LEVENT TÜZEMEN
İsmail Kartal, elindeki gövdeli kadroyu yönetemiyor. Ne yazık ki Beşiktaş'ı da yeterince analiz edememiş. Şampiyonlar Ligi'ndeki Roma maçı çok önemli olacak
AHMET ÇAKAR
Aziz Yıldırım ve İsmail Kartal, okyanusu geçip derede boğulabilecekleri bir hata yaptılar. Yaşanacak her kayıpta önlerine Talisca'nın gönderilmesi çıkacak
MURAT ÖZBOSTAN: Fenerbahçe'nin 4 haftada aldığı 2 yenilginin ardından Roma maçı İsmail Kartal için ne ifade ediyor? Bu maç bir çıkış kapısı mı, yoksa Kartal açısından ciddi bir sınav mı?
BÜLENT TİMURLENK: Kartal, ne İtaliano kadar derbiye hazırlanmış ne de oyunun gidişatını analiz edebildi. Şimdi karşısında lige fırtına gibi giren kurt hoca Gasperini yönetimindeki Roma var. Üstelik iki maç ceza alan Guendouzi de yok. Kartal, derbide unuttuğu İsmail'e şans vermek zorunda. Derbinin ilk yarısında inisiyatif alıp sağ kanattan merkeze gelip hücumları yönlendiren Greenwood'u bu kez forvet arkasında başlatıp elbette İrfan'a değil Nene'ye sağda şans tanımalı. Kerem'in bu görüntüsü Oğuz'u kesmeye yetmez. Roma'nın Malen ve Dybala'lı hücum hattı kadar, korner ve serbest vuruşlarda etkili kafa vurabilen Mancini ve Hermoso gibi stoperleri var. Derbide orta sahayı kaybederken kayıtsız kalan Kartal'ı benzer bir gaflet içinde olursa Gasperini affetmez, aynı vatandaşı İtaliano gibi...
LEVENT TÜZEMEN: Derbiye Beşiktaş, deplasmanda oynamasına rağmen kafaca F.Bahçe'den çok daha iyi hazırlanmış. Sahanın her yerine basıp metrekare usulü savunma yaptılar, ön alan baskısıyla da rakibe pozisyon vermemeye özen gösterdiler. İsmail Kartal'ın ne yazık ki Beşiktaş'ı yeterince izlemediğine tanık oldum. Birçok Avrupa maçında akıllı savunma yapan F.Bahçe'nin derbide bu anlayıştan vazgeçmesi, yenilgiyi getirdi. Roma çok formda çünkü ligde üçte üç yaptılar ve 10 gol attılar. Eğer F.Bahçe, evinde Roma'ya kaybederse taşlar yerinden oynar. Başkan Aziz Yıldırım'ın maçtan sonra, "Bu takım daha çok çalışmalı" söylemi, bence İsmail Kartal'ın takımı iyi çalıştırmadığının bir açıklamasıdır. Bir bakıma İsmail hoca, elindeki gövdeli kadroyu yönetemiyor. Yıldız oyuncularla arasında ciddi bir iletişim problemi var. Çok yabancının olduğu bir yerde eğer bir teknik adamın yabancı dili yoksa, sadece tercüman aracılığıyla bu iletişimi sağlayamazsınız. Aziz Başkan da İsmail hocaya fazla yüklenmemeli çünkü kendisinin taleplerine Aykut Kocaman karşı çıkmıştı, Aziz Başkan da kendisini dinleyecek olan İsmail Kartal'ı hoca olarak seçti. Ne ekersen, onu biçersin!
AHMET ÇAKAR: F.Bahçe, Aziz Yıldırım ve İsmail Kartal, maalesef okyanusu geçip derede boğulabilecekleri bir yanlışa imza attılar. Bu sene takıma gelenler, yeni transferler ekonomik şartlar dahilinde çok başarılı. Ama Talisca'nın gönderilmesi hem stratejik bir hata hem de verilmiş hayati bir açık. Peki Talisca kimdir? Geçen sene birçok maçı kurtarmış, bu sezon da iki aydır takımın en iyisi. Kötü de oynasa, yorulsa da bir ara pas ya da şutla golü yaratabiliyor. Peki şimdi ne oldu? O mevkide oynayabilecek, gerçek anlamda yaratıcılık sunabilecek yegane oyuncu Asensio. O da sakat! Ne zaman döner bilmiyoruz. Döndükten sonra sakatlanırsa ne olur, bilmiyoruz. Bundan sonra gelebilecek her başarısız sonuçta hem taraftar hem de spor kamuoyu, Talisca üzerinden yapılmış stratejik hatayı gündeme getirecekler. Üstelik Talisca, gönderildiği için çok üzgün ve kızgın. Bunu sosyal medya paylaşımlarından rahatlıkla görebiliyoruz. Bundan sonra hem İsmail Kartal hem de Aziz Yıldırım için her kayıpta reaksiyonlar başlayacak.
ÖMER ÜRÜNDÜL: G.Saray için söylediğim örnek, F.Bahçe için de geçerli. Şampiyonlar Ligi'ndeki takımların büyük çoğunluğu güçlü rakipler. Roma da çok formda. Öncelikle kompakt bir oyun oynamak lazım. Bilhassa çok formda olan Malen'in arkaya sinsi kaçışlarına dikkat edilmeli. F.Bahçe'deki en büyük problem, günümüz futbolunun istediği güçte bir 10 numaranın olmayışı. Greenwood'un da savunmaya yardım etmediğini göz önüne aldığımızda F.Bahçe, ne yazık ki bilhassa güçlü takımlar karşısında top rakipteyken eksik kalıyor. Beşiktaş derbisi de en canlı örnek. Şampiyonlar Ligi'nde zaten çok büyük bir beklenti olduğunu düşünmüyorum. Ama ligde eğer seri galibiyetlerle iddia sürmezse, İsmail Kartal için sıkıntı olur.

ŞAPKA DÜŞTÜ KEL GÖRÜNDÜ
MURAT ÖZBOSTAN: G.Saray için Osimhen'in yokluğu sadece bir golcü eksikliği mi, yoksa takımın oyun düzenini de değiştirecek daha büyük bir problem mi? Okan Buruk ne yapmalı? Nasıl bu sorunu aşacak?
BÜLENT TİMURLENK: Osimhen'in sadece bir golcü olmadığını biliyoruz. Takımdaşlık ruhunu ayakta tutan, akılalmaz ön alan presiyle rakip defansları tedirgin eden ve atletizmiyle sahaya farkını koyan adam. Sakatlık bu, futbolda var ama Şampiyonlar Ligi'nde ilk maç öncesinde evde kalmak takımı etkiler. Sol stoperde Abdülkerim de formsuz ama Okan Buruk yeni transfer Bitshiabu'ya formayı vermez. Demek ki Okan Buruk, Deniz Gül'ü de tercih etmez. Ben en uçta Leao'nun oynaması gerektiğini düşünüyorum. 9 numarada tecrübesi çok. Osimhen yokken onu kenarda başlatırsanız, rakip skor üstünlüğünü aldıktan sonra atı alan Üsküdar'ı geçmiş olur. Barış da formsuz, Sane de. Bu yüzden kalitesiyle Leao, 11 başlamayı hak ediyor.
LEVENT TÜZEMEN: Takımda Osimhen'in yerini dolduracak kimse yok. Takım arkadaşları Nijeryalı golcüye göre oynamaya alıştılar. Osimhen ve Torreira sınıfın en çalışkanları, diğerleri de onların etinden sütünden faydalanıyorlardı. Osimhen sakatlandı, Başakşehir maçında oyundan çıktı, klasik bir tabirle şapka düştü kel göründü! Sporting deplasmanında eğer G.Saray, rakibine geniş alan verirse ağır bir yenilgi alır. Okan Buruk, tıpkı İstanbul'daki Liverpool maçlarındaki gibi takımına kompakt oyunu tekrar uygulatmalı. Eğer Portekiz ekibi, geniş alan bulamazsa hızlı hücumlara kalkamaz ama G.Saray, kompakt oyun içinde rakibini karşılamayı başarırsa Leao, Barış, Yunus gibi hızlı isimlerle hücuma çabuk çıkar.
AHMET ÇAKAR: Osimhen'in sakatlığı G.Saray için büyük bir dezavantaj. Osimhen, Türkiye liginde hiçbir takımda olmadığı kadar G.Saray'da önemli bir yer işgal ediyor. Takımın çok şeyi. Osimhen'in kaybı önümüzdeki birkaç maç için büyük handikap. Peki Okan Buruk ne yapabilir? Elinde Barış Alper var, Deniz Gül var, belki de o mevkide Leao'yu bile deneyebilir. Ama tabii ki hiçbiri Osimhen gibi olamaz. Herhalde en uçta Barış Alper ile başlayacak. Milli Takım ve G.Saray'da da daha önce oynamışlığı var ama o da formsuz. Sanki daha tatilden dönmemiş gibi bir performans sergiliyor.
ÖMER ÜRÜNDÜL: Osimhen, G.Saray için çok önemli bir oyuncu ama eğer büyük takımsan bir oyuncuya endeksli olmak bana göre yanlış bir düşünce. Okan Buruk, Sporting maçının taktik planını hazırlamıştır. Yalnız unutmamak gerekir ki Avrupa kulvarı bizim her takımımız için zordur. Sporting de bilhassa kendi sahasında ciddi bir tehlike. Bakalım nasıl bir maç gelişecek, ben de merakla bekliyorum.

HÜSEYİN ÇİMŞİR TAKIMA ENERJİ KATTI
MURAT ÖZBOSTAN: Trabzonspor'un Gençlerbirliği karşısındaki 5-0'lık farklı galibiyeti, Hüseyin Çimşir yönetimindeki bordo-mavililer adına nasıl bir mesaj verdi?
BÜLENT TİMURLENK: 5 golle kazanınca ne Hüseyin hoca büyük teknik adam oluyor ne de Ferencvaros'tan fark yiyince Fatih Tekke kötü teknik adam. Trabzonspor için tek bir gerçek var, bordo-mavili takım teknik direktör arıyor ve o zaman dilimi içinde Şenol Güneş evinde oturuyorsa o takımın teknik direktörü Şenol Güneş olur.
LEVENT TÜZEMEN: Hüseyin Çimşir, camianın bir evladı ve genç jenerasyon teknik direktörlerin içinde yer alıyor. Hüseyin hoca, camianın yapısını iyi biliyor. Genç ve taze bir beyin olarak Trabzonspor'a ciddi katkılar sağlar. Farklı galibiyet, Trabzon'a sadece moral olmayıp Hüseyin hoca için de itici bir güç yaratacaktır. Ayrıca maçtan sonra bazı oyuncuların Hüseyin hocaya yaptığı övgüler, bence çok değerli.
AHMET ÇAKAR: Takım G.Birliği karşısında kendine geldi, silkelendi. Onuachu gollerini attı ve tüm bunlar Hüseyin Çimşir'in ilk maçında oldu. Bence yapılacak şey, Konya ve G.Saray maçlarını bekleyip bu karşılaşmalara Çimşir ile çıkmaktır. Ondan sonrasına hep beraber bakarız.
ÖMER ÜRÜNDÜL: Arka arkaya olumsuz sonuçlar alınınca doğal olarak futbolcuların patlama savaşına dönüştü bu maç. Bunu da G.Birliği karşısında yaptılar. Ama G.Birliği'ni farklı yendi diye her şey yoluna girdi demek kesinlikle mümkün değil. Bu hafta sıfır puanlı Konya ile bir deplasman maçı var. Bu maç da birçok açıdan önemli. Trabzonspor için sağlıklı yorum yapabilmemiz için biraz daha beklememiz gerekiyor.

OYUNCULARINI ŞIMARTMADI!
MURAT ÖZBOSTAN: Beşiktaş'ın Kadıköy'de Fenerbahçe'yi mağlup ederek aldığı bu kritik galibiyet, siyah-beyazlılar açısından ne ifade ediyor?
BÜLENT TİMURLENK: İtaliano, çok çalışkan, çok iyi idman planı olan ve rakip analize çok kafa patlatan bir teknik adam. Elbette sahada Trossard harika işler yaptı, orta sahası iyi savaştı ama Kadıköy'deki derbi zaferi, İtaliano imzalıdır. Bir takım için hocaya inanmak, güvenmek en mühimi. Sadece sevmekle değil saygı duymakla da başlar bu iş. Bence Beşiktaş'taki teknik adam-futbolcu ilişkisi budur ve geleceğe elbette umutla bakabilirler.
LEVENT TÜZEMEN: İtaliano ile sezona giren Beşiktaş, önce İtalyan hocadan güçlü savunma yapmasını öğrendi, fizik olarak çok gelişti. 'Sezon hazırlığındayız' bahanesine sığınmadan her maç üstüne koya koya takım olma yolunda adımlar attı. Neredeyse her maça bir yeni transfer yetişti. İtaliano kazanılan maçlardan sonra oyuncularını şımartmadı, daha iyi oyun beklediğini sık sık vurguladı. İtaliano ve oyuncular arasında mükemmel bir uyum yakalandı ve Beşiktaş altını çiziyorum, uzun yıllar sonra takım ruhunu yakaladı.
AHMET ÇAKAR: Beşiktaş için Kadıköy galibiyeti çok ama çok şey ifade ediyor. Gol dahil neredeyse hiç pozisyon vermeden kazandılar. Bu tablo, camiayı kenetler ve 'Bu sene o sene galiba' dedirtir.
ÖMER ÜRÜNDÜL: Futboldaki görüşüm, bir takımın öncelikle bir oyun düzeninin belli olması, bir de atletik oyunculardan kurulu olması. İtaliano iki önemli konuda da bugüne kadar başarı sağladı. Zaten derbideki galibiyetten çok bence deplasmandaki akıcı oyun önemliydi. Beşiktaş'ı bu sene iyi günler beklediğini söyleyebilirim.