Türkiye'nin en iyi haber sitesi
NİHAT HATİPOĞLU

İnkâr ve tenkitle şöhret bulmak

Meşhur hikayedir. Duymuşsunuzdur. Ben tekrar edeyim.
Kısaltarak ve gazete sayfasına uyarlayarak.
Köyün birinde gariban, kendi halinde, etkisiz, yetkisiz bir adam varmış. Bu adamın eşi ise; çok hırslı bir hanımmış. Bir gün kocasına demiş ki, köyün bütün erkekleri bir özelliğiyle konuşuluyor. Bir sen varsın bir işe yaramayan, sünepe olan. Ne et, bul köyde kendinden bahsettir. Adam çaresiz. Ne yapsın ki! Elinden bir şey gelmiyor. Bir özelliği de yok.
Düşünür taşınır. Nihayet çaresini bulur.
Sabah köyün bütün gençleri çeşme başına su almaya giderlermiş.
Bizim etkisiz adamımız da çeşme başına gider.
İnsanlar su almaya çeşme başına yaklaşmışken adam çeşmeye küçük abdestini bozar. Gören hakaret eder, laf atar, lanetler.
Gün boyunca bütün köy bu etkisiz ve gariban adamı konuşurlar. Eşinin istediği olur. Olur ama, hayırlı, onurlu, şerefli ve muteber bir şöhret olmaz bu şöhret.
Dinin temel kabullerini inkara yönelmiş kişilerdeki bu 'halif tu'raf'- muhalefet et, şöhreti yakala metodu onlara onurlu bir gelecek sunmaz.
Hem vicdanda, hem halk ve hak nazarında onları sadece küçük düşürür. Bu sadece din alanında değil elbette. Her meslek erbabı hakkında geçerlidir.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA