"TBMM'de stajyer öğrenciye istismar" iddiasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında 'çocuğa karşı cinsel taciz' ile 'sarkıntılık yapmak suretiyle çocuğun cinsel istismarı' suçlarından meclis lokantasında çalışan 5 sanığın yargılanmasına Ankara 57. Asliye Ceza Mahkemesinde devam edildi. Duruşmaya tutuklu sanıklar Recep Seven, Durmuş Uğurlu, İbrahim Beşlioğlu, Halil İlker Güner, tutuksuz sanık Ramazan Çetin, mağdur aileleri ve taraf avukatları katıldı.
"ŞEREFİM AYAKLAR ALTINA ALINDI"
Söz hakkı verilen Durmuş Uğurlu, suçlamaların kariyerini ve itibarını hedef aldığını öne sürerek, "Çok büyük mağduriyet yaşadım. Şerefim, gururum, onurum ayaklar altına alındı. İsmim medyada linç edildi. 15 yıldır şeref ve haysiyetiyle çalışan biri olarak, yüzlerce öğrenci yetiştirmiş biri olarak suçlamalar ağır geldi. Otoriter, sert kişiliğimin karşılığında karşı taraf kine kapılmış, böyle iftirada bulunmuştur. Kızımın psikolojisi bozuldu. Suçlamaları kabul etmiyorum." dedi.
PİŞKİN SAVUNMA: "CANIM SIKILDIĞI İÇİN YAZDIM"
Mağdure S.'ye cinsel mesaj göndermediğini savunan İbrahim Beşlioğlu ise, "Mağdure S.'nin yanına bir kere bile onu rahatsız etmek amacıyla gitmedim. Ben burada taciz suçlamasıyla bulunuyorum; ancak kendisine herhangi bir cinsel mesaj göndermedim ve cinsel içerikli hiçbir şey paylaşmadım. O gün sadece tesadüfen, canım sıkıldığı için sohbet etmek amacıyla yazdım." ifadelerini kullandı.
"NEDEN 6 AY SONRA ORTAYA ÇIKTI?"
Recep Seven, iddiaların ortaya çıkış sürecine dikkat çekerek, suçlamaların uzun süre sonra gündeme getirilmediğini iddia etti. Seven, "Eğer böyle bir olay yaşanmışsa, neden 6 ay sonra ortaya çıktı? Neden bu şekilde bir kanıya vardılar? Her hafta öğretmenleri kontrol için geliyordu. Eğer ortada bir sorun veya olay varsa, neden o zaman gündeme gelmedi de 5 ay sonra böyle bir iddia ortaya atıldı?" şeklinde konuştu.
"TELEFON NUMARASINI KENDİSİ VERDİ"
Savunma yapan sanık Ali İlker ise tutukluluk sürecinin aile hayatında ciddi sorunlara yol açtığını belirterek, "6 aydır cezaevindeyim, aile hayatım perişan olmuş durumda. Eşim boşanma davası açtı, hayatım yerle bir oldu. Ben mağdureye hiçbir zaman dokunmadım. Telefon numarasını kendisi verdi, sosyal medyadan beni kendisi ekledi."
"18 YAŞINDASIN, ANNEN, BABAN SANA BİR ŞEY DEMEZ"
Duruşmada söz alan mağdur kız çocuklarından birinin annesi Esra D., kızına yönelik, "'Sen 18 yaşındasın, annen baban sana bir şey yapamaz' denildiğini öne sürerek, "18 yaşından büyük olduğu söyleniyor. Çocuğum çalışırken her seferinde, 'Sen 18 yaşındasın, annen baban sana bir şey yapamaz' denmiş. Ancak çocuğumun 18 yaşına girmiş olması, taciz edilebileceği anlamına gelmez. Kolundan tuttuğunu duydum ve birden fazla kez temas ettiğini, dokunduğunu öğrendim. Bu tek bir sefer değil, defalarca yaşanmış." savunmasında bulundu.
"BUNLAR BİR ÇOCUĞA SÖYLENECEK SÖZLER DEĞİL"
Diğer bir mağdurenin annesi Fatma S.U. ise, "İbrahim, attığı mesajların cinsellik içermediğini söylese bile, 'Eşimle mutsuzum, anlarsın ya' gibi ifadeler kullanmış. Bunlar bir çocuğa söylenecek sözler değildir. 16-17 yaşlarındayken bu şekilde temas edilmesi normal değildir." şeklinde konuştu.
TAHLİYE EDİLDİLER
Mahkeme heyeti, tutuklu sanıkların kaçma şüphesini ortaya koyan somut bir delil bulunmadığını, delillerin toplandığını, sabit ikamet sahibi olduklarını ve tutukluluğun bir tedbir niteliği taşıdığını belirterek, tahliyelerine karar verdi. Sanıklar hakkında yurt dışına çıkış yasağı ve adli kontrol tedbirlerinin uygulanmasına hükmedildi. Duruşma 2 Temmuz tarihine ertelendi.