Rol teklifi sizlere nasıl geldi?
O.A.: Esra'yla geldi.
E.R.: Murat ve Talip, benim yakın arkadaşlarım... Bana da bu projeyi anlatıyorlardı. Bir gün bize yemeğe geldiler. O gün bana rolü teklif ettiler. Şaşırdım çünkü beklemiyordum. Ama bir yandan da onlara çok güveniyorum. Bir kere çok eğlenceliler, zekalarına ve entelektüelliklerine çok güveniyordum. Çok eğleneceğimizi biliyordum ve eğlendik. Onlar bir erkek oyuncu arayışı içerisindeydiler. Ama benim anladığım kadarıyla çok da ünlü insanları oynatmak istemiyorlardı. Ben de konservatuvardan arkadaşım olan Ozan'ı önerdim.
Bu film korkutacak mı güldürecek mi?
O.A.: Korku komedi dendiğinde bir korku filmini komedileştirmişsiniz gibi anlaşılıyor. Öyle bir durum değil aslında. Tabii ki, korku öğesi üzerine kurulmuş bir konu ancak Türkiye'deki zombi baskını bazında böyle sahneler var. İkinci fragman daha keyifli. 'Benim sevgilimi yediler' dediğim bir sahne var mesela, o sahneyi çok severek oynadım. Birinin yenerek ölmesi ne garip bir durum ya... Hem güldürecek hem de gerecek bir film!
ÇOK ÖRNEK VAR
E.R.: Türkiye'de korku filmi yapılırken konu Müslümanlık'tan hareketle ortaya çıkıyor. O zaman çok daha ciddiye alınıyor ama zombi gerçek! Sinema tarihinde bir sürü örnekleri, manifestoları bile var.
O.A.: Seyircileri de anlıyorum. Daha önce örneklerini görmediği için garipsiyor ama çoğunlukla çok iyi tepkiler var. Fragman çıkmadan önce genellikle 'Türkler de çekebilir mi canım?' diyorlardı. Sanki film çekememek bizim genetiğimizde var. Sonra fragman yayınlandıktan sonra her şey tersine dönmeye başladı. Ardından yabancı sitelerde de yayınlandı...