Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Kabul edin ki siyasete bakış açımız genel olarak fazla geniş değil. Örneğin iktidardaki parti AB yolunda başarılı adım attığı zaman siz bunu destekliyorsanız, bazı sayın okurlardan "AK Parti sana ne kadar para verdi" benzeri, bence ayıplı tepki mesajları geliyor.
Merak ediyorum. Milliyet'te Belma Akçura'ya "AB' nin benim açımdan Türkiye' de köklü, demokratik değişimler için motive edici bir gücü var. Bu da şu demektir: Uzun yıllar köklü değişim yaşayamamış bir ülke olarak AB ile birlikte değişeceğiz" diye konuşan Eski Türkiye Komünist Partisi (TKP) Genel Sekreteri Nabi Yağcı'ya da (Haydar Kutlu) aynı tür ayıplı mesajlar gidiyor mudur? Bereket bu kafa karışıklığı sadece bazı sayın okurlarımız için söz konusu değil.
Meslekleri siyaset olan ve politikanın "Seçilmişler" katına yükselen kadrolarında da aynı kafa karışıklığı fazlasıyla var.
Son örnek "Hz. Peygamber' in Sakal-ı Şerifi " konulu tartışmadaki saflaşmalarda da ortaya çıkmadı mı? Teoriye ve iddialara göre AK Parti demokrat rolü yapan takiyyeci bir şeriat örgütü değil mi? Buna karşı CHP de rejimi ve laisizmi savunan bir Cumhuriyet Muhafızı siyasi örgüt. Yani AK Parti skolastik düşünceyi, CHP de pozitivizmi temsil ediyor genel anlamda.
Ama şu anda AK Parti Sakal-ı Şerif'i havaalanına getirten dine saygısız bir parti. CHP de dini değerlere karşı saygısızlığı kınayan bir parti.
CHP Iğdır Milletvekili Yücel Artantaş'ın TBMM Başkanlığı'na ilettiği sözlü soru önergesini okuduysanız, durumun daha da kafa karıştırıcı olduğunu görmüşsünüzdür. Artantaş, Bakan Atilla Koç'un yanıtlaması istemiyle Meclis Başkanlığı'na verdiği önergede şu soruları soruyor:
- Sakal-ı Şerif' teki kıl hücresini kök hücre ve klonlama yöntemiyle kopyalayarak Hazreti Muhammed' in kopyasının yapılmak istenmesiyle ilgili bir iddia söz konusudur. Kıl hücresinden alınacak DNA ile böyle bir çalışmaya izin vermek amacıyla Sakal-ı Şerif sergilendiği müzeden çıkartılmıştır? Böyle bir çalışmaya izin vermeyi düşünüyor musunuz?
Sanmayın ki kafa karışıklığı sadece bazı CHP'lilerde var.
AB yolunda önemli bir adım atan AK Parti'nin, İstanbul Göztepe'deki bir yeşil alana cami yapmak projesi ile gündeme gelmesi, genel kafa karışıklığına kanıt değil midir? "Taksim' e Cami Projesi" ile Türk demokrasisi rafa bile kaldırıldı. Şimdi de eksik olan "Göztepe' ye Cami Projesi" ile AB gündeminden dışarı kaçmak mıdır? Ayrıca İstanbul'da belediyeden beklenen yeşil alanlara cami yapmak mıdır, yoksa trafiği açıp, yeni yollar yapmak mıdır? Camiler kenti İstanbul'da cami eksiği mi, yol eksiği mi vardır? Eğer AK Parti "AB yolunda kazandığımız başarıyı cami yapımına dönüştürelim" hesabı yapıyorsa, bu hesap Bağdat'tan döner. Bu arada CHP de Sakalı Şerif'i AK Parti'ye karşı korurken, cami yapımı projesinde AK Parti'ye karşı çıkıyorsa, "Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu" derler.
Açıkçası AK Parti'nin kendisini "İktidardaki Muhalefet", CHP'nin de kendisini "Muhalefetteki İktidar" olarak algılaması, kafa karışıklığının en somut kanıtı değil midir?

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA