SON DAKİKA… İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen uyuşturucu soruşturma kapsamında gözaltına alınan Habertürk'ün eski genel yayın yönetmeni Mehmet Akif Ersoy tutuklandı. Öyle ki Habertürk eski spikeri Nur Köşker, kanalda çalıştığı dönemde Mehmet Akif Ersoy tarafından tacize uğradığını anlattı.

Ersoy'un kendisine "Endamını masanın arkasına saklanmışlar yönetmene söyle LED'in önüne geç" şeklinde mesaj göndererek bacaklarını göstermesini istediğini söyleyen Köşker, "Bu adam yüzünden ülkeyi terk ettim ABD'ye yerleştim" ifadelerini kullandı.

Mehmet Akif Ersoy ise verdiği ek ifadede Nur Köşker'in iddialarını yalanladı. Nur Köşker'in iddialarını husumetten kaynaklı olduğunu söyleyen Mehmet Akif Ersoy, "Nur Köşker saçma hareketlerde bulunduğu için kanaldan kovulmuştur. Bu yüzden bize husumet beslemektedir. Habertürk'ün asansörlerinde 7/24 kamera kayıttadır. Beyanları iftiradır ve asılsızdır. Daha önce de çalıştığı bir kanalda buna benzer bir iftirayla davaya konu olmuşlar diye duydum. Genel yayın yönetmeni olmadan önce arkadaş olarak mesajlaşmış olabilirim ancak genel yayın yönetmeni olduktan sonra hiçbir şekilde mesajlaşmadım" savunması yaptı.

"İNSAN KAYNAKLARI MÜDÜRÜ'NÜ ARAYIP..."
Nur Köşker, Mehmet Akif Ersoy'un bu iddialarını sosyal medyadan yanıtladı. "İstifa mı ettim, kovuldum mu; bunu öğrenmek zor değil. Dönemin İnsan Kaynakları Müdürü'ne sorulabilir" diyen Nur Köşker, Ersoy ile ilgili çok sert ifadeler kullandı:
Taciz iddialarını dile getiren bir kadını "kovulduğu için husumet beslemekle" suçlamak, bu ülkede maalesef çok tanıdık bir savunma refleksi.
İstifa mı ettim, kovuldum mu; bunu öğrenmek zor değil. Dönemin İnsan Kaynakları Müdürü'ne sorulabilir. Ayrıca İnsan Kaynakları Müdürü'nü arayıp, "Çalışmalarından çok memnunuz fakat kendisine bir pozisyon değişikliği önerdik, kabul etmediği için istifa etmek istiyor. Bir türlü ikna edemedik" diyenin kim olduğu da rahatlıkla teyit edilebilir.

"KENDİMİ KORUMAK ADINA İSTİFA ETTİM"
Eğer "saçma sapan hareketler" yaptığım iddia ediliyorsa, şu soru kaçınılmazdır: Böyle biri neden uzun süre kanalda tutuldu, neden ana haber sundu? Unutulmamalıdır ki Habertürk'e girişim bir kadın yönetici aracılığıyla olmuştur. Sorun, sektörde birçok kadına yönelik tacizleri herkesçe bilinen bu kişinin genel yayın yönetmeni yapılmasıyla başlamış; benim açımdan süreç, kendimi korumak adına verdiğim istifa kararıyla sona ermiştir. Anlamak isteyene bu cümleler çok şey ifade eder.

Habertürk markasıyla en ufak bir husumetim yoktur. Aksine, severek çalıştığım ve emeğimi verdiğim bir kurumdur. Bir spikerin çalıştığı kanalla nasıl bir husumeti olabilir, gerçekten sormak gerekir. Şu sorunun da cevabı verilmelidir:
Madem mesele benim davranışlarımdı, aynı dönemde başka deneyimli kadın spikerlerin de kanaldan uzaklaştırılmasını nasıl açıklıyorsunuz? Bu kişiler de mi "saçma sapan hareketler" yapıyordu, yoksa ekranda gönül hikâyeleri baz alınarak yapılan başka tercihlere alan açma iradesi mi vardı?

Örneğin; televizyonculuk geçmişi bulunmayan, ekran deneyimi olmayan, mesleki formasyonu bambaşka bir alana ait bir ismin, sıfır yayın tecrübesiyle ülkenin en köklü haber ekranlarından birinde yer bulması hangi editoryal ölçütle açıklanabilir?
Eğer sorun liyakatse, bu tabloyu kamuoyuna mantıklı bir şekilde anlatmak zorundasınız. Eğer mesele başka dinamiklerse, o zaman da konuyu "husumet" diyerek geçiştiremezsiniz.