Ümraniye'de 14 Haziran Pazar günü iki grup arasında çıkan ve Arda Berk Aktaş'ın ölümüyle sonuçlanan silahlı çatışmaya ilişkin soruşturma sürüyor. Çatışmaya ilişkin 11 şüpheli tutuklanırken, Arda Berk Aktaş'ın olay sırasında yanında olan ve bacağından 4 kurşunla yaralanan ikiz kardeşi Yasin Aktaş (17) tutuklanarak cezaevine gönderildi. Aynı soruşturmada mağdur sıfatıyla da yer alan Yasin Aktaş'ın annesi Tuğba Aktaş yaşananları anlattı.

'HASTANEYE GİTTİĞİMDE DÜNYA BENİM İÇİN BİTTİ'
Olay akşamı kızının lise mezuniyetinde olduklarını belirten anne Tuğba Aktaş "14 Haziran günü kızımın mezuniyetindeydik. Akşam saat 21.30 veya 22.00 sularında önce Çakmak Çocuk Şube, ardından Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi bizi aradı. Hastaneye gittiğimde Arda Berk'in kafasından vurulduğunu duydum; Yasin'in ise bacağından 4 kurşunla vurulduğunu öğrendim. Benim için zaten dünya orada bitmişti. Arda'yı ameliyata aldılar ve Çekmeköy Devlet Hastanesi'ne sevk ettiler. Orada 3 gün boyunca yaşam mücadelesi verdi. Doktorların ve epikriz raporlarının sonucuna göre yakın mesafeden, ateş edildiği söyleniyor" dedi.

'MEZARLIKLA CEZAEVİ ARASINDA GİDİP GELİYORUM'
Aktaş, "Çocuğum için adalet aramaya başladım. Çocuğumun vefat ettiği gün kardeşi Yasin tutuklandı ve bunun güvenlik amaçlı olduğunu söylediler. Yasin'in sağ bacağında 4 mermi izi vardı; çocuk cezaevinde enfeksiyon kaptı. Ben mezarlıkla cezaevi arasında gidip geliyorum. Arkada 3 çocuğum daha var onlarla ilgili hiçbir şey düşünemiyorum, ben yaşayan bir ölüyüm, bir ruhum. Arda'yı benden aldılar, bunun hiçbir şekilde tarifi yok. 25 gündür yemek yemiyorum, su içmiyorum, uyumuyorum. Adliyeye gidiyorum, savcılara, hakimlere, adliye koridorlarına kimseye sesimi duyuramıyorum. Dışarıda failler var geziyorlar, bunları biliyoruz, duyuyoruz. Onlar gezerken benim çocuğum neden 4 kurşunla cezaevinde. Onlar ikiz, kardeş değil, onlar tek bir bedendi. . Arda hakkında hiçbir bilgi alamıyorum, dosyada gizlilik kararı var. Ben annesiyim, bana bilgi versinler, 'Bu olay bu, dosyanın içerisinde bu var' desinler. Sonraki süreçler benim için nasıl geçecek, bir düşmanım var mı, bunların hiçbirini bilmiyorum" diye konuştu.

'EVLAT ACISININ TARİFİ YOK'
Aktaş, "Geçmiyor, şuradan geçmiyor. Evlat acısı yaşamayan hiçbir anne veya baba 'Benim babam öldü, annem öldü, kardeşim öldü' demesin. Evlat acısının tarifi yok. Ben yerde miyim, gökte miyim bilmiyorum, artık gözyaşlarım kurudu, dökülmüyor. Ben 3 doğum yaptım, 5 çocuğum var. En büyük ikizlerim 21 yaşında, bir kızım var 19 yaşında, bir de Ardam ile Yasinim vardı. Bunları benden aldılar." dedi.

' ANNE 15-20 DAKİKAYA GELİYORUZ" YAZMIŞLARDI'
Aktaş "Yasinim 17 yaşında ve ayağında 4 mermi iziyle cezaevinde yaşamaya çalışıyor, psikolojisi iyi değil. Ardam yaralandığı sırada, kurşun sıkıldığı sırada kimse yardım etmemiş, kardeşini sırtında sürükleyerek götürmüş. İnsanlık ölmüş. Gözünü kapatırken kardeşi helallik istemiş ve Yasinim Arda'yı öpmüş. Hani haberlere çıktı ya, 'Alacak verecek davası' diye, alacak verecek davası yok. Çocuklarım sadece oraya sürüklenmiş. 14 Haziran'da mezuniyetteydik; kız kardeşleri liseden üniversiteye geçiş için mezun oluyordu ve çocuklarım da yanıma gelecekti. Benim bildiğim kadarıyla yurtdışı numaralı birisi arıyor, Arda'yı tehdit ediyor ve onu oraya sürüklüyor. Yasin de tamamen Arda'nın yanında bulunmak için, 'Nereye gidiyor, ne yapıyor, kimin yanına gidiyor' diyerek peşinden gidiyor. Bir tuzağa düşürülüyorlar; ki çocuklar benim yanıma geleceklerdi, buna dair WhatsApp mesajı da var, 'Anne 15-20 dakikaya geliyoruz' yazmışlardı. Biz eğlenmeye, mezuniyet kutlama yemeğine gidecektik, Üsküdar Sahil'e gidip gezecektik, planımız buydu. Ben akşama çocuğumun cenazesini aldım" ifadelerini kullandı. Aktaş, "Ben Yasin için adalet istiyorum. Ardam için adalet istiyorum." diye konuştu.