"TBMM'de stajyer öğrenciye istismar" iddiasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında 'çocuğa karşı cinsel taciz' ile 'sarkıntılık yapmak suretiyle çocuğun cinsel istismarı' suçlarından meclis lokantasında çalışan 5 sanığın yargılanmasına Ankara 57. Asliye Ceza Mahkemesinde devam edildi. Duruşmada tutuklu sanıklar İbrahim Beşlioğlu, Durmuş Uğurlu, Recep Seven ve Halil İlker Güner ile taraf avukatları hazır bulundu. Ayrıca duruşmayı, mağdur ailelerinin yanı sıra bazı milletvekilleri de takip etti.
Tutuklu sanık Uğurlu, ailesinin mağdur olduğunu ifade ederek, "İşlemediğim bir suçtan 2 aydır tutukluyum. Tahliyemi talep ediyorum" beyanında bulundu. Tutuklu sanık Beşlioğlu ise mağdura attığı mesajda stajyer olmadığını iddia ederek, cinsel bir amaç taşımadığını savundu. Tutuklu sanık Seven, 38 yıldır TBMM'de görev yaptığını belirterek, "Öğrenci yetiştirerek bugünlere geldim. 2 aydır neden cezaevinde olduğumu anlamıyorum. Çok mağdurum, tahliyemi istiyorum" dedi. Tutuklu sanık Güner de 15 yıldır TBMM'de çalıştığını, bugüne kadar herhangi bir suça karışmadığını ileri sürerek, "Hiçbir suça karışmadım, bir kez bile ikaz almadım. Ailem perişan, yuvam dağılmak üzere. Tahliyemi talep ediyorum. " ifadelerini kullandı.
"KIZIMA ARKADAN SARILIP KAÇANLAR OLDU"
Söz alan mağdur anne E.D, sanıkların tahliye edilmesinden endişe duyduğunu belirterek, "Elektronik kelepçe veya uzaklaştırma kararı talep ediyorum. İlla tecavüz edilmesi gerekmiyor. Kızım söylemeseydi olay daha da ilerleyebilirdi. Belki de erken söyleyerek hayatını kurtardı" dedi. Anne S.U. ise Meclis içinde de taciz iddiaları olduğunu ileri sürerek, "TBMM'nin kasap reyonunda da taciz var. Kızıma arkadan sarılıp kaçanlar oldu. Kasap reyonundaki kameraların incelenmesini istiyorum. Çocuklarımızı güvenli diye Meclis'e gönderdik." ifadelerini kullandı.
"18 YAŞINDAN KÜÇÜK BİR ÇOCUĞUN RIZASINDAN BAHSETMEK HAYATIN OLAĞAN AKIŞINA AYKIRIDIR"
Mağdur avukatı Cemile Karaboğa, duruşmaların gizli yapılması gerektiğini savunarak, "Sanık Halil İlker Güner'in iddianamede de yer alan 'Fıstığım, güzelim, sen benimle buluşmayı çok mu istiyorsun?', 'Buluşacağımızı kimseye söyleme', 'Sen benim küçük sevgilimsin' şeklindeki mesajları ortadadır. 18 yaşından küçük bir çocuğun rızasından söz etmek hayatın olağan akışına aykırıdır. Sanığın mağdur üzerinde baskı kurduğu açıktır ve bu koşullarda rıza söz konusu değildir" dedi. Söz alan sanık avukatları ise müvekkillerinin medya baskısı nedeniyle işlemedikleri bir suçtan tutuklandığını, kamuoyunda zan altında bırakıldıklarını ileri sürerek tahliye talep etti. Görüşü sorulan Cumhuriyet savcısı, eksik hususların giderilmesini talep ederek, sanıklara isnat edilen suçların niteliği ve mevcut delil durumu dikkate alınarak tutukluluk hallerinin devamına karar verilmesini istedi.
DOSYADA TUTUKLU SANIK KALMADI
Ara kararını açıklayan mahkeme, sanıkların tutuklu kaldıkları süre ve kaçma şüphesinin bulunmadığı gerekçesiyle tahliyelerine hükmetti.