MURAT ÖZBOSTAN: G.Saray Teknik Direktörü Fatih Terim yönetime net mesajlar verdi. Bir gün sonra ise bir transfer zirvesinden fotoğraf paylaşıldı. "Kulübü Terim yönetiyor" yorumları var. Sizler buna katılıyor musunuz?
LEVENT TÜZEMEN:
Fatih Terim'in bilgisi, beceresi, başarıları ve yıllara dayanan tecrübesi Mustafa Cengiz yönetiminin önündedir. Ancak Başkan Cengiz de çok iyi bir iş adamı olduğu gib i G.Saray'ı örf ve adetlerine göre yönetmeye çabalıyor. Şimdi çıkıp 'G.Saray'ı, Terim yönetiyor' diyenler, kaos yaratıp bağcıyı dövmeye çalışıyorlar. Terim görev süresince çizgilerini iyi bilir, G.Saray Kulübü'nü de seçilmiş başkan yönetir. Fikir ayrılıkları her kulüpte olur. Son söz 'dedikodulara inanmayın' diye açıklama yapan Cengiz'e aittir.
FATİH DOĞAN:
Terim sürekli kazanmak isteyen bir kişiliğe sahip. Bu yüzden sözler değil, icraat istiyor. Terim'in sözlerini, netliklerini, öz eleştirilerini F.Bahçe'de Ersun Yanal ya da Beşiktaş'ta Şenol Güneş yapsa, mahalle karışabilirdi! Ancak Terim'in gerek ilişkileri gerek medyadaki etkisi gerekse de taraftar üzerindeki hakimiyeti, bu açıklamaları ve tavırları olması gerekenin çok üstünde bir hoşgörüyle karşılatıyor. Türk futbolunun duayen ismi Fatih Terim'e bence G.Saray Başkanlığı yaraşır. Çünkü vizyonu, yorumları, analizleri, toplumdaki saygınlığı ve taraftar üzerindeki etkisi, bir teknik adamı aşmış durumda.
ZATEN KULÜBÜN BAŞINDA!
GÜRCAN BİLGİÇ:
Yeniden göreve gelişinden itibaren zaten kulübün başına geçmişti. Başkan ve yönetim profili de Terim'in önüne geçemedi. Taraftarın tek inandığı isim o. Eren ve Serdar'ın kadro dışı kararlarını kendi Instagram adresinden açıklaması da manidardı. Fatih hoca, kendini kulübün kurumsal yapısı dışına çıkarıp, mevcut yönetimin yetersizliğinden de uzaklaştırdı galiba.
BÜLENT TİMURLENK:
Terim 45 yıldır G.Saray'da… Terim 23 yıl önce G.Saray'a teknik adam olduğundan beri de her zaman Florya'nın patronuydu. G.Saray sadece futbol şubesi olan bir kulüp değil. Başkanların amatör şubelerden, idari ve finansal yapıya birçok sorumlulukları var. Bu yüzden Terim'in futbolu yönetmesini kendi liderliğine zarar getirmeyeceğine inanan Faruk Süren en büyük başarıları kazandı. Ünal Aysal gibi "teknik adamım benden popüler olmasın" diyenler ise silindi gitti. Cengiz ve yönetimi, Gomis satılana kadar doğruları yaptılar ama bu transfer döneminde komisyoncu menajerlerin bariyerleri, Çin'den başka santrfor alınacak ülke yokmuş gibi tıkanmışlıkları ve kötü ilet-i şim politikalarıyla "serumluk" oldular. G.Saray her üşüdüğünde Terim'in kapısını çalar, o zaman bir zahmet onun futbol aklı dışında kararlara imza atmayacaksınız. Atarsanız işte bariyerler, işte serumlar…
BEŞİKTAŞ'TA İSTİFALAR VAR
TÜZEMEN:
Beşiktaş'ın kadrosunda Babel ve Quaresma gibi iki yıldızın verimliliğini sağlayacak başka bir futbolcu yok. Bütçe mühendisliği yanlış...
DOĞAN:
Kurumsal yapıya uymayan şeyler oluyor. Sözlü istifasını verenler var!..
ÖZBOSTAN:
Beşiktaş'ta Quaresma defteri de kapanıyor. Siyah-beyazlılar, bu veda sonrası neler kaybedecek?
DOĞAN:
Beşiktaş'taki ayrılıkların temel nedeni, ekonomik sorunlar. Yüksek maaş alan yıldızlar tek tek gidiyor. Pepe, Babel, Love, Quaresma hatta önümüzdeki günlerde şartlar oluşursa da Adriano, maliyetleri nedeniyle ayr-ı lıyorlar. Beşiktaş başladığı rotasyonu tamamlamalı, gidenlerin yerine daha az maliyetli, genç yetenekli takviyeler yapmalı. Ama maliyeti düşürmek için de evdeki bulgurdan olmamalı. Gerekirse Gökhan Töre affedilerek ve genç bir kanat oyuncusu alınarak bu geçiş en az zararla kapatılmalıdır.
TİMURLENK:
Quaresma ile yollar sezon başında ayrılmalıydı. Yaşı ve takım oyununu bozan karizması saklı bir gerçek değildi. Q7'nin kazandırdığı maç sayısı, gördüğü kırmızı kart sayısından fazla mıydı, bir de bunu hesaplayalım. Avrupa'da 'Şampiyonluk yarışındayım' deyip hücum üçlüsünden ikisini (Babel-Q7) ara transferde elden çıkartan takım var mı? Bizde var, Beşiktaş… Avrupa'da Şampiyonlar Ligi'ne Eren kalibresinde tek santrforla girip 6 aydır bir adam bulamayan takım var mı? Bizde var, Galatasaray… Avrupa'da Ocak ayında şampiyonluğa inanıyoruz deyip bütün skoru üreten iki yıldızı için (Diagne-Trezeguet) transfer masasına oturan var mı? Bizde var, Kasımpaşa… Beşiktaş iki yıl iyi yönetildi, iki şampiyonluk geldi, iki yıldır kötü yönetiliyor ve Ocak bitmeden puan farkı liderle 11… Q7 kalsa ne olur!
TÜZEMEN:
Babel ve Quaresma gibi Beşiktaş'a hücum zenginliği katan oyuncuları kaybetmek ateşe elini sokmaya benziyor. Kadroda bu iki yıldızın verimliliğini sağlayacak futbolcu yok. Quaresma, heybetiyle rakip takımlar üzerinde korku yaratıyor. Ayrıca çalımları ve ortalarıyla taraftarları da oyunun içine çeken bir yıldız. 102 milyon Euro'luk oyuncu satan , iki yıl üst üste Şampiyonlar Ligi'nde oynayan, ik i şampiyonluk yaşayan Beşiktaş yönetiminin sattığı oyuncu tercihlerine bakarsak, bütçe mühendisliğini mükemmel yönettiği söylenemez. BİLGİÇ: Önemli bir oyuncu gitti ama yeni bir oyun düzeni gelecek. Quaresma sahada bir fenomendi ve tüm takım ona oynuyor, rakipler de ona göre önlem alıyorlardı. Şimdi değişkenleri daha fazla, daha özgür ve daha paylaşımcı bir sistem bulmak zorundalar.
GÖZLER ARTIK BAŞKAN'DA
ÖZBOSTAN:
Beşiktaş'ta yöneticiler arasında sorunlar var mı? Son durum nedir?
DOĞAN:
Evet, var. Yönetim içindeki bazı isimlerin son yapılan uygulamalardan rahatsızlık duyarak Orman'a sözlü istifasını verdiği konuşuluyor. Başkanın bu reaksiyonları kapatıp kapatmayacağı önümüzdeki günlerde belli olacak.
BAŞAKŞEHİR MAKİNESİ!
MURAT ÖZBOSTAN:
Başakşehir tam gaz gidiyor. Şu tabloda şampiyonluğun bir numaralı favorisi mi hâlâ?
BÜLENT TİMURLENK:
Üç Büyükler dışında son 30 yılda Başakşehir'in kurduğu kalitede bir kadro kurabilen bir takım görmedim. 6 puan öndeler, ellerinde ligin Messi'si Visca var ama o fark 3 puana düşerse geçen sezon olduğu gibi Türk Telekom'da Galatasaray karşısında yine aynı kâbusu yaşarlar. Başakşehir'in yaş ortalaması ve yıllık ücret toplamı, Şampiyonlar Ligi'ne gidemezlerse gelecek sezon iyi başlayan ama sonu kötü olan bir futbol projesi olarak anılacak.
LEVENT TÜZEMEN:
Başakşehir kazanıyor ama geçen yılki gibi iyi oynamıyor. Michael Jordan'ın sözüdür; 'Yıldızlarla maç kazanırsınız, takım olursanız şampiyonluğu alırsınız'. Başakşehir yıldızlarıyla oynuyor ama takım görüntüsü vermiyor. Geçen seneki Başakşehir olsaydı gözü kapalı olarak 'şampiyon olur' derdim. G.Saray, etkili bir golcü alır ve yarışta sadece Başakşehir ile kapışırsa şampiyonluğun en büyük adayıdır. Çünkü bu yarışa psikolojik olarak Başakşehir'in nefesi yetmez.
GÜRCAN BİLGİÇ:
Abdullah Avcı'nın makinesi sadece Robinho'yu kadrosuna katmadı, ilk periyotta yararlanamadığı Arda ve Emre'yi de oynatmaya başladı. Zaten performans takımı değiller. Kurgularını, oyun güçlerini kusursuz uygularken, önemli oyuncularının becerilerini de işin içine katacaklar. Onları tutmak ve durdurmak şu anda çok mümkün değil.
F.BAHÇE'DE VÜCUT DİLİ DEĞİŞİYOR
ÖZBOSTAN: F.Bahçe'de değişim ve umut var mı?
BİLGİÇ:
Bursa ve Malatya maçlarının rakamları, gece-gündüz gibi birbirinden farklı. Her şeyin ötesinde Fenerbahçe taraftarı sahalara geri döndü. Takımın yetersizliğinde herkes hemfikir, farkı yaratacak tek faktör taraftar olabilirdi. Oyuncuların vücut dili değişiyor. Sonucu kabul etmeyen ve isteyen hale geldiler. Malatya'yı, böyle bıçak sırtı bir karşılaşmada yenmek kolay değildi. Başka bir oyuna ve karaktere doğru gidiyorlar. Yapılacak orta saha transferlerinin katkısı takımın yönünü belirler.
DOĞAN:
F.Bahçe armasının olduğu yerde ne umut biter ne de coşku. Umudu arıyorsanız, son Malatya maçında tellere tırmanıp okunmuş buğdayları sahaya atan ve sonrasında dua okuyan taraftarın resmine bakmak yeterli. Ben yapılan transferlerle F.Bahçe'nin giderek yukarılara çıkacağını düşünüyorum. Ancak F.Bahçe'yi bekleyen bir tehlike de şu; başkanı, hocası ve taraftarı bir galibiyetle sanki şampiyonluk kazanmış gibi farklı bir havaya büründü. Bu F.Bahçe'nin bana göre en son ihtiyacı olan şeydir. Sakin kalıp kendi yaralarını sarmaları gerekiyor.
TÜZEMEN:
1 Şubat'ta F.Bahçe'nin takviyeli kadrosu belli olacak. Alınanlardan Sadık, defansa sadece mücadele getirmedi, seyircileri de mutlu edecek bir sinerji yarattı. Sadık'ın kafaya tekme sokan agresif oyunu, takım arkadaşlarına da olumlu yansıyacaktır. Moses, hızlı, çalım becerisi yüksek ve F.Bahçe'yi dikine rakip kaleye çabuk taşıyan bir oyuncu. Moses'ın kadroya katılması Kanarya'nın asık suratını güler yüzlü hale getirecektir.
TİMURLENK:
Sorumlu, Türk futboluna 'Lucescu kafası'yla bakan Comolli ve ona anahtarı teslim eden Ali Koç'tur. Comolli gibi beyinler, Türkiye'yi küçümseyen bakış açıları ve 'Bunlar ne anlarlar futboldan' zihniyetiyle böyle transferlere imza atarlar. Oysa ki bu ülkenin genç nesilleri futbol tutkusu ve bilgileriyle ceplerinden 10 Comolli çıkartırlar. Değişim bu kadroyla olmaz ama F.Bahçe'nin 112 yıllık tarihi ve armasının olduğu yerde her zaman umut vardır.
SORUN MERKEZ HAKEM KURULU
ÖZBOSTAN:
Merkez Hakem Kurulu'nun bombaları devam ediyor. Bu hafta da hatalar oldu. MHK sessiz, TFF sessiz… Niye biri çıkıp bir şey diyemiyor? BİLGİÇ: Hep, 'Yöneticiler, teknik adamlar veya futbolcular çok mu iyi de hakemlerimiz farklı olsun' diyorduk. Ama VAR ile hatalarını düzeltme şansı yakaladılar. Buna rağmen baskıyı kaldıramadılar ve gördüklerini çalmak yerine, başlarını belaya sokmamayı tercih ediyorlar. O zaman problem MHK'de… Çünkü hakemine cesur olma şansı tanımayan, onları savunamayan, hakaret ve tehdit görmelerine izin veren bir yapıyla karşı karşıyalar. Belki de Haziran'daki seçimler, Federasyonu politik kalmaya zorluyor, oy kaygısı onları susturuyor.
DOĞAN:
'Körler sağırlar birbirini ağırlar' diye bir atasözü vardır. TFF VE MHK'nin durumu da bu. Hakemlere çekidüzen vermeden, aralarında rekabet ortamı oluşturulmadan, ceza sistemi uygulanmadan hem MHK hem de TFF bu yapıya mahkum. Niye? 22 hakemle Türk futbolunu ve VAR sistemini yönetmek futbola ihanettir. Bu havuz en kısa zamanda genişletilmeli.
TÜZEMEN:
Hakem kadrosu dar olduğu için MHK, radikal kararlar alamıyor. Eğer hakem havuzu geniş olsaydı rekabet yaşanacak, kendini vazgeçilmez gibi gören, burnu havada hakemlerin ayakları yere basacaktı. Hakemler arasında ego çatışması, kıdem farkı, kıskançlık, gruplaşma ve husumet yaşanıyor. Bu yüzden yıldız konumundaki hakemler "Bizi tehdit edecek hakemler yok" diyerek hareket ediyorlar ve ciddi hata yapıyorlar.