X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Avrupa üyeliğine güçlü vurgu
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Avrupa üyeliğine güçlü vurgu

  • Giriş Tarihi: 8.12.2014 09:35
Avrupa üyeliğine güçlü vurgu
Avrupa üyeliğine güçlü vurgu

AB’ye Katılım için Ulusal Eylem Planı’nın II. Aşaması, Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Büyükelçi Volkan Bozkır tarafından 1 Aralık’ta kamuoyuna açıklandı.

İlknur Menlik / Sabah.com.tr

Planın birinci aşaması 30 Ekim'de yine Bakan Bozkır tarafından duyurulmuştu. Türkiye'nin Yeni Avrupa Birliği Stratejisi kapsamında hazırlanan ve iki aşamadan oluşan Eylem Planı, pek çok fasılda karşı karşıya kaldığı siyasi blokaja rağmen ülkemizin AB üyeliğine olan kararlılığına güçlü vurgu yapıyor. Bakanın deyişiyle "En güçlü mesajı AB'ye veriyoruz."

Planın birinci aşaması, müzakere fasıllarında Kasım 2014-Haziran 2015 döneminde; ikinci aşaması ise Haziran 2015-Haziran 2019 döneminde uyumlaştırılması öngörülen birincil ve ikincil mevzuat ile kurumsal yapılanma ve diğer çalışmaları içeriyor. Bu haliyle eylem planının, Avrupa Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker'in, önümüzdeki beş yıl boyunca AB'ye yeni bir üye katılmayacağı yönündeki söylemiyle paralellik arz ettiğini de bir dipnot olarak düşmek lazım. Avrupa Komisyonu'nun komşuluk politikaları ve genişleme müzakerelerinden sorumlu yeni üyesi Johannes Hahn, Juncker'in bu açıklamasının aday ülkelerden hiçbirinin 2019'a kadar üyeliğe hazır olmayacağı gerçeğini yansıttığını söylese de Türkiye özelinde müzakere sürecinin siyasi blokajlarla aksamasının da bir şekilde yanıt bulması lazım geldiğini düşünüyorum. Nitekim Bakan Bozkır da Ulusal Eylem Planlarının, müzakere sürecinde zaman kaybı yaşanmaması ve siyasi blokajlar kalktığı takdirde fasılların açılacak/kapatılacak noktaya gelmiş olması açısından önemli bir araç olduğunu vurguluyor. Örneğin; Tarım ve Kırsal Kalkınma ile Balıkçılık fasılları… Türkiye, Kıbrıs nedeniyle 2006 yılından bu yana siyasi blokajla karşı karşıya olan bu fasıllarda önemli ilerlemeler kaydetti. Ulusal Eylem Planı'nda bu fasıllarda yapılması öngörülenler de sıralanmış durumda.

Tarım ve Kırsal Kalkınma başlığında Haziran 2015'e kadar olan birinci eylem planı döneminde, her ikisi de Meclis'e sevk edilmiş olan Patent Haklarının Korunması Hakkında Kanun ile Şeker Kanunu'nun çıkarılması hedefleniyor. İkincil mevzuat olarak, 555 sayılı Coğrafi İşaretlerin Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnameye İlişkin Uygulama Yönetmeliği'nin çıkarılması; kurumsal yapılanma çalışmalarında da Türkiye'de Tarım İstatistikleri Sisteminin İyileştirilmesine Yönelik Strateji Belgesi'nin hazırlanması ile Ulusal Coğrafi İşaret Strateji Belgesi ve Eylem Planı'nın hazırlanması ve Avrupa Komisyonuna sunulması hedefleniyor.

Birinci planda Balıkçılık faslına ilişkin bir çalışma yer almazken; Gıda Güvenliği, Veterinerlik ve Bitki Sağlığı Faslında ikincil mevzuata ilişkin 20 yönetmeliğin yayımlanması, bunun yanı sıra Türkiye'nin hayvansal yan ürün işletmeleri de dâhil, hayvansal ürün işletmelerinin iyileştirilmesi için onaylanmış bir ulusal program sunmasını isteyen kapanış kriteri doğrultusunda hazırlanmış olan strateji belgesinin güncellenmesi hedefleniyor.

Ulusal Eylem Planı'nın II. Aşamasında bu fasıllara ilişkin olarak hedeflenenler ise özetle şöyle:

Tarım ve Kırsal Kalkınma Faslı kapsamında; tarımsal ürünlerde ortak bir piyasa düzeni kurulmasına ilişkin AB Tüzüğü'ne uyum amacıyla 2017 yılının ikinci dönemine kadar, Kooperatifler Kanunu, Tarımsal Üretici Birlikleri Kanunu, Sebze ve Meyveler ile Yeterli Arz ve Talep Derinliği Bulunan Diğer Malların Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'da değişiklik yapılacak.

Kurumsal Yapılanma kapsamında da, Tarımsal destekleme sisteminin Ortak Tarım Politikası ile uyumlaştırılmasına ilişkin etki analizi yapılması için idari ve teknik kapasitenin oluşturulması ile Ortak Piyasa Düzenlerine Uyum Stratejisi hazırlanması çalışmaları 2017 yılı II. Döneminde tamamlanacak. Çiftlik Muhasebe Veri Ağı (ÇMVA) Sistemi de, 2016 yılı I. Dönemine kadar tüm ülkeyi kapsayacak şekilde genişletilecek.

11 Aralık 2006 tarihli Genel İşler ve Dış İlişkiler Konseyi Kararı çerçevesinde askıya alınan, yani önünde siyasi blokaj bulunan fasıllardan biri olan Balıkçılık faslında ise 2016 yılının ilk döneminde Su Ürünleri Kanunu'nun yayınlanması planlanıyor. Balıkçılık Faslı kapsamında 1380 sayılı Su Ürünleri Kanunu'nda 2016'nın II. Döneminde yapılacak değişiklikle AB ile uyumlu yasal bir çerçeve oluşturulacak. İkincil Mevzuat olarak da Su Ürünleri Yönetmeliği ile Su Ürünleri Yetiştiriciliği Yönetmeliği çıkartılacak.

Kurumsal yapılanma kapsamında da, Balıkçılık yönetimi için strateji belgesi hazırlanacak, İnternet tabanlı (uydu destekli) balık stoklarını, ekosistem ve balıkçılık faaliyetlerini izleme merkezi (UBSİBİM) kurulacak, Balıkçılık alanında bilimsel teknik ve ekonomik değerlendirmeler yapacak ve tavsiye verecek bir ulusal komisyon kurulacak.

2010 yılında müzakereye açılan Gıda Güvenliği, Veterinerlik ve Bitki Sağlığı Faslı'nın kapanış kriterlerine yer verilen planın ikinci aşamasında, ikincil mevzuat olarak çok sayıda yönetmelik ve tebliğ çıkartılması ile yürürlükteki mevzuatta yapılacak değişiklikler takvime bağlanıyor. Fasıl kapsamında yapılacak kurumsal yapılanma ve diğer çalışmalar da şöyle sıralanıyor:

"Onaylanmış hayvansal ürün işleyen işletmelerin izlenmesine dair bir sistem kurulması (2016 II. Dönem),
Çiğ süt kalitesinin artırılmasına yönelik çiğ süt eylem planının hazırlanması (2015 II. Dönem),
Veteriner Hizmetleri Stratejisi'nin hazırlanması (2016 I. Dönem),
Risk değerlendirmede kullanılacak verilerin toplanmasına ilişkin kapasite oluşturulması (2017 II. Dönem),
Risk İletişim Stratejisi'nin hazırlanması (2017 II. Dönem),
Bitki Sağlığı sınır kontrol noktalarının AB kriterlerine uygun olarak teçhiz edilmesi (2017 II. Dönem),
Bitki sağlığı referans laboratuvarının kurulması (2017 II. Dönem),
Hayvansal yan ürün toplama ve muamele sisteminin kurulmasına yönelik stratejinin ve eylem planının hazırlanması (2016 I. Dönem)."

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.