yumruk sallamamış. Sadece kendini savunmaya almış. Canını kurtarmaya çalışmış. Her şeyimiz yarım kaldı. Çok gençti, 44 yaşındaydı. 2 gün önce doğum günü vardı. Sadece yumruk atandan şikayetçi değilim zaten. Herkesten şikayetçiyim" diye konuştu.

ACILI EŞTEN "ÖRTBAS" İDDİASI VE ADALET ÇAĞRISI
Keskin, olayla ilgili sadece 1 kişinin tutuklandığını anlatarak, "Olayın daha çok araştırılmasını ve aydınlanmasını istiyorum. Firma 'Bizim personelimiz değil, eski personelimiz' diyor. Hayır kendi personelleri. Sonuna kadar bu olayın arkasında olacağım. Elimden geldiğince güçlü olmaya çalışacağım. Bu personelin sabıka kaydı varmış. Avukatımız dosyayı inceledi. Savcılık dosyasını inceledi. Olaya karışan, darbeden 25-30 kişiyi şirket avukatları temsil ediyor.

"20 KİŞİNİN DARBETTİĞİ İNSAN ORADA TEK BAŞINA..."
Adamı darbettikleri yetmiyormuş gibi gelip utanmadan bir de hepsi şikayetçi oluyorlar. Melih vefat edene kadar ne bir açıklama ne bir özür ne bir telefon hiçbir şey yok. Öldüğünde de artık işin ucu kendilerine de dokunacağını anladıkları zaman açıklama yapma gereği duyuyorlar. 20 kişinin darbettiği bir insan orada tek başına bırakılıyor. Kocaman bir şirket olayı örtbas etmeye çalışıyor. Eşim sadece kendini koruma altına almaya çalışmış" dedi.

2 ŞÜPHELİ ADLİYEYE SEVK EDİLMİŞTİ...
Vefat eden polis memuru için dün Ankara Emniyet Müdürlüğünde tören düzenlendi. Keskin'in cenazesi, törenin ardından toprağa verilmişti. Olayla ilgili polis ekiplerince gözaltına alınan 2 şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilmiş, mahkemeye çıkarılan şüphelilerden 1'i tutuklanmış, diğeri adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.

CANİLERİN İFADESİ ORTAYA ÇIKTI!
Nöbetçi mahkemedeki ifadesi ortaya çıkan şüpheli S.A., "Tartışma çıktıktan sonra arabayı dışarı çıkartırken 2-3 kez kornaya bastım. Araçtan inerken şahıs bana, 'beni mi ezeceksin' diyerek sinkaflı küfretti. Şahsın bana saldıracağını düşünerekten yumruk attım" dedi. Şüpheli M.Y. ise, "Ben araç muayene istasyonunda muayene teknisyeni olarak 8 yıldır çalışmaktayım. O gün 08.30 sıralarında mesaime başladım. Olay günü mesaim devam ettiği sırada, akşam mesai bitimine yakın hatırlamadığım bir saatte, araç muayene kısmındayken dışarı bahçeden ve araç muayene istasyonu içerisinden bağrışmalar duydum. 'Koşun adam öldürecekler', 'kadına saldırıyorlar' şeklinde bağrışmalar duydum" dedi.

"ÖLDÜRECEK HERHANGİ BİR ŞEY YAPMADIM"
Sinkaflı küfürleşmeler duyduğunu iddia eden M.Y., "Ben bu şahsı tanımam, ilk defa gördüm. Çalışma arkadaşlarım küfür eden adamın üzerine doğru yürüdü. Ben de bu esnada arkadaşlarımın sağından, adamın da solundan ne yürüme ne koşma şeklinde ortalama bir hızla adama yaklaştım ve ittim. İttikten sonra arkadaşlarım kaç kişi oldu, tam tahmin edemiyorum, kalabalıktık. Olayın heyecanıyla çalışma arkadaşlarımdan kim kiminle kavga etti, kim kimi itti hatırlamıyorum. Ben ölen Melih Okan Keskin'i daha önce hiç görmedim, tanımam. Şahsın öldüğünü de siz görevlilerden öğrendim. Olay günü ona zarar verecek veya öldürecek herhangi bir şey yapmadım, neden öldüğünü bilmiyorum. Ben Melih Okan Keskin'i kesinlikle darp etmedim" beyanında bulundu. Şüpheli Y.K. ise olay günü bir tartışma yaşandığını, hakaretleşmeler olduğunu ancak kendisinin olayın içerisinde hiç bulunmadığını iddia etti.

TÜVTÜRK'TEN AÇIKLAMA GELDİ!
Olayın kamuoyunda infial yaratmasının ardından TÜVTÜRK Genel Müdürlüğü'nden açıklama geldi. Şirket, olaya karıştığı tespit edilen tüm çalışanların iş akitlerinin feshedildiğini ve iç soruşturmanın titizlikle sürdürüldüğünü bildirdi.