Tarihin en acı sürgünlerinden birini yaşayan Ahıska Türkleri, Stalin'in emriyle 14 Kasım 1944 tarihinde bir gecede öz topraklarından sökülüp atıldı. Sürgün sırasında 17 bin soydaşımız yaşamını yitirdi. Ahıska Türkleri, Josef Stalin tarafından bugünkü Gürcistan sınırları içinde olan Ahıska bölgesinden Kırgızistan, Kazakistan ve Özbekistan topraklarına sürüldü. Sovyetler Birliği dağıldıktan sonra arşivlerde, sürgünün, Stalin'in Karadeniz kıyılarını Türklerden temizleme operasyonunun bir parçası olduğu ortaya çıktı. Dünya genelinde başta Türkiye olmak üzere Kırgızistan, Kazakistan, Özbekistan, Azerbaycan, Gürcistan, Ukrayna, Rusya Federasyonu ve ABD'de yaşayan Ahıska Türklerin sayısı 500 bin olarak tahmin ediliyor.
14 YAŞINDA SÜRGÜN
Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı'nın hazırladığı 'Son Tanıklar' kitabında dehşeti yaşayanların anılarına yer veriliyor.
Sürgünü 14 yaşındayken yaşayan Ahmet Şadioğlu'nun ağzından dinleyelim:
"Eylül ve ekim aylarında Ahıska'daki lisede okudum, kasımda ise beni çıkardılar okuldan. Dediler ki, 'Sizi sürgün edeceğiz.' Stalin'in emrini okudular. 5 saat süre verdiler, 5 saat! 5 saatin içinde evden ne eşyan var, yorgan döşeğin var, yemeğin var, ne var ise 5 saatin içinde alacaksın."
Musa Rahim Rıdvanoğlu da sürgünün acısını şu sözlerle anlatıyor: "Ordan tren geldi iki katlı tahtadan, altına da adam, üstüne de... Öyle de bizi sürdüler yavrum. Sürdüler, yolda bizim ninelerimiz gitti. Hiçbir şey alamadık. Beş ablam vardı, iki erkek kardeştik. Babam rahmetli, annem hepsi rahmetli oldu." Kitapta, sürgünü yaşayan tanıkların yanı sıra, birçok tarihi vesika bulunuyor.
NİCE İNSAN KAYBOLDU
Zülel Toromanova ise sürgün sırasında yollarda kalan insanların hikayesini şu çarpıcı ifadelerle anlatıyor: "Vagonlarda ne aklımıza geliyor ki oğlum can. Ben 10 yaşında çocuk. Şimdi siz de benim evladım, iki gözüm. Kaç tane adamımız kalmıştır vagonlarda?.. Çocuklarını götürüyordular. İndiriyordular vagon kalkıyordu, kalıyordu... Benim anam da kalmıştır. Benim anam da kalmış, inmiş kardeşini görmeye gitmiş başka vagona, şimdi bir vagonda çok da vagonlar uzun, gitmiş, kalkıyor kalıyor anam."