X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER İstikrarsızlık dönemi bitti
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

İstikrarsızlık dönemi bitti

  • Giriş Tarihi: 30.11.2014
İstikrarsızlık dönemi bitti
İstikrarsızlık dönemi bitti

Başbakan Davutoğlu, Türkiye'nin kriz dönemlerinin AK Parti hükümetleriyle sona erdiğini söyledi. Davutoğlu, halktan tekrar tekrar meşruiyet gücü alan bir dönemin yaşandığını belirterek, "Dolayısıyla Türkiye'de kriz ve istikrarsızlık dönemi bitti" dedi

Başbakan Ahmet Davutoğlu, 28 Şubat şartlarından bugüne, 12 yıldır birçok vesileyle halktan tekrar tekrar meşruiyet gücü alan, demokrasiyi güçlendiren bir siyasi istikrar dönemi yaşandığını söyledi. Davutoğlu, "Dolayısıyla artık 90'lı yılların siyasi istikrarsızlıklar içindeki, ekonomik kriz yaşayan, dünyaya kapalı Türkiye'sinin yerine, şimdi siyasi istikrar, ekonomik kalkınma ve küresel ekonomiyle entegre olmuş yeni bir Türkiye anlayışı ikâme etmiştir" dedi.

DARBE YILLARI

15. MÜSİAD Uluslararası Fuarı'nın gala programında konuşan Davutoğlu, MÜSİAD Fuarı ile alakalı olarak 1996'da "Benzer düşünceye, benzer vizyona sahip farklı ülkelerden işadamlarını bir salonda, bir toplantıda bir araya getirilip, gelecek planlaması yapılabilir mi?" konusunda detaylı görüşme yaptıklarını, teorik bir çerçeve hazırladıklarını, sloganlar tespit ettiklerini anlattı. Uluslararası fuar kararının 1999'da alındığını hatırlatan Davutoğlu, "1996'da, 'eski Türkiye'de, heyecanla başlayan o çalışmalar 1999'da karamsarlığa bürünmüştü. Çünkü Türk demokrasisi büyük darbe yemişti" diye konuştu.

YENİ TÜRKİYE FARKLI

Davutoğlu, 3 özelliğin, o dönemlerle şimdi arasındaki, 'yeni Türkiye' ile 'eski Türkiye' arasındaki farkı ortaya koyduğunu dile getirerek, şöyle devam etti: "O yıllarda işadamlarımız, derneklerimiz gelecek vizyonu geliştirmekte ciddi sıkıntılar yaşıyorlardı. Bir 28 Şubat tecrübesi yaşanmıştı. O yıllar iş dünyasının 'şu veya bu ideolojiye mensup' diye ayrıştırıldığı ve siyasi istikrarın ciddi darbe yediği, millet ile devlet arasındaki uçurum haline gelmiş, derinleşmiş problemlerin yaşandığı, iç tehdit tanımlamasının hayatın her aşamasına sirayet ettiği yıllardı. Şimdi o günden bugüne değişimi yine bu 3 eksende tanımlayabiliriz. 28 Şubat şartlarından bugüne, halktan tekrar tekrar meşruiyet gücü alan, demokrasiyi güçlendiren siyasi istikrar dönemi yaşıyoruz." O yıllarla bu yıllar arasındaki temel farkın, devletin milli kaynakları kullanma ve milletten güç almaya dayalı siyaset anlayışı olduğunu vurgulayan Davutoğlu, "Artık Türk siyasetindeki en temel hususiyet, milletten gücünü alan iktidarın sağladığı siyasi istikrar olacak" diye konuştu.

MALİ DİSİPLİNE DEVAM EDECEĞİZ
Türkiye'nin 1 Aralık'tan itibaren G-20 dönem başkanlığını üstleneceğini hatırlatan Davutoğlu, MÜSİAD Uluslararası Fuarı ve İş Forumu'nun da bu kapsamda mahiyet değişimine ihtiyacı olduğunu dile getirdi. Davutoğlu, "Bazı ülkeler, talebi tekrar uyandırarak, ekonomik canlılığın önünü açmaya çalışırken, bazı ülkeler de enflasyonist baskıdan kaçınabilmek için daha sıkı politikalara politikalara yöneliyor. Biz, hem mali disipline ve sağlam finansal yapılara dayalı anti-enflasyonist politikaları yürütmek hem de ekonomilerde büyümeyi aynı anda gerçekleştirme perspektifini liderlerle paylaştık. Önümüzdeki dönemin temel konusu dönem başkanlığımızda bu olacak" şeklinde konuştu

"KALKINMAYI YÜZDE 6-7'LERE ÇEKECEĞİZ"
Türkiye'nin krizlere direncini daha da güçlendirmek için enflasyonun kontrol altında tutulmaya çalışılacağını kaydeden Davutoğlu, şöyle devam etti: "Dinamik nüfusun getirdiği ivmeyle ekonomik kalkınma rakamlarını tekrar yüzde 6-7'lere çekmenin mücadelesini vereceğiz. G-20 dönem başkanlığımızda birkaç önceliğimiz olacak. Birinci önceliğimiz; dünyanın en gelişmiş ekonomileriyle, G-20 ülkeleri arasında köprü oluşturacak birçok faaliyet yapmak. Bugün dünya ekonomisinin en önemli sorunlarından bir tanesi gelir adaletsizliğidir. Sadece enerji bağlamında dünya nüfusunun beşte biri elektrik enerjisinden mahrumdur."

OLPAK: AB-ABD ANLAŞMASI YÜZDE 2.5 REFAH KAYBETTİRECEK
MÜSİAD Başkanı Nail Olpak, Serbest Ticaret Anlaşması'nın AB-ABD ticaretine yıllık 120-200 milyar euro katkı sağlayacağını, Türkiye için ise yüzde 2.5'lik bir refah kaybına yol açacağını söyledi. Olpak, bu sürece Türkiye'nin de dahil edilmesini gerektiğini belirtti. Bunun sadece bir devlet meselesi olmaması, milletin de ikna edilmesi gerektiğini belirten Nail Olpak, "Yeni Türkiye" ifadesini telaffuz ettirenin, son 12 yılda kazanılan huzur, güven ve istikrar olduğunu anlatarak, başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Davutoğlu olmak üzere, bunu sağlayan siyasi iradeye teşekkür etti. Türkiye'de dönüşümün yaşandığını, barış, demokrasi ve özgürlük gibi kavramları dillerinden düşürmeyenlerin bu süreçte, nasıl bir direnç oluşturduklarının da izlendiğini aktaran Olpak, "Çözüm sürecine karşı kümelenen eli silahlı çetelerin ve onların sözcülerinin tertiplerine rağmen, 'Yeni Türkiye' idealinden asla vazgeçilmemelidir. MÜSİAD olarak biz, çözüm sürecine geleceğimiz için tarafız" ifadelerini kullandı.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.