

Fenerbahçe'nin sembolü olmanıza rağmen, tüm taraftarlar sizin yorumlarınızı dikkate alıyor. Bunu nasıl başardınız? - 4-4-2'yi bilmek, 3-5-2'yi bilmek falan yetmez ama kendimi tarif etmem de doğru olmaz. Şunu söyleyebilirim; günahımla, hatamla, yanlışımla, ben hayatımda hiç kimse için kötü düşünmedim. Bir kişiyle bile küslüğüm yoktur, hayatım boyunca iyilikten başka hiçbir şey düşünmemişimdir. Belki insanlar bunu hissediyordur, bilmiyorum. Bakın benim için çok önemlidir; Devler Ligi'ni yaptı Acun Ilıcalı. Hiçbir maddi beklentim olmadı bu işten ve benim dört ay zamanımı aldı. Neden yaptım bunu? Acun'a olan sevgimden. Bir de o 60 tane sporcu arkadaşımın maddi manevi kazancı olacak diye. Acun Ilıcalı 60 tane sporcuyu topladı ve bunlara "Rıdvan Hoca'nın adaletine güveniyorsanız takımları o seçsin" dedi. Hepsi dedi ki, "Çok seviniriz..." Ben bunlardan haz alıyorum işte.

Galiba insanın başarısı da onu ister istemez bir yerlere taşıyor... - O da var... Evet, sahada çok yetenekli bir oyuncuydum, iz bıraktım.

İlginç olan bir şey var; 'en tarafsız benim' diyen her tür zılgıtı yiyor ama sizin tarafınız bilindiği halde objektif kalabiliyorsunuz... - 'Tarafsız yorum' dedikleri abuk subuk bir laf. Çünkü ben tarafım, Fenerbahçeliyim. Ama bak şimdi... Şampiyonluk maçının son on dakikasını, betonda oturarak seyrettim, çok üzüldüm olan bitene ama çıktım yayınıma, "Bursaspor'a müthiş saygı duyuyorum, tebrik ediyorum" dedim. Sezon içinde de Sağlam'a, "Allah yardımcın olsun, hepimiz için önemli senin şampiyonluğun" diyordum.

Futbol hayatına nokta koyan herkes ekranda yorumcu olmaya başladı. Söylesenize, her futbolcudan yorumcu olur mu? - Avantajları var ama yetmez. Ben her zaman söylüyorum, şöhret bir yere kadar götürür, bilgin olmazsa sıradanlaşırsın.

Her maçın arkasından onlarca kişinin çıkıp ekranda ahkam kesmesi enteresan değil mi? Size de komik gelmiyor mu oynanmış bitmiş bir maçı ameliyat masasına yatırmak, üzerine konuşmak da konuşmak... - Şahane bir soru! Biz yorumcular olmuşu, oynanmışı yorumluyoruz; antrenörler olmamışı, oynanmamışı yorumluyorlar. Benim başarımını sırrı da budur biraz. Çünkü ben de o damdan düştüm, yani antrenörlük yaptım. Öte yandan o sana enteresan gelen durumun yavaş yavaş ortadan kalktığını görüyorsundur. Spor programları eleniyor...

Nasıl eleniyor? - Haklısın yani, insanlar artık bilinçsiz konuşmalardan sıkıldı. Mesela ben yorumlarımı şöyle yaparım; bir golün hatasını söylerim ama yüzde 20'lik kısmını söylerim, yüzde 80 atana saygı duyacaksınız. Mesela Baros çok güzel bir gol atıyor, 'Böyle gol yenir mi?' diyorlar. Ya arkadaş niye böyle gol yenir mi diyorsun? Adamın mücadelesi, becerisi var. Biz bu beceriyi ön plana alırsak seyirci de görür. Oysa biz hep kötülüğü konuşuyoruz, başarısızlığı konuşuyoruz, şaibeden bahsediyoruz. İnsanlar da sıkılıyor tabii.

Sizin en beğendiğiniz yorumcular kim? - Açıkçası sürekli ekranda olduğum için çok net izlemiyorum ama Güntekin Onay ve Ömer Üründül'ü beğenirim..

Üründül'ün Dünya Kupası yorumları eleştiriliyor ama... - Ben beğeniyorum. Sahici bir kere.

Yorumcular demişken... Erman Toroğlu'nun Lig TV'den gönderilme operasyonuna nasıl bakıyorsunuz? - Ben Erman Hoca'nın kalmasını isterdim. Erman Hoca'yı 25-30 yıldır tanıyorum; futbolculuğumuzda hakemliğimizi yaptı. Bir kere iyi hakemdi, Türkiye'de hakemliğe saygınlık getirmiştir. Ama benim üzüldüğüm konu başka... Erman hoca ile röportaj yapıyorlar, şike olayları soruluyor benle ilgili, cevap şu: "Ateş olmayan yerden duman çıkmaz!" Olmaz, olmamalı. Ben bir gün Erman Hoca'yla ilgili kötü konuşamam, onun hakkında bir şey söyleseler de dinlemem. Arkadaşımsan, benim yerime sen cevap ver!

İnsan dostunu tanıyor böyle zamanlarda değil mi? - Arkadaşlık kavramı insandan insana değişiyor. Bana kimse gelip de Metin Tekin hakkında tek kelime konuşamaz, Oğuz Çetin hakkında konuşamaz. Bana biri gelip 'Ahmet Çakar şunu yapmış' dese, defederim başımdan. Onların bunu malzeme yapmaları beni rahatsız ediyor.

Peki Mustafa Denizli-Şansal Büyüka ikilisine ne diyorsunuz? - Hayırlısı olsun. Mustafa Abi de sevdiğimiz hocamız, abimizdir. Şansal abi de sahalara dönüyor yani. (gülüyor)