Şuara Suresi, insanın dünya hayatındaki imtihanını, geçmişte yaşamış inkârcı toplumların kıssalarını ve bu toplumların helak edilişlerini detaylı bir şekilde anlatan bir suredir. Bu sure, hakikatin daima üstün geleceğini ve batılın kaçınılmaz olarak yok olacağını vurgular. Şuara Suresi 100-101-102. ayet okunuşu, Arapça yazılışı ve Türkçe anlamı inkârcıların kıyamet günü yaşadıkları derin pişmanlığı ve hiçbir şekilde kurtuluş yollarının kalmadığını gösterir.

100. Ayet: Fe ma lena min şafiıyn
101. Ayet: Ve la sadıkın hamım
102. Ayet: Fe lev enne lena kerraten fe nekune minel mü'minın
NOT: Arapçada yer alan bazı harflerin, Latin alfabesinde ses karşılığı bulunmamaktadır. Dolayısıyla Kur'ân'ın hatasız okunması ve harflerinin doğru telaffuz edilmesi için Mushaf'ta olduğu gibi Arapça alfabe ile yazılmış halinin okunması daha uygundur.
Şuara Suresi Okunuşu İçin Tıklayınız
100. Ayet: İşte bu yüzden bizim şefaatçilerimiz yok."
101. Ayet: "Candan bir dostumuz da yok."
102. Ayet: Keşke (dünyaya) bir dönüşümüz olsa da inananlardan olsak.