Adını Arapçada "şairler" anlamına gelen ve surenin 224. ayetinde geçen "eş-Şu'arâ" kelimesinden alan Şuara Suresi müşriklerin Kur'an'a yönelik iddialarını ve peygamberlerin kavimleriyle girdikleri mücadeleleri ve iman edenlerin kurtuluşu ile inkârcıların ibret verici sonlarını konu alır. Şuara Suresi 167-168-169. ayet okunuşu ile Arapça yazılışı ve Türkçe anlamı incelendiğinde ise Hz. Lut'un kavmindeki sapkınlıklara karşı verdiği uyarılar anlatılmaktadır.

Şuara Suresi'nin içeriğinde peygamber kıssaları, müşriklerin iddialarına verilen cevaplar ve Allah'ın vahiy sisteminin üstünlüğü anlatılmaktadır. Özellikle Hz. Lut'un kıssası toplumun ahlaki çöküşüne ve Allah'ın bu sapkınlığa karşılık olarak verdiği cezaya değinmektedir. Hz. Lut, kavmine ahlaksızlıktan vazgeçmeleri gerektiğini bildirmiş, ancak onlar bu uyarıları reddetmiştir. Bu kıssada Allah'ın elçilerine karşı çıkan toplumların nasıl helak edildiği açıkça görülmektedir. Şuara Suresi 167, 168 ve 169 ayetlerinin okunuşu ise şu şekildedir;
167. Kalu leil lem tentehi ya lutu le tekunenne minel muhracın
168. Kale innı li ameliküm minel kalın
169. Rabbi neccinı ve ehlı mimma ya'melun
NOT: Arapçada yer alan bazı harflerin, Latin alfabesinde ses karşılığı bulunmamaktadır. Dolayısıyla Kur'ân'ın hatasız okunması ve harflerinin doğru telaffuz edilmesi için Mushaf'ta olduğu gibi Arapça alfabe ile yazılmış halinin okunması daha uygundur.
Şuara Suresi Okunuşu İçin Tıklayınız
Şuara Suresi'nin 167, 168 ve 169. ayetleri Hz. Lut'un kavmi ile olan mücadelesini anlatmaktadır.
167. Ayet: Dediler ki: "Ey Lût! (İşimize karışmaktan) vazgeçmezsen mutlaka (şehirden) çıkarılanlardan olacaksın!"
168. Ayet: Lût şöyle dedi: "Şüphesiz ben sizin yaptığınız bu çirkin işe kızanlardanım."
169. Ayet: "Ey Rabbim! Beni ve ailemi onların yaptıkları çirkin işten kurtar."