Z kuşağı için iletişimde hız oldukça önemli bir faktör. Konuya ilişkin SABAH'a değerlendirmede bulunan Klinik Psikolog Levent Erdem, gençlerin hızlı geri dönüş alamadıklarında kırılıp uzaklaştıklarını belirtti. Erdem, "Bu iletişim daha çok mesajlaşma şeklinde oluyor. Emojiler, çıkartmalar, kendilerine özgü kısaltmalar iletişimlerinin önemli ögeleri. Aynı anda birçok kanalı ve sosyal medya platformunu kullanıyorlar. Bu, onlar için çok doğal." dedi.
ODAKLANMA SORUNU YAŞIYORLAR
Dijital çağın bir yandan Z kuşağının iletişim becerilerini güçlendirirken diğer yandan bazı zorluklar getirdiğini belirten Erdem, "Çok hızlı bir etkileşim ve yaşam döngüsü içinde olan bu nesil, odaklanma ve sabırsızlık sorunu yaşıyor. Sanal etkileşimin sonucu olarak yüz yüze iletişimde sorun yaşıyorlar ve beden dilinin önemini anlamaları güçleşiyor." ifadelerini kullandı.
"SENİ ANLIYORUM" DEMEK ÖNEMLİ
Z kuşağı ile sağlıklı bir iletişim kurmak için tavsiyelerde bulunan Erdem, şu ifadeleri kullandı: " Anne ve baba olarak onları tanımak ve onlarla iletişim kurmanın yollarını keşfetmek gerek. Dinlenmek ve yargılanmamak onların temel beklentisi. Anne babaların bu beklentiden çoğunlukla habersiz olması ve Z kuşağının beklentilerinin karşılanmaması, anne baba ve çocuk üçgenindeki iletişim ve duygusal bağ konularında sorun yaşanmasına neden oluyor. Eleştirmek yerine, dinlemek çok önemli. Onlara 'Seni anlıyorum, bunu neden hissettiğini anlatabilir misin? ' gibi sorular yöneltmek güven oluşturur."
DAYATMACI TUTUM İLETİŞİMİ KOPARIR
Anne babalara teknolojiyi öğrenmelerini öneren Erdem, " Sosyal medya, oyunlar ve popüler platformlar hakkında bilgi sahibi olmak, onların dünyasına dahil olmanızı sağlar. Bu da bağ kurmayı güçlendirir. İlgi alanlarına dahil olun; birlikte oyun oynayın, video izleyin veya müzik üzerine sohbet edin. Ortak aktiviteler bağları güçlendirir. Kuralları net belirleyin ama esneklik de sağlayın. Katı ve dayatmacı tutum, iletişimi büyük olasılıkla koparacaktır. Empati ve saygıyı öne çıkarın. Duygularını küçümsemek yerine; 'Bunu hissetmen çok normal.' gibi ifadelerle duygularını onaylayın. Unutmayın, onlar sizin yaşadığınızdan çok faklı bir dünyaya doğdu ve farklı yaşamsal alışkanlıklar edindiler. "
"DİJİTAL DÜNYAYI KÜÇÜMSEMEK ONLARI ANLAMAMAK DEMEK"
Z kuşağıyla iletişim kuran anne babaların çoğunlukla konuya kendi açılarından bakmalarından kaynaklandığını belirten Erdem, "Her davranışlarını denetlemek, onların geri çekilmesine neden olur. Konuşmanın sadece ebeveyn tarafından yapılması, gençlerin dinlenmediğini hissetmesine yol açar. Dijital dünyayı küçümsemek, onların yaşam alanlarını anlamamak anlamına gelir. Katı kurallar ve sınırlı özgürlük, çatışmayı artırır. Gençlerin hislerini önemsememek, iletişim bağını zayıflatır. 'Benim zamanımda böyleydi.' gibi ifadeler, kuşaklar arası uçurumu derinleştirir." şeklinde konuştu.
İŞTE Z KUŞAĞININ BEKLENTİLERİ
Erdem, Z kuşağının beklentilerini şu şekilde sıraladı:
Saygı ve anlaşılma: Onların temel beklentisidir, yargılanmamak ve dinlenilmek.
Samimiyet: Resmi ve mesafeli ilişkiler yerine, içten bir iletişim ararlar.
Hızlı geri dönüş: Özellikle mesajlaşmalarda anlık cevap beklerler; uzun süre yanıt alamamak, uzaklaşmalarına yol açabilir.
Özgürlük ve sınırlar: Hem kendi alanlarına sahip olmak isterler hem de net sınırları olan bir rehber görmek.
Duygusal destek: Hislerine değer verildiğini görmek, güven duygularını pekiştirir.