X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Dev döner salonları açıyor
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Dev döner salonları açıyor

  • Giriş Tarihi: 30.4.2015
Dev döner salonları açıyor
Dev döner salonları açıyor

Dönerci Ali Usta'nın kurucusu Ali Özcan, döneri lokanta köşelerinden çıkarıp ona adeta iadeyi itibar kazandırdı. İşte günlük 3 kg'lık etle başlayan seyyar satıcılıktan tonlarca dönerin tüketildiği restoran zincirine dönüşünün muazzam hikayesi...

Öncelikle bu işe nasıl adım attınız? Şirketinizin kuruluş tarihi ve gelişim süreci hakkında bilgi verir misiniz? Ali Özcan: 1956 Malatya Hekimhan doğumluyum. 1965 babam İbrahim Özcan'ı kaybettik. Dokuz yaşında yetim kaldım. İki kardeşim ve annemle birlikte zor yıllar başlamıştı. Çalışmak zorundaydım. Amcamın desteğiyle Malatya şehir merkezine göç ettik. Dönemin en meşhur lokantalarından biri olan Sinan Lokantası'nda, dokuz yaşında çalışmaya başladım. Aynı zamanda okula gidiyordum. Bu şekilde Atatürk Ortaokulu'nu tamamlayabildim.

İstanbul'a ne zaman geldiniz? Buradaki ilk işinizi nasıl buldunuz?
Ali Özcan: 1975'te İstanbul'a ilk adımımı attım. Hayatımın bu aşamasında yine amcamın desteğiyle İstanbul'da bir iş buldum. Onun İstanbul Ümraniye'de açtığı bir pastanesi vardı. Orada beni işe aldı. Burası 4 yıl sonra kebapçıya dönüştü. Yaklaşık dört yıl amcamla birlikte çalıştıktan sonra kendi işimi yapmaya karar verdim.

Kendi işinizi kurma fikri sizde nasıl oluştu? Ali Özcan: Pastane ve kebapçıda çalıştığım dönemlerde artık kendi işimi kurmam gerektiğini düşünüyordum. Ne yapacağıma karar vermiştim. O dönemlerde İstanbul'da seyyar köfte satan çok satıcı vardı. Ancak seyyar döner satan herhangi bir yer görememiştim. Bunu denemeye karar verdim.

İşinizi nasıl büyüttünüz? Girişimcilik başarınızı nasıl özetlersiniz? Ali Özcan: Kasaptan en iyi eti almaya çalışıyordum. Döner tezgahına ilk başlarda sadece 3 kilogramlık et takabiliyordum. Zamanla bu miktar artıyor müşterilerim çoğalıyordu. Kahvenin yanı sıra semt pazarlarına gidiyordum. 1985'te şirketimi de kurmuş oldum. Artık semtte adım duyulmuş hatta diğer semtlerden de gelenler olmaya başlamıştı. 1990'larda Güneş Gazetesi'nde "Genel müdürlerin önünde sıra beklediği dönerci" haberi benim için bir dönüm noktası oldu. Artık müşterilerimiz arasından İstanbul'un uzak semtlerinden kalkıp gelenler vardı.

Kaliteyle fark yarattık


Kendi alanınızda nasıl fark yarattığınızı düşünüyorsunuz?
Ali Özcan: Her şeyden önce müşterilerimiz tarafından her zaman beğenilen, severek tüketilen döneri hazırladığımız eti özenle seçiyoruz. Etlerin lezzetli olması için, bölgesel araştırmalar yapılarak en kaliteli etleri temin ediyoruz. Döneri sadece but kullanarak hazırlıyoruz. Bunun için güvenlik çiftliklerde yetiştirilmiş danaların sadece iki budunu satın alıyoruz. Etleri bize özgü formül ve yöntemlerle terbiye edip dinlendiriyoruz. Yabancı zincirlerde var olan kalite standartlarını uyguluyoruz. Sadece konseptimizle değil aynı zamanda kaliteyle de fark yarattık.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.