Firavun'un, Hz. Musa'ya (as.) direnç göstermesinin en önemli nedeni, Hz. Musa'nın (as.) İsrailoğullarını Allah'ın (cc.) tapınağına çağırması ve kendisinin gücünü ve otoritesini tehdit etmesidir. Hz. Musa (as.), hem kendisini hem de İsrailoğullarını Firavun'un zulmünden kurtarmak için Allah'ın (cc.) izniyle mucizeler gerçekleştirmiştir. Ancak o, yine de O'nu yalanlamıştır. Şuara Suresi 25-26-27. ayet okunuşu, Arapça yazılışı ve Türkçe anlamı bu açıdan oldukça anlamlıdır.
25. Ayet: Kâle li men havlehû e lâ testemiûn(testemiûne).
26. Ayet: Kâle rabbukum ve rabbu âbâikumul evvelîn(evvelîne).
27. Ayet: Kâle inne resûlekumullezî ursile ileykum le mecnûn(mecnûnun).
Bu ayetlerde, Hz. Musa'nın (as.) Allah'a (cc.) iman etmeleri için halkına yaptığı çağrıdan ve Firavun'un ise onu inkar edip hor görmesinden bahsedilmektedir.
NOT: Arapçada yer alan bazı harflerin, Latin alfabesinde ses karşılığı bulunmamaktadır. Dolayısıyla Kur'ân'ın hatasız okunması ve harflerinin doğru telaffuz edilmesi için Mushaf'ta olduğu gibi Arapça alfabe ile yazılmış halinin okunması daha uygundur.
Şuara Suresi Okunuşu İçin Tıklayınız

Bu ayetlerin anlamı ve tefsirine bakıldığında, Hz. Musa (as.) ile Firavun arasındaki mücadelenin aktarıldığı görülür.
Şuara Suresi'nin 25-26-27. ayetinde Firavun'un inkarı ile Hz.Musa'nın (as.) tebliği arasında yaşanan çatışmadan bahsedilir.
(25) "Firavun yanında bulunanlara, "Ne dediğini duydunuz değil mi?" dedi."
(26) "Mûsâ, "O, sizin de rabbiniz, geçmişteki atalarınızın da rabbidir" dedi."
(27) "Firavun, "Size gönderilen bu elçiniz mutlaka aklını yitirmiş" dedi."