Devlet Bakanı Ali Babacan, Türkiye'nin 2 yıla yakın bir süredir karara bağlayamadığı IMF anlaşmasıyla ilgili olarak "31 Aralık 2009 itibariyle taraflar anlaştı. Hiçbir pürüz yok. Şimdi son güncellemelerle verileri yeniden gözden geçiriyoruz. Sabırlıyız, acelemiz yok" dedi. 2011'den itibaren geçileceğini açıkladığı Mali Kural'ı da seçim ekonomisini engelleyecek bir düzenleme olacağını söyledi. 20 gazetenin ekonomi temsilcisiyle bir araya gelen Babacan, İstanbul'da Başbakanlık Çalışma Ofisi'ndeki 3 saate yakın süren toplantıda, merak edilen soruları yanıtladı ve kendi perspektifinden ekonominin manzarasını anlattı. Buluşmanın en çok konuşulan iki maddesi; Mali Kural ve IMF oldu. Önce IMF'den başlayalım. "Krizin en derin döneminde anlaşma yapsaydık Türkiye zora düştü IMF ile anlaşmak zorunda kaldı denirdi" diyen Babacan bugün kredi derecelendirme kuruluşu Standard&Poor's'un bile "IMF ile anlaşma olsa da olur" diyecek noktaya geldiğini söyledi. Babacan'ın IMF ile söylediği en dikkati çeken konu ise tüm pürüzlerin çözüldüğüne ilişkin değerlendirmesiydi. Türkiye'nin IMF ile imzaladığı son stand-by 10 Mayıs 2008'de doldu. İki yıla yakın süredir ne olacağı belli değil. Kesin bir tarih koyulmamakla birlikte bu süreye kadar bir sonuç çıkması bekleniyor. Bazıları daha önce de açıklansa da önceki gece Babacan'ın konuyla ilgili anlattıklarından not aldıklarımız şöyle:
VERİLERİ GÜNCELLİYORUZ

IMF ile bir anlaşma imzalanıp imzalanmayacağı henüz belli değil.

Miktar masada konuşulacak en son konu. nTürkiye'de yapılan IMF-Dünya Bankası yıllık toplantıları sırasında IMF ile uygulanacak programın büyümeyi destekleme programı olması konusunda karar verildi.

IMF ile 31 Aralık 2009 itibariyle tüm konuları çözdük. Ancak bu dönem zarfında projeksiyonları yeniledik. IMF, Dünya Bankası, OECD gibi kurumlardan henüz açıklanmayan ancak üzerinde çalıştıkları son ekonomik tahminlerini istedik ve projeksiyonları tekrar gözden geçiriyoruz. Onlar da biz de bu güncellenen verilere bakacağız. Sabırlıyız, acelemiz yok.

IMF parası nasıl kullanılacak merak edilen konu. Kamu ve özel sektör önümüzdeki 12 ay içinde 100 milyar dolarlık borç geri ödemesi var. Bizim rezervlerimiz diğer ülkelerle kıyaslandığında düşük kalıyor. Gelen para Merkez Bankası rezervlerine gidecek. Bir de Hazine'nin iç borç çevirme oranı yüzde 103-104'lerde. Borç geri çevirmede kimsenin şüphesi yok. Ama Hazine'nin borçlanması için bir miktar aktarım olursa piyasada bir miktar para kalması da sağlanacak.
1- IMF ile anlaşmanın 2 yıl olacağı kesin. Bu konjonktürde 3 yıl uzun, 1 yıl çok kısa. 2011 seçimlerinin ardından IMF ile yola devam kararını yeni hükümet verir.
2- Büyük bankalara mevduat sınırı koyulması için tedbir alınsın demedik. ABD'deki gibi bizde de konu 'tartışılabilir' dedik.
3- Muhalefetle randevu isteyip de görüşemediğimizi biliyoruz. Sonuçta mali kural Meclis'e gelecek ve orada tartışılılacak.
4- Son gelişmelerden endişe etmemeli. Gerçekçi demokrasiler böyle olur. Ancak tersinden korkun."
5- Kesin rakam değil ama hükümetin önerisi kabul edilirse Tekel işçilerinin maliyeti aylık 40 milyondan 10 milyon liralara düşecek.