Bugün size sıradışı bir esnaf lokantasından söz edeceğim: Mutfak Dili. Karaköy'deki bir ara sokakta yer alan ve mavi boyalı kapısına geldiğinizde, kendinizi Yunan adasında bir lokantada gibi hissettiğiniz bu mekânın en önemli farkı, mutfağının başında bir kadının olması. Levon ve Hayguhi Dallaryan çifti doğru bir iş bölümü yapmışlar. Levon Bey kasada, güzel yemekler yapan Hayguhi Hanım mutfakta... Oğulları da turizm işletmeciliği eğitimi alan Dallaryan çifti, yemek işine 1987'de girmişler. 1998'den beri de Karaköy'deki yerlerindeler. Burası 600 yıllık bir Ceneviz hanı. Restore edilmiş. Mekân üç katlı. Yaklaşık 60-70 kişilik. Hafta sonları ve akşamları kapalı ama özel gruplar için açabiliyorlar. Mutfak Dili'nin mutfağı tam bir ev mutfağı havasında. Ev tipi bulaşık makinesi, ufak bir fırın, ev tipi camlı büfe, camlı şık dolaplar... Bir tek buzdolabının üzerine serili danteller eksik yani. Konuklara her gün farklı bir mönü sunuluyor burada. Bu mönü, klasik bazı ev yemeklerinin yanı sıra Hayguhi Hanım'ın o günkü yaratıcılığının sonuçlarından meydana geliyor. Bu mönüyü www.mutfakdili.net adresinden takip edebilirsiniz. Hayguhi Hanım her sabah 5 buçukta gelip altı-yedi çeşit ana yemek hazırlıyor. Ispanaklı tavuk sarması ile çökertme kebabı meşhur. İsteyene kömür ateşinde ızgaralar da yapıyorlar. Ya da diyet ürünlerle yemekler de hazırlanıyor. Hayguhi Hanım her malzemeyi özenle seçiyor, pişirdikten sonra tadına bakıyor ve kendisi beğenmezse kesinlikle müşterisine sunmuyor. Ermeni mutfağına özgü yemekleri ise sadece özel günlerde ve dini bayramlarda hazırlıyor. Midye dolma, topik, keşkek gibi yemekler sadece o günlerde, ikram için pişiriliyor. Biz gittiğimizde imam bayıldı, karışık köfte tabağı, beşamel soslu tavuk, sebze çorbası ve çikolata soslu muhallebi yedik. Bol soğanlı imam bayıldı çok lezzetliydi. Karışık köfte tabağında; ıspanaklı ve kaşarlı köfte, ızgara köfte, içinde ceviz parçacıkları ve çok az tarçın olan küçük top köfteler ve üzerine susam serpilmiş yufkaya sarılı köfte vardı. Her biri çok farklı ve lezzetliydi. Beşamel soslu tavuk, bütün tavuk parçalarıyla değil, didilmiş tavuk etiyle yapılmıştı. Yanında da yoğurtlu havuç salatası vardı. Sebze çorbası parçalı değil süzmeydi. Çikolata soslu muhallebi de muhteşem bir final derken, kahvelerimiz ve yanında ikram edilen ev yapımı vişne likörü esas final oldu. Bugüne kadar içtiğim en iyi vişne likörlerinden biriydi. Sonuç olarak bu küçücük esnaf lokantasından çok mutlu ayrıldık...
Tel: (0212) 254 11 54