Türkiye'nin en iyi haber sitesi

YouGov’un farklı ülkelerde yaptığı araştırmalarda 45 yaş üstü kuşağın pandemi döneminde daha yoğun teknoloji kullandığını ortaya koyuyor. Yani bilinenin aksine ergenler değil, yetişkinlerin yeni oyuncağı teknoloji

Teknolojiyle olan ilişki bir ülkede teknoloji yatırımlarından beklentileri de belirliyor. Hem bireysel hem kurumsal yatırımlardan beklenti, yaptığı işi sorgulamak mı, yoksa sahip olduğu donanımlardan sihirli değnek yaklaşımıyla caka satmak mı? Otomobilleri kullanırken yarattığımız kültüre bakınca bilgisayar kullanırken yarattığımız kültürü de dikkatle incelemek zorundayız. Dünyadaki sosyal medya ve internet devlerinin bile tüketiciyi tanımak için birlikte çalıştığı YouGov veri tabanında yapılan araştırmalar çok şey anlatıyor.
YouGov Profiles, hedeflediğimiz kitleyi bulmamıza ve o kitleyi tüm detaylarıyla daha iyi anlamamıza olanak veriyor. Profiles veritabanı, bir kitlenin sayısız demografik, psikografik ve davranışsal ölçütlerine ulaşmamızı sağlıyor. Her hafta güncellenen veri tabanı ile hobiden medya kullanım alışkanlıklarına, marka kullanımı ve algısından ilgi alanlarına kadar yüzlerce değişken ile tüketicilerin tüm dünyalarının bir resmini kullanıcıya sunuluyor. Bu araç, tüketiciler ile iletişimin nerede, nasıl ve ne zaman yapılması gerektiğini hedef kitlelere göre belirlemede çok önemli bir rol oynuyor.
Türkiye özelinde 5 bin 300 katılımcıyı bünyesinde bulunduran Profiles, Türk tüketicisinin tüm davranışsal, demografik ve psikografik özelliklerini öğrenmemizde bize yardımcı oluyor. Bunun dışında Japonya'da17 bin 650, Almanya'da 110 bin 935, Birleşik Krallık'ta 321 bin 982 ve Amerika Birleşik Devletleri'nde 302 bin 492 katılımcıyı içeren veri tabanları sayesinde dünyanın önde gelen ülkelerindeki tüketiciler ile ilgili de detaylı bir bakış açısına sahip olmamıza imkan sağlıyor.
Pandemi başladığından bu yana dünya çapında olduğu gibi Türkiye'de de insanların internette geçirdiği zaman önemli ölçüde arttı. Pek çok insan teknolojiyle ilgili belki de ilk deneyimini yaşadı. Yaş gruplarındaki değişim oldukça dikkat çekici. Araştırmanın sonuçlarına göre, katılımcıların yüzde 60'ı sosyal medyada, geçen yıla göre daha çok zaman geçirttiklerini belirtti.



TEKNOLOJİDEN BEKLENEN SİHİR
Bu veriler arasında, sosyal medyada geçirdiği zamanın arttığını söyleyen yüzde 64'lük bir oranın, yaş grubu dikkat çekici. Gençlere nazaran 45 yaş üzerindekiler ile 25-34 yaş arasındakiler sosyal medyada geçirdiği süre en çok artan gruplar. Türk insanının teknoloji ile etkileşiminin arttığı bu bir senelik süreçte, Türkiye'deki insanların teknolojiyi ve teknolojideki gelişmeleri nasıl algıladıkları sorusu daha da önem kazandı.
Türk insanının teknolojiyi insanlığa problem yaratan bir etmen olarak değil daha çok halihazırda olan problemleri çözecek bir araç olarak gördüğünü söylemek gerek. Katılımcıların yüzde 41'i insanlığın her problemine teknolojik bir çözüm olduğunu belirttiler. Bu şekilde düşünenlerin oranı İngiltere'de yüzde 27, Japonya'da yüzde 14'te kalıyor. Bu düşüncenin sebebi biraz teknolojiden beklenen sihirli değnek yaklaşımı olabilir. Yani Türkiye'de insanlar teknolojinin bir araç olmasından çok, sahip olmanın getirdiği statüden hoşlanıyor. O yüzden bu sorunun psikolojik sebeplerini görmek için farklı sorular sorulabilir.



KURUM GİZLİLİĞİ DEĞİL BİREYSEL GİZLİLİK ENDİŞESİ
Türk insanı, insanlığın problemlerine teknolojinin çözüm bulacağına, gelişmiş ülkelerdeki insanlara göre daha çok inanıyor. Ancak bunun sebeplerini daha çok anlamak gerek. Bunun yanı sıra Türk insanı gizlilik konusunda gelişmiş ülkelerdeki insanların sahip olduğu endişeleri paylaşmıyor. İnternet kullanırken gizlilik konusunda endişelendiğini belirten katılımcıların oranı Almanya'da yüzde 80, ABD'de yüzde 58'i bulurken, bu oranın Türkiye'de yüzde 36'de sınırlı kaldığı görülüyor. Yani kuzu postunda kurtlar Türk insanını pek endişelendirmiyor.
Bu endişeyi paylaşmamaları, Türk insanının insanlığın sorunlarına diğer ülkelere nazaran çözüm olarak teknolojiyi görmesinin sebebi olarak görülebilir. Fakat Türk insanın yüzde 77'si diğer insanların tarayıcı geçmişlerini görmelerinden endişe duyduğunu belirtmiş.
Bu sonuçlar Türk insanın gizlilik konusundaki endişelerinin, kurumların gizliliklerini ihlal etmesinden çok diğer insanların gizliliklerini ihlal etmesini kapsadığı sonucu çıkarılabilir.



YAPAY ZEKA VE SOSYAL MEDYA ETKİSİ
Bunun dışında katılımcıların yüzde 70'i yapay zeka gelişiminin kontrolden çıkmaması için dikkatli olmamız gerektiğini belirtiyor. Türk insanının endişeli olduğu diğer bir konu ise sosyal medyanın insan ilişkilerini nasıl değiştirdiği. Sosyal medyanın insan ilişkilerini kötü yönde etkilediğini düşünenlerin oranı yüzde 65. Yapay zekanın gelişimi ve sosyal medyanın insan ilişkilerine etkisi konuları, Türk insanın teknoloji ile ilgili en çok endişe duyduğu iki konu olarak gözümüze çarpıyor. Katılımcıların yüzde 50'si en son teknolojik ürünleri, hizmetleri ve uygulamaları denemekle ilgilendiklerini belirtiyor. Bu oran İngiltere'de yüzde 26, ABD'de ise yüzde 33 civarında. Ayrıca katılımcıların yüzde 50'si sosyal çevrelerinde yeni teknolojik gelişmelere ve servislerden ilk haberdar olanlardan olduğunu belirtiyor. Katılımcıların yüzde 62'si pil ömürlerinin bir gün boyunca yetmediğini belirtiyor. Bununla paralel olarak, henüz çok yaygınlaşmamış artırılmış gerçeklik gibi yeni teknolojik gelişmelerin oldukça ilgisini çektiğini görüyoruz. Halihazırdaki teknolojinin kullanımında ise mobil oyun oynama yüzde 37 ile başı çeken kullanım alanlarından biri.



BİLEKLİKLE SOSYAL MESAFE AYARI
Türk Telekom'un hayata geçirdiği temas takibi çözümü Safe Steps, farklı sektörlerdeki firmaların pandemi sürecindeki kontrol sistemi arayışları için dikkat çekici bir alternatif oldu. Bileklik ve kolye gibi giyilebilir ürünlerden alınan uyarılar aracılığıyla şirketlerdeki iş güvenliği çalışmalarına destek sağlayan Safe Steps, işletmelerdeki çalışanlar için sosyal mesafe önlemlerinin uygulanmasını ve gerektiğinde temas takibi yapılmasını sağlıyor. Türk Telekom Kurumsal Satış Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Eser "Kullanıcılarımızın hayatına değer katan, sürdürülebilir ve güvenli çözümler üretiyor ve sunuyoruz. Bu çerçevede Evyap'ın üretim tesislerindeki çalışanların pandemi döneminde sosyal mesafe ve hijyen kurallarına uymalarına destek olmak için akıllı teknolojileri bu amaç doğrultusunda entegre etik. Mobil geniş bant ürünümüze eklediğimiz Safe Steps ile hem sağlık anlamında güvenli bir ortam oluşmasına hem de iş sürekliliğine katkı sağladık. Çalışanlar arasında sağlanan sosyal mesafe sayesinde kapalı çalışma ortamında oluşabilecek bulaş riskini azalttık ve filyasyon takibinin yapılabilmesine olanak sağladık" diyor. Türk Telekom'un, Boni Global işbirliği ile geliştirdiği ve kapalı alanlarda çalışanların Covid-19 'la ilgili kural ve düzenlemelere uyumuna destek sağlayan Safe Steps, iş sağlığı ve güvenliği uygulamaları kapsamında uçtan uca çözümler sunuyor.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA