Türkiye'nin en iyi haber sitesi

16 üniversiteye yeni rektörler atandığını duyunca, tabii ki ilk baktığım kaçının kadın olduğuydu. Ben eşitlikten yanayım. Kadının yapamayacağı hiç bir şey yok. Kadın erkek eşitliği mücadelesine destek vermek için bu köşede her fırsatta yazıyorum, kadınların hak ettiği yerlere gelmesi için elimden gelen tüm desteği veriyorum. Tabii ki bu yol çok çetrefilli, çok zor. Kolay olmuyor. Nitekim 16 rektör arasında sadece iki muhteşem kadın rektör var.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın imzasıyla 'de yayımlanan kararla ataması yapılan rektörler arasında Akdeniz Üniversitesi Rektörlüğü'ne atanan Prof. Dr. Özlenen Özkan'ın ve Çukurova Üniversitesi'ne atanan Prof. Dr. Meryem Tuncel'in isimlerini görünce yine de çok sevindim.
Özkan hocayı, Türkiye'de ilk yüz nakli ameliyatını gerçekleştiren eşi Prof. Dr. Ömer Özkan ile birlikte hatırlıyorum, çünkü çok fazla haberleri yapıldı. Ancak hocanın aynı zamanda Türkiye'de ilk kadavradan Rahim nakli yapan isim olduğunu bilmiyordum, bu vesile ile öğrendim. Düşünün ki 38 yıl önce kurulmuş ve tarihinde ilk kadın rektöre kavuşması bugünlere kadar kısmet olmamış.
İki hocanın meslekte neler yaptıklarını araştırırken, Prof. Dr. 'in hikayesine ayrı bir vuruldum. Kadın isteyince neler neler başarıyor. Tuncel, bu göreve atanırken, sürdürmekte olduğu ABD'de Teksas Üniversitesi Tıp Fakültesi Nefroloji Anabilim Dalı Başkanlığı görevini bırakmış belli ki. Üstelik bu üniversitede görev yaparken, dalında mükemmelliği yakalamış profesörlere verilen çok prestijli bir ödülün, 'Endowed Chair' in de sahibi olmuş.
Bu ödülü aldıktan hemen sonra memleketi Adana'ya gelmiş, 10 Temmuz'da da gazetecilerle sohbet etmiş ve "Türkiye çok değerli beyinlerini artık yurtdışına kaçırmamalı, onları bir takım teşviklerle ülkemizde tutmalı" diyerek, Türkiye'ye dönme özlemini de dile getirmiş. Şimdi bu dileği kabul oldu. Ne güzel!
Öğreniyorum ki liseyi birincilikle bitiren, ardından Tıp Fakültesi'ni 'yıldız öğrenci' olarak tamamlayan Tuncel Hoca, ABD'de dahiliye ve böbrek hastalıkları dallarında ihtisas yapmış, ardından Connecticut Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde doktor yetiştirmiş ve sonra da Teksas Tech Üniversitesi Tıp Fakültesi Anabilim Dalı Başkanı olmuş.
Prof. Meryem Tuncel, Adana'da verdiği röportajda, "Türkiye çok değerli beyinlerini artık yurtdışına kaçırmamalı, onları bir takım teşviklerle ülkemizde tutmalı. Beyin göçü önlendiğinde Türkiye'nin yarınlarının dünden ve bugünden çok daha iyi olacağına inanıyorum" diyor. Son yıllarda yurtdışına giden kıymetli öğrencilerin sayılarında artış var. Şimdi pandemi nedeniyle bu gidişler duraksasa da ilk fırsatta yine gideceklerini biliyorum. Türkiye, yetenekli insanlarını elinde tutmak için Tuncel hocanın söylediği gibi teşvik vermeli, onlara kıymetli olduğunu göstermeli artık. Ne kadınlar ne de gençler fırsatı yurtdışında aramamalı.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA