Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Yüzyılda bir karşımıza çıkabilecek bir salgınla alt üst olmuş olabiliriz. Rutinimizi kaybetmiş, sevdiklerimizle daha az görüşüp, evlere kapanmış da olabiliriz ama her karanlığın sonu aydınlığa çıkıyor.
Ben bu köşede umudumuzu yeşerten, vazgeçmemek için ne çok sebebimiz olduğunu gösteren güzel hikayeleri, ekonominin baş aktörlerinin yanı sıra gençlerin cesaret veren girişimleri sıklıkla dile getiriyorum.
Ve her zaman inanıyorum ki bir ülkenin ekonomisi kadar hatta ondan daha önemli olan kültür ve sanat hayadır. Orayı yeşerttiğimiz zaman daha mutlu insanların yaşadığı bir ülke olacağız, üstelik ekonomimize çarpan etkisiyle büyük katkıda yapılmış olacak. Mesela devlet tiyatroları kadar özel tiyatroların da ne kadar kıymetli olduğunu, daha kurulduğu ilk günden beri tutkuyla takip ettiğim DOT Tiyatro'un var olma mücadelesinde ve de izleyen on binlerce kişi de bıraktığı güzel izlerde hep gördüm.
2020'de Kayon Alışveriş Merkezi'ndeki salonlarını devretmek zorunda kalan DOT Tiyatro'nun tiyatro yapmaya devam etmesi için yeni bir mekan arayışında olduğunu biliyordum. Gel gör ki devletten çok az destek bulan özel tiyatroların sadece bilet fiyatlarıyla tüm masrafları karşılamalarının zor olduğu da aşikardı. Ne de olsa onlar daha küçük gruplara tiyatro yapıyorlar ve de haliyle maliyetler hep zorlayıcı oluyordu. Bir de üstüne salgın gelince tiyatroda kapılar sanki uzun bir süre açılamayacak gibi göründü hepimize.
Derken güzel ama çok güzel haber DOT Tiyatro'nin kurucularından Özlem ve Murat Daltaban'dan gelmekte gecekmedi.
, bu güzel müjdeyi geçen hafta başı Twitter hesabından, "En başa dönmeye karar verdik. Müjdemizi veriyorum. DOTormanda'yı eylül ayında yavaş yavaş açıyoruz. Kapalı mekandan sıkıldık, ormanda yapacağız tiyatroyu" diyerek duyurdu. Özlem Daltaban da "Bu sefer ormana misafirliğe gidiyoruz. Basit, sakin, sessiz alana doğru, açık hava, bol sanat" diyerek Kemerburgaz Kent Ormanı'nda İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile anlaşarak bir yer yer edindiklerini ve tiyatroyu ormanda hayata geçirmek üzere çalışmalara başladıklarını duyurdu.
Bundan daha güzel, iç açan bir haber olamaz. Alman ozan, düşünür, romancı ve doğabilimci Goethe, "İnsan her gün biraz müzik dinlemeli, biraz şiir okumalı, güzel bir resim görmelidir ki dünyevi kaygılar, Allah'ın yarattığı insan ruhuna aşıladığı güzel duygusunu silip, yok etmesin" demiş. Özeti bu aslında. Yaşadığımız salgın günleri, karantinada geçen zamanlar hepimizde küçük büyük tahribatlar yarattı. En iyi tedavi kültür ve sanattan geçiyor. Hepimiz destek olmalı ve hepimiz vakit ayırmalıyız.
İyi ki sanat var!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA