Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Kalpleri kazanmak, düşmanlıkları azaltmak için Hz.
Peygamber (s.a.v.) zaman zaman beklenmedik hamleler yapardı. Böylece düşmanlarının hamlelerini boşa çıkarır, kırgınlıkları azaltır ve önünü açardı.
Bu hamlelerin en önemlilerinden birisi Mekke'nin fethinde aldığı "genel af" kararıydı. Mekke fethedilmiş, Kabe putlardan arındırılmış ve genel hakimiyet sağlanmıştı.
Şimdi sıra gönülleri sarmaya, hakimiyeti perçinlemeye, yoldaki kalıntıları temizlemeye gelmişti.
Fetihten sonra genel bir konuşma yaptı.
Etrafında en güvendiği, menfaat için değil iman ve samimiyet için yanında yer alan arkadaşları vardı.
Ezcümle şöyle konuştu: 'Mekkeliler. Şimdi sizin hakkınızda nasıl bir karar vermemi bekliyorsunuz?' Bu soru önemliydi. Çünkü Mekkeliler O'nu doğduğu şehirden çıkardılar. O'nu infaz kararı verdiler.
En sevdiklerinin ölümüne yol açtılar. Malına, mülküne, özgürlüğüne, konuşma hakkına el koydular.
Şimdi ise suyun akışı değişti. Dünün putperestleri şimdi O'nun vereceği karara göre ya ölüp gidecekler veya yaşamaya devam edeceklerdi.
Mekkeliler korku ve endişe içindeydiler. Öte yanda O'nun eşsiz merhamet ve affediciliğini de biliyorlardı. Şöyle dediler: Bizler vereceğin her karara boyun eğeceğiz. Sen, adil karar verirsin. Eğer bizim ölüm kararımızı verirsen bu senin hakkındır. Yok bizi affedersen bu senin şerefindir.
O (s.a.v.) şöyle buyurdu: Siz ve ben Hz. Yusuf ve kardeşleri gibiyiz. Yusuf'un kardeşleri O'nu nasıl sıkıntıya soktularsa siz de beni sıkıntıya soktunuz.
Hicrete zorladınız. Ben bugün sizden intikam almayacağım! Yusuf'un kendini kuyuya atan kardeşlerine dediğini söyleyeceğim size: "Bugün size kınama yoktur. Gidin, hepiniz özgürsünüz!" Bu af, müşriklere verilen bir aftı. Hakikaten de öyle yaptı. Kılıcını sıyırmadı. İnfaz etmedi.
Kimseyi. Kimsenin öldürülmesine de müsaade etmedi.
Düne kadar, O'na kin, nefret ve düşmanlık içinde olanlar pişmanlık ve utancı içinde yanına geldiler. İnsanlar birbirlerini tepelercesine eline yapıştılar. Müslüman oldular, tevbe ettiler, gönülden af dilediler.
Şair O'nun bu halini anlatırken:
"İza afevte fe ente kadirün müktedirun": "Sen affederken insanları muktedir bir iktidardın." Yani yapabileceğin her şeyi yapabilecekken insanları affettin. Zira güçlüler affeder. Zayıflar affedilir.
Efendimiz bu genel affıyla hem düşmanı azalttı, hem gönülleri fethetti ve hem de kumpasların yolunu kapattı.
"El-Afuvv" sıfatlarındandır. O, Yüce Rabbimiz engin şefkatiyle affederken, kulların da birbirlerine rahmet nazarıyla bakmaları gerekir.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN