Murat Özbostan: Bu haftanın en önemli olayı F.Bahçe'de Aykut Kocaman'ın görevini bırakacağının sinyalini vermesiydi. Sizce, Kocaman neden 11 haftada dibe vurdu? Nerede, nasıl hatalar yaptı? Bu görevi kabul etmesi baştan bir hata mıydı?
GÜRCAN BİLGİÇ: Aykut hoca elbette hatalar yapmıştır ama doğru yorum 'Elinden gelen her şeyi yaptığı'dır. Advocaat'ın "yetersiz" dediği kadroyu ayağa kaldırmak ve karakter vermek için, 'kaliteli' olarak ilan etti. Başına geçtiği takımın en iyi iki oyuncusu (Kjaer- Lens) gönderildi. Transfer yasağı vardı. Bütçesine ve imkanlarına göre en iyilerini seçmeye çalıştı. Ancak 11 haftayı neredeyse "kalecisiz" oynayabileceğini hesaplayamadı. Stoperlerinin, beklerinin gol pası vereceğini, kendi kalelerine gol atacağını öngöremedi. Ayağa kaldırmak için uğraştığı oyuncu grubunun, korkmayı karakter haline getireceğini düşünemedi. Aslında en büyük hatası Fenerbahçeli olmasıydı. Aziz Yıldırım ile daha önce yaşadıklarına rağmen, kulübün düştüğü durumu ve çıkmazı görerek sorumluluk almasıydı.
LEVENT TÜZEMEN: F.Bahçe skor ve oyun olarak bir istikrarsızlık yaşıyorsa bunun baş sorumlusu Aykut Kocaman'dır. F.Bahçe'de çalıştığı 3 yılda 4 defa istifa eden Aykut Kocaman, 151 maçta 89 galibiyet, 32 beraberlik, 30 yenilgi almış, F.Bahçe'yi Avrupa Ligi'nde yarı finale kadar taşımıştı. Ama Kocaman'ın idealinde hep antrenör takımı yaratmak vardı ve bunu takımın lideri olmadan Konya'da başardı. Geçtiğimiz dönem için F.Bahçe'den ayrılırken ana sebep Aziz Yıldırım ile kendisinin görüşlerinin örtüşmemesini gerekçe göstermişti. Örnek mi? Aziz Yıldırım: Kaka ve Arda gibi yıldızları alacağım. Ben ses getirecek, camiayı ayağa kaldıracak isimler istiyorum. Sen Holmen ile uğraşıyorsun...
METİN TEKİN: Fenerbahçe kamuoyu Pereira ve Advocaat'tan sonra sadece maçları kazanmayı değil, futbol seyir keyfini de ön planda tutan bir oyun anlayışı görmek istiyordu. Kocaman'ın tam da misyonu buydu. Ama hoca belki elindeki malzemeden, transferlerde tabii ki kendi payı da vardır, istenilen kadro gücünü oluşturamadı. Bu noktada Kocaman bir şekilde farklı oyun arayışına girmeliydi. Ama hocanın tercihi diğer yönde oldu. Bu kez de karşısına yetersiz kadro ve buradan çıkan yetersiz oyun çıktı. Geride kalan 11 haftada zaman zaman Galatasaray, zaman zaman Beşiktaş ve Başakşehir'in kötü oynadıkları maçlar oldu ama hep sahada güçlü oyunları vardı. Ama Fenerbahçe'nin kötü değil yetersiz bir oyunu vardı. İşte bunu en başından görebilmek ve planlamak gerekirdi.
TÜZEMEN: Mezarlıktan geri dönen ve gömülmeyi reddeden tek şey karaktermiş. Şenol hoca da eleştirilmekten hoşlanmıyor. 2003 Konfederasyon Kupası'nda Milli Takım ile 3. olmuştu ve kadroda 14 ayrı takımdan oyuncu vardı. Şenol hoca Fransa'da, 'Yarışıyoruz, değişiyoruz' sloganını üretmiş ve başarılı olmuştu. Ancak Euro 2004 grup maçlarında değişimin meyvelerini yemekten korkmuş ve eskilerle yola devam etmeye çalışmıştı. Yardımcı hoca istemek kendi tercihidir. Güneş'e Bernard Shaw'ın bir sözünü hatırlatayım: Akıllı insanlar aklını kullanır, daha akıllı olanlar başkalarının da aklını kullanır. 