X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Tasarım bir sorumluluktur
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Tasarım bir sorumluluktur

  • Giriş Tarihi: 22.4.2015 12:45
Tasarım bir sorumluluktur
Tasarım bir sorumluluktur

8 yaşında çanta tasarlamaya başlayan Ümit Ünal, son olarak Vakkoroma’larda satışa çıkan koleksiyonuyla konuşuluyor. Ünlü tasarımcı Türkiye’deki moda anlayışını eleştirel bir dille kaleme aldı.

ÜMİT ÜNAL

Tasarım bir sorumluluktur... Geçmişle, bugünle ve gerçekçi bir yarınla ilişki kurar. Topluma ve bireylere hizmet eden, onlara nitelik kazandıran bir sorumluluktur. Ayrıca derin bir araştırma gerektirir. Çünkü tasarım dünden ilham alır ve bugünle şekillenir. Tabii ki bu süreç yarından da bağımsız değil.

Ben bir tasarımcı olarak elime aldığım bir tekstil ürününü; kişiyi anlatmıyorsa, geçmişe dair bir yaşanmışlık bağı kurmuyorsa kafamda şekillendiremiyorum. Bu yüzden belki, şiddetli dozajdaki tasarımlar ilgimi çekmiyor. Oysa ülkemde genel olarak 'ben buradayım' diye bağıran ürünleri ya da genel trend olan parçalara ilgi gösterme eğilimi var. Bir tasarımcı olarak ne yazık ki ülkemin önceliklerinde, tasarımı doğru okuma durumu yok.

Bir tasarımcı olarak ben sessiz tasarımlar yapıyorum. Ancak görme yeteneği ve doğru okuma anlayışı gelişmiş bireylerin keşfetmek isteyeceği tasarımlar yapmak bana keyif veriyor. Ve dünya moda arenasında bu tarz çalışmaların daha büyük bir ilgiyle karşılandığını görüyorum.

Yine de Türkiye'de genel olarak tasarım algısında ileriye dönük bir gelişme olduğu düşüncesindeyim. Bizler yani şu anda 40'lı yaşlarını yaşayan tasarımcılar modayla ilgili çalışmalar yapmaya başladığımızda sektöre genel olarak couture moda markaları hakimdi. Ülkemiz de modanın daha az konuşulduğu bir ülkeydi o zamanlar. Bizler o dönemde yalın, abartısız ve daha genç çizgimizle dikkat çektik.

SOKAĞA YÖNELİK ÇİZGİLER

Ancak her adımda kendimizi, tasarım anlayışımız ve çizgimizi ispat etmemiz beklendi. Ben ve benim jenerasyonum yapılan yarışmalardaki başarılarımızla kendimizi ispat etmek zorunda kaldık. Yani yarışmak zorunda kaldık var olabilmek için. Yorucuydu. Ama kolay işaretlenir olduk. Beymen Academia Ödülü'nün ardından arka arkaya birçok yarışmaya katıldım ve kazandım. Bu sayede tanınır oldum. Tabii ki bunun profesyonel iş hayatında kolaylıkları oldu. Ancak şu an modayla ilgilenen genç tasarımcılara göre kendimizi ifade edebilmek için tasarım algımızı anlatabilmek için daha çok yorulmak zorunda kaldık.

1998 yılından bu yana kendi ismimi taşıyan markamla dünya moda arenasında sesimi duyuruyorum. Şimdi kardeşlerin yönetiminde giden bir moda şirketi Ümit Ünal... Birçok defile ve konsept sunumlar sonrası, defile ile sunum yapmaktan uzaklaştım. İlk başlarda Düsseldorf, Paris, Milano,Tokyo, Newyork ve Stokholm üzerinden satış ve sergilemeler yaptım.

Şu an ise daha çok sokağa yönelik, sokak ve yaşam için daha gerçek sunum ve sergilerle tasarımlarımı tanıtmayı tercih ediyorum. Paris Atmosphere ve sonrasında Tranoi koleksiyonlarımı tanıttığım en önemli noktalar haline geldi yıllar içinde.