"TÜRKİYE'DEN AVRUPA'DA OYNAYACAK FUTBOLCU YOK"
Daha önce Barcelona forması giymiş bir olarak sizce Türkiye'den Avrupa'ya transfer olabilecek bir futbolcu var mı?
Bana göre yok. Burak ve Gökhan, Türk futbolunda önemli ve kaliteli isimler ancak Avrupa'da ne yaparlar emin değilim. Mesela Burak ve Gökhan'ın adı sürekli Avrupa takımlarıyla anılıyor ancak bu isimler şu an Avrupa'ya gidip üst seviyedeki takımlarda oynayabilir mi. Benim için soru işareti bu futbolcular. Bu bir gerçek ama Türk futbolcusu mental olarak kendisini hazır hissetmiyorsa Avrupa'ya gitmemeli. Eğer hazır hissediyorsa başarılı olma ihtimali çok yüksek. Yurt dışındaki ortam Türkiye'deki gibi değil. Orada her şey bambaşka. Avrupa futboluyla bizim aramızdaki en büyük fark baskı olayıdır. Avrupa'da futbolcuların üzerinde hiç bir zaman baskı olmaz. Mesela ben Barcelona'dayken bu baskının olmayışı beni rahatsız etti. Çünkü ben yıllarca stres, baskı yaşamışım oraya gidiyorum hiçbir şey yok. Ben de bunu garipsedim haliyle. Avrupa insanı sporu bir seyir, bir sosyal aktivite olarak görüyor. Ama biz de böyle değil. Dolayısıyla bu baskı ortamının olmadığı bir ortamda Türk futbolcusu iyi işler yapar ama kendini hazırlmalı ve öyle gitmeli. Bu saydığımız isimler olabilir de olmayabilir de. Ama gidip de orada başarılı olru diyebileceğim kesin bir oyuncu yok.
"YAŞANAN GERGİNLİĞİN ARTIK SON BULMASI LAZIM"
Tahkim, Meiereles'in tükürmediğini doğruladı ve cezayı 4 maça indirdi. Bunun ardından kulüpler peş peşe açıklamalarda bulundu. Sadri Şener'in vermiş olduğu demeçler de var. Bu süreç içerisinde yaşananlar ve yapılan yorumları nasıl buluyorsunuz?
Bizler karar verecek merciler değiliz. Tahkim Kurulu bu kararı alırken uzun uzadıya görüntüleri izledi ve ondan sonra cezayı indirdi. Kendilerine göre bir haklı sebepleri vardır. Alınan kararlara herkesin saygı göstermesi lazım. Doğru mu yanlış mı buna bir şey diyemem. Sadri Şener'in yorumunu doğru bulmuyorum. Hiç bir kulüp diğer kulübün iç meselesine karışmamalı. Çünkü bu olayın Trabzonspor'la hiç alakası yok. Bizden yaşça da büyük bir kişi saygı duyuyorum ama ben olsam yapmam. Fenerbahçe ile Trabzonspor arasında yaşanan gerginliğin artık son bulması lazım. Bizim ülkemizde futbolu yönetecen gereken birimler. Olmadı adalet sistemi var. Alınan kararlara önce biz inanmalıyız. Bu kararlara inanmayıp altında farklı sebepler ararsak şu anki süreci yaşamış oluruz. Yaşıyoruz zaten. Adli makamlar veya TFF'nin almış olduğu kararlara saygı duymak lazım. Bu kararların geri dönüşü yok. Adli kararın ardından itiraz edebilirsin o kadar. Bu süreç içerisinde TFF, Fenerbahçe'nin şampiyonluğunu ilan etmiştir. Diğer taraftan yargıda devam eden bir süreç var. Burada bir ceza geldi. Ama unutlmamalıdır ki Federasyon özerktir. Adli makamların alacağı karar TFF'nin vermiş olduğu kararı etkilemeyeceğini düşünüyorum. Artık bu olayları geçmişte bırakmamız lazım. Geçmişle yaşamaya kalkarsak geleceğimizde boğuluruz. Ama geçmişi unutmadan gelecekle ilgili bir yol haritası çizebilirsin.
"JÜBİLEMİ ARENA'DA YAPMAK İSTİYORUM"
Bundan sonra futbol kariyerine devam edecek misiniz, gelecekle ilgili planlarınız nelerdir?
Futbol hayatıma artık devam etmeyeceğim. Beşiktaş'tan ayrıldıktan sonra bazı Anadolu kulüplerinden teklif geldi ama aldığım karar sonrası Türkiye'de başka bir takımda forma giymek istemediğimi söylemiştim. Olursa yurt dışına gitmeyi düşünmüştüm ama şartlar istediğim gibi oluşmadı. O yüzden futbolu bırakmaya karar verdim. Ama şu an futbolu bıraktığımı resmi olarak deklare etmedim. Kafamda bazı planlar var. Güzel bir jübile maçı planlıyoruz. Bunca yıl formasını terlettiğim iki büyük kulüp var. Biri Fenerbahçe diğeri Beşiktaş. Benim jübile hayalim Fenerbahçe ve Beşiktaş'ın karşı karşıya geleceği bir maçta sahada yer almak ve her iki takımın da kalesini korumak. Tarafsız bir sahada TT Arena'da jübilemi yapmak istiyorum. Çünkü kimsenin gönlü kalsın istemiyorum. Ama belirlenmiş bir tarih yok şu an. Biz insanlarla futbolumuzla hizmet ettik. Futbolu bıraktıktan sonra da insanlarımıza farklı bir şekilde hizmet edelim diye düşünüyoruz. Benim amacım bundan sonra idari anlamda futbola hizmet etmek. Bu hangi birim olur bilemeyiz. Amacım zihniyetleri biraz daha değiştirebilmek. Kulüplerimizin başında bulunan yöneticilerin sporun içinden gelen insanların olması gerektiğini düşünüyorum. Bunu söylerken bütün yöneticileri baz almıyorum. İşini layıkıyla yapan yöneticilerimiz başkanlarımız da var. Çünkü Avrupa'ya gittikten sonra futbola olan bakış açım çok değişti. Bir diğer alan da UEFA. UEFA'da da görev almak istiyorum bunun için de Şenes Erzik ile görüşmelerimiz oldu. Ocak ayında bir kez daha görüşeceğiz. Hem vizyonumuz genişletmek hem de ülkeme katkıda bulunmak istiyorum.