Türkiye'nin en iyi haber sitesi
İLKER GEZİCİ

Her oyuncu kısmetini oynar

Yayın yolculuğuna zirvede başlayan atv’nin yeni dizisi ‘Ben Bu Cihana Sığmazam’ın başrol oyuncularından Ebru Özkan Saban, “Hiçbir oyuncu tekrara düşmek istemez ama akışa bırakmak gerek. Her oyuncu kısmetini oynar” diye konuştu

ATV'nin yeni dizisi 'Ben Bu Cihana Sığmazam' ilk bölümüyle ekrana damga vurdu! Yapımcılığını Güzel Adamlar Medya'nın üstlendiği, tasarım ve genel hikayesi Oktay Kaynarca ile Onur Tan'ın imzasını taşıyan dizi, kadın oyuncularıyla da dikkatleri üzerine topladı. Leyla Türk karakterini canlandıran Ebru Özkan Saban, performansıyla ekran başındakilerden tam not aldı. Dizide üzerine titrediği kızı Suna'nın kaçırılması yüzünden büyük bir üzüntü yaşayan Leyla, diğer yandan öldü diye bildiği eşi Cezayir Türk'ü yıllar sonra karşısında görünce neye uğradığını şaşırdı. Özkan'la bir araya gelip, diziye ve özel hayatına dair keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.
Ebru Hanım öncelikle tebrik ederim. 'Ben Bu Cihana Sığmazam' ilk bölümüyle zirvedeki yerini aldı. Sizce izleyici bu diziyi neden sevdi?
Sinemada ve televizyonda hikaye esastır. İzleyici hikayeyi sevdi, Oktay'ın da halihazırda ciddi bir izleyici kitlesi var, birleşince sonuç bu oldu. Hikayemizi bizim kadar sevip evlerinde bizi misafir eden izleyicimize teşekkürlerimizi sunuyoruz.
Reytinglerle ilgilenen bir oyuncu musunuz? Dizinin izlenme oranları sizi nasıl etkiler?
Reyting seyircinin beğenisini ölçmek ise tabii ki ilgilenirim. Tiyatroda olsa geri dönüşü canlı olarak hemen alırsınız. Televizyon farklı. Bir sokaktan bir de reyting ölçülerinden sonuç alırsınız. İzleme yüksekse elbette modunuzu etkiler ama işinizi etkilemez.
Bu dizide yer almayı neden istediniz?
Hikaye ve karakteri sevdim. Leyla'nın dik duruşu, güçlü oluşu, beklemede oluşu, acıları ve değişimi beni etkiledi.

LEYLA'NIN İŞİ ZOR
Karakter özelinde sizi en çok cezbeden şey ne oldu? Leyla Türk'ün hikayesini okuduğunuzda ne hissettiniz?
Hayatını kızı Suna'ya adamış ve kocası öldükten sonra aile birliğini kurma görevini üstlenmiş, sorumluluk sahibi bir kadın. Tabii ki sahip olduğu bu sorumluluk, sürekli dikkatli ve tetikte olmasını sağlamış. Rutin ve güvenli bir yaşam tarzı oluşturup kaderini kabullenmiş. Bir şekilde ilerlerken kocasının bunca yıl sonra gelişi Leyla'nın kurduğu düzeni elbette altüst edecek. Bu arada kalmışlık Leyla'yı nasıl etkileyecek ben de merak ediyorum.
Leyla daha ilk bölümden itibaren ne çok sınav verdi. Kızı kaçırıldı, kocası çıkageldi. Bunlara hazırlanma süreciniz nasıldı?
Oyuncu karakteri anlamakla yükümlüdür. Ben de Leyla'yı anlamaya çalıştım, sonrası ise birlikte çıktığımız bir yolculuk karakterle; o bana ben ona çok şey öğretiyoruz. Bir süre sonra Ebru aradan çekilecek ve sadece Leyla kendi yoluna devam edecek. Buna; o olmak diyoruz.



KASABADA BÜYÜDÜM
Leyla bu sınavları nasıl atlatacak?
Sabırla. Ne kadar öfkelense de arada kalsa da sakinliğini koruyarak ilerlemesi gerekecek. Ancak bu şekilde hem kalbini hem mantığını dinleyebilir ve elbette sabrın sonu selamettir.
Leyla'nın özellikle kocasıyla nasıl yüzleşeceğini çok merak ediyorum. Cezayir'in diğer ailesini, öteki kadının varlığını öğrendiğinde nasıl tepki verecek?
Zor bir durum. Leyla'nın önündeki zor sınavlardan biri de bu. Cevabını kolay verebileceğini sanmıyorum.
Dizinin henüz başında gıda sorununa, iklim krizine, kaliteli tohumun önemine dikkat çekiliyor. Sizin bu konulara yaklaşımınız nasıl?
Bu GDO'lu dünyada elimizden geldiğince organik beslenmeye özen gösteriyoruz. Durumun ciddiyetinin farkına varılamaması üzücü. Ben kasabada büyümüş bir çocuk olarak organik nedir biliyorum, tadını ve kokusunu özlüyorum. Günümüzde artık onlara ulaşmak çok zor. Ulaştık diyelim ama bu kez de servet değerinde. Sağlık önce gelir, sağlık her şeydir. Ne yediğimizi bilmek ve itiraz etmek en doğal hakkımızdır.
Dizide söylediğiniz türkü de çok sevildi. Türkü söylemeyi sever misiniz, sık sık söyler misiniz?
Türküleri kim sevmez ama sık söylediğim söylenemez.

SAYGI VE GÜVEN OLMAZSA OLMAZ
Gözlerden uzak sürdürmeyi tercih ettiğiniz güzel bir evliliğiniz var. Bu mutlu evliliğin sırrı nedir acaba?
Evliğin temel taşları saygı ve güven. Onlar olmadan hiçbir şey olmaz. Aşk hayranlık barındıran bir duygu, sevgi duruma ve koşullara göre biten bir şey değil. Dolayısı ile hayatınızda doğru kişi varsa hepsi katlanarak çoğalır. Çok şükür biz eşimle bunlara sahibiz ve tabii ki kızımız Biricik bu birlikteliği taçlandıran yegane varlığımız.

BİZ ÇOK İYİ BİR EKİP OLDUK
İşlerin başarısı ve ömrü, ekip birlikteliği ile doğru orantılıdır. Bu dizide de ekip arasında birliktelik sağlanmış gözüküyor. Işıl Yücesoy ve partneriniz Oktay Kaynarca ile çalışmak nasıl?
Evet, bana göre kesinlikle ekip arasında ilk günden beri birliktelik sağlandı ve çoğu projenin başarı sırrı burada yatıyor. Işıl abla (Yücesoy) zaten üstadımız; kendisi ile tanışmak ve çalışmak benim için en büyük mutluluk. Oktay ise anlaştığım en iyi partnerlerden biri oldu. Bu bir ekip işidir ve biz iyi bir ekip olduk. Yönetmenlerimizle, senaristlerimizle çok doğru bir ekip...

KALBİMİN SESİNİ DİNLİYORUM
Yaklaşık 15 yıldır sektörde yer alan biri olarak hep iddialı projelerde başrolde yer aldınız. Proje seçiminde yanılmıyor olmanızı neye bağlıyorsunuz?
Kalbimin sesini dinliyorum.
Genelde oyuncular kendileri için belirlenmiş kalıpların dışına çıkmak ister.
Sizin de böyle bir isteğiniz, şunu da oynasam diye hayal ettiğiniz bir rol var mı? Doğal olarak hiçbir oyuncu (eğer oyuncuysa) tekrara düşmek istemez. İlla ki içinizde oynamak istediğiniz karakterler olur ama onu da başka bir akışa bırakmak gerektiğini düşünüyorum. Her oyuncu kısmetini oynar!
Sosyal medyadaki takipçi sayılarının proje seçimlerinde belirleyici olmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Evet, belki en başta belirleyici oluyor ama kadim bir atasözü var; kervan yolda belli oluyor. (Gülüyor)

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA