Ankaragücü-
Çaykur Rizespor maçının bitiminde ev sahibi ekibin başkanı Faruk Koca'nın, karşılaşmayı yöneten FIFA Hakemi
Halil Umut Meler'e yumruk atarak hastanelik etmesinin yankıları sürüyor. Meler,
'Babamın sözünü dinledim ve tercihimi hakemlikten yana kullandım' diyerek mesleğine başlamıştı. Baba Bülent Meler ise yaşanan üzücü olayla ilgili
SABAH'a konuştu. Mücadeleyi televizyondan canlı olarak izlediğini anlatan baba Meler, "Maçı televizyondan canlı olarak seyrettim. Televizyondan oğluma yumruk atıldığını görünce yüreğim sızladı.
Bir baba ne hissederse ben de onu hissettim. İçim cız etti. Oğluma atılan yumruğun acısını yüreğimde hissettim. Olaydan sonra oğlumla da görüştüm. Durumu iyi. Hastane doktoru, İçişleri Bakanımız
Ali Yerlikaya ile birlikte açıklama yaptı. Açıklamayı ben de takip ettim.
Oğlum bugün (Çarşamba) hastaneden çıkacak. Hastaneden çıkıp İzmir-Selçuk'a gelecek. O zaman yüz yüze detaylı konuşacağız" diye konuştu.
HELAL OLSUN MİNCHEV
Halil Umut Meler'e yapılan saldırı esnasında olaya müdahale etmeye çalışan bir isim dikkat çekti. Çaykur Rizespor'un Bulgar forveti Martin Minchev,
Faruk Koca'nın yumruğuyla yerde kalan Meler'i korumak için araya girdi. Koca'yı engellemeye çalışan Minchev'in bu davranışı sosyal medyada büyük takdir topladı.
Soru:
Yaşanan olayın 1 numaralı sorumlusu kim? TFF bu saldırı sonrası hakemlerle ilgili ne yapmalı? Süper Lig'in süresiz ertelenmesi doğru mu?
ERMAN TOROĞLU
Yumruk atılacak son isimdir!
Bugünlere çok sürpriz gelmedik. Olacağı belliydi. Geçtiğimiz sene Ankaragücü-Beşiktaş maçında aynı statta bir maganda indi. 60 metre koştu ve güvenlikler seyrettiler. Hakeme saldıracakken Beşiktaşlı oyuncu adamı aldı, savurdu. Yaptığı çok doğruydu. TFF, Beşiktaşlı oyuncuya ceza verdi.
Şöyle diyeyim; futbolu bilmeyen zavallılar gelip oturuyorlar, orada hakemi koruyan, doğrusunu yapan futbolcuyu cezalandırıyorlar. Bu sefer maganda kulüp başkanı geldi, hakeme yumruk attı. Ben hakem olsaydım o magandayı yanıma yaklaştırmazdım. Eğer yumruk atmaya kalkarsa onu orada sille tokat döverdim. Belki de hakemliğim biterdi. İşi bilene vereceksin. Ankaragücü başkanı elleri kelepçeli polis arabasına kafası eğilerek sokulup bütün dünyaya servis yapılsaydı eğer Türkiye olarak biz yırtmıştık.
Ama amcam yumruğu atarken şekeri yok, tuzu kuru, yumruğu attıktan sonra şekeri var, tuzu yok hastaneye kaçıyor. Halil Umut Meler, Türkiye'de yumruk atılacak en son hakemdir veya yumruk atılmayacak tek hakemdir. Bu demek değil ki diğerlerine yumruk atacaksınız, hayır. H.Umut Meler dünyada üst düzey bir hakem.
O başkan o yumruğu Meler'in suratına atmıyor, FIFA ve TFF'nin suratına atıyor.
LEVENT TÜZEMEN
Federasyon hakemleri ezdirdi
Olayların buraya gelmesinin baş sorumlusu kulüp yöneticileridir. Maalesef TFF, hakemlere karşı uygulanan baskıları ve mobbingleri duyup dinlemesine rağmen masaya yumruğunu vurmamış, idare etmeyi tercih etmiştir. Eğer Sayın Büyükekşi o yöneticilere
"Siz benim hakemlerime karşı nasıl bu cüretle saldırabiliyorsunuz" diyebilseydi, bu çirkin olaylar yaşanmazdı. A.Gücü başkanının büyük bir rezalet içinde Halil Umut Meler'e attığı yumruk
sadece Türk futboluna değil, TFF'ye de atılmış bir yumruktur. Eğer Fenerbahçe Başkanı Sayın Ali Koç'un divanda hakemlere yönelik sarf ettiği sözlerden sonra TFF doğru hamle yapsaydı, hakemler bu ezilmeyi yaşamazdı. Erden Timur'un özür dilemesine rağmen
"Bu ligi bitirmeyiz" sözüne TFF tepki koysaydı hakemler ezilmezdi. Trabzonspor yönetiminin "TFF ve MHK'nın alacağı kararlar bizim için yok hükmündedir. Hepiniz bu pis ve aşağılık düzenin hizmetkârlarısınız" açıklamasına TFF bir cevap verseydi hakemler bu kadar ezilmezdi. Halil Umut Meler'e yapılan çirkin olaydan sonra açıklamayı Arda Kardeşler ile Mete Kalkavan yapmamalıydı…
Açıklamayı Faal Hakemler Derneği Başkanı yapmalıydı. Bu durum bile hakemlerin içinde bir bütünlüğün olmadığını gösteriyor.
BÜLENT TİMURLENK
Akreditasyon sistemi çökmüştür!
Başkan ve yöneticilerin hakemler üzerinde oluşturduğu korku imparatorluğuyla buraya geldik… Kimse kaybetmeyi bilmiyor. Aleyhine yapılan bir hakem hatasına çılgınca verilen tepkilerin amacı; önündeki fikstürdeki maçlarda, oluşturdukları baskıdan kendi lehlerine hataların gelmesi.
Bu zihniyetin destekçisi, gazeteci kimliği altında sosyal medyada genç taraftarları galeyana getiren şarlatanları da eklerseniz ortaya bu fotoğraf çıkıyor. Federasyon hak mahrumiyeti yerine hakemi eleştiren yöneticilere her cümlesi için 1 milyondan başlayan ceza kesmeli. Kimse ifade özgürlüğü demesin. O ifade özgürlüğü bizi buralara getirdi. Başkan ve yöneticilerin soyunma odası koridorlarında, sahada ne işi var.
Federasyonun akreditasyon sistemi çökmüştür. Acilen bu sistemi sıfırlamak zorundalar. Sahaya açılan kapıların özel güvenlik değil polis teşkilatının kontrolünde olması gerekiyor. 6222 gerçekten uygulanırsa, gazetecilik mesleğinin yüz karası olan birçok isim silinir gider.
Futbola değil futbol ortamını bu hale getirenlere yasak getirin.
GÜRCAN BILGİÇ
Maçların ertelenmesi yanlıştır!
Haftalar önce
"Doludizgin kaosa gidiyoruz" demiştim.
Ama işlerin bu kadar çığrından
çıkacağını düşünmedim. Olsa
olsa taraftar grupları yürüyüş
yapar diye aklımdan geçiyordu.
Bir kulüp başkanın yanındakilerle
beraber böyle bir aymazlık içine
girmesi rezalet… Üstelik milletvekilliği
yapmış, kanunları bilen bir
karakter ama ifadesine göre kendinde
hakeme tükürme hakkını görüyor, bunu yumrukla da pekiştiriyor. Olayları bu kadar büyüten
de bu fotoğraf zaten.
Yoksa daha
önce de çeşitli
şekilde hakemlere saldırıldı
ama Süper Lig düzeyinde olunca
facianın farkına vardık.
Faruk Koca'nın televizyondan bile maç izlemesi yasaklanmalı. Şiddete eğilimi yüzünden ceza
davasında da en ağır maddeler
düşünülmeli. Hakemlerin iyi olamadığını
hepimiz söylüyoruz ama
çözümü yumruk atmakta buluyorsanız
insanlığınız gözden geçirilir.
Bir olayı anlamak için önce
"Neden?" sorusu sorulur.
Bu olayın cevabı ve çözümü
de bu soruda saklı. Maçların
ertelenmesi yanlış. Bu,
teröre teslim
olmaktır.
Haber Girişi
Mete Efendioğlu - Editör