FATİH DOĞAN
Sergen Yalçın, Graf'ı kenara itip kendi istedikleri oyuncuları alacaklarını söyledi ama olmadı. Başkan Adalı yeniden olaya müdahale etmek durumunda kaldı
MURAT ÖZBOSTAN: Beşiktaş dip yaparken 8 oyuncu yollayıp yerini dolduramadı.. Hem Serdal Adalı hem de Sergen Yalçın hedefte.. Bana bir reçete yazın desem, hastaya kaç ilaç yazardınız ya da yoğun bakıma mı kaldırılmalı hasta?
LEVENT TÜZEMEN: Beşiktaş'ta ben böyle bir transfer dönemi hayatımda hiç görmedim. Omurgayı oluşturan oyuncular tek tek gönderiliyor.
Rafa Silva, Abraham, birçok kulübün isteyeceği oyuncular. Beni şaşırtan; giden 8 oyuncu da kulüp bularak gittiler. Yani Beşiktaş yönetimi ve Sergen Yalçın bu oyuncuları neden gönderdi anlamadım.
Daha iyilerini alabilecek ne bir ekonomik yapıları ne de oyuncu listeleri var. Gerçekten Beşiktaş, doğru yönetiliyor mu diye bir panel düzenlenmeli.
FATİH DOĞAN: Beşiktaş'ta çok net bir planlama problemi var. Şaşırtmaya, olmaz denileni yapmaya devam ediyorlar. Sergen Yalçın, Graf'ı kenara itip
Serkan Reçber'i istedi ve transferde kendi istedikleri oyuncuları alacaklarını söyleyerek kolları sıvadılar.
3-4 aydır oyuncu bakıyorlar, 2 aydır pazarlık yapıyorlar. Ortaya çıkan sonuç Jörgensen, Agbadou ve Tavares… Bunların ikisi olmadı, diğeriyse 17 milyon Euro'nun üzerini bulan rakamıyla çıkmaz sokağa girmiş gözüküyor. Adalı yeniden olaya müdahale etmek durumunda kaldı. Bir de üstelik kaleci gelmeden kaleciyi gönderdiler, stoper gelmeden stoper, golcü gelmeden golcü gitti. Eğer Beşiktaş'ta olanlar F.Bahçe'de olsa tepki 10 katı olurdu. Beşiktaş net olarak transferde geç kaldı ve bunun bedelini iki türlü ödüyor. Yönetime güven azaldı, istifa sesleri geldi. İkincisi; Sergen Yalçın'a inanç ve güven azaldı. Çünkü Beşiktaş kaybettiği puanları kadro kalitesinden dolayı değil 5-6 maçta öne geçtiği halde elinden kaçırdı.
Sergen Yalçın ve ekibinin kovulan son 4 teknik direktörden daha kötü puan ortalamasına sahip olması aslında fotoğrafı özetliyor.
AHMET ÇAKAR: Beşiktaş,
Hasan Arat ile birlikte ağır bir çöküş dönemine sürüklendi. Daha sonra
Serdal Adalı ve Sergen Yalçın, çok anlamsız işler yaptılar. Rafa Silva, kulübe her türlü trip yaparken yönetim ve hoca bunları yalayıp yuttular ama emektar Necip'i, kaleci Mert'i harcayıverdiler.
Abraham'ı sattılar, onun tipinde bir oyuncuyu kaç milyon Euro'ya alabilirsin. Satıştan 20 milyon Euro aldık diyorlar ama asıl 8 milyon Euro... O paraya iyi bir golcü almak mümkün mü? Beşiktaş'ta hem camia hem takımda kazan inanılmaz kaynıyor. Maalesef Adalı ve Yalçın, bu kötü gidişi bırakın durdurmayı daha da artırdılar.
GÜRCAN BİLGİÇ: Üç-dört sezondur Beşiktaş'ın en büyük sorunu defansif kalitesizliği oldu. Çözüm bulamadılar, yine aynı hatalardan golleri yiyorlar. Beşiktaş'ın kadrosu Fenerbahçe ve Galatasaray'ın gerisinde ama diğer takımlarla baş edecek güçte. Problem de buradan çıktı zaten, yenmesi gereken takımlara kaybediyorlar.
Sergen hoca, taraftarın riskli oyunu istediğini biliyor, ama takımı rakibi karşılayamıyor. Doğru oyunu bulmak zorundalar. Sonrasında dedikleri gibi üç transfer dönemi ile daha kaliteli kadroyu oluştururlar. Takım kupaya konsantresini koymuş, hedefini azaltmış. Enerjiyi düşüren bu psikoloji olabilir.
FENERBAHÇE DURAN'I YOLLUYOR!
GÜRCAN BİLGİÇ
F.Bahçe, En-Nesyri veya Duran'ın durumu ortadayken, başı kesik koşturan tavuk durumuna düştü. Şimdi Duran'ı da göndermeyi gündeme almışlar
AHMET ÇAKAR
Sarı-lacivertlilerin asıl ihtiyacı, mutlak bir santrfor. Duran tam buranın oyuncusu değil. Talisca formda olsa da orijinal santrfor olarak görülmez
MURAT ÖZBOSTAN: Fenerbahçe'de teknik kadro ve yönetim öve öve göklere çıkarılırken şimdi de yerden yere vuruluyor. Özellikle Kante ve golcü transferinden dolayı… Neler oluyor Fenerbahçe'de. Golcü almak şart mı? Duran sizce fiyasko mu?
LEVENT TÜZEMEN: Tedesco'yu
yerden yere vuranlara katılmıyorum.
Bir maçla bir teknik adam tahttan indirilemez.
G.Saray'a karşı Süper Kupa'yı
kazanan F.Bahçe'nin hocası olarak
omuzlara çıkarılıyor, bir beraberlikle
ayaklar altına alınmaya çalışılıyor.
Bunun adı ikiyüzlülüktür.
F.Bahçe, ligde yenilmezliğini sürdürüyor. Bu tür takılmalar, lig yarışı içinde olacaktır. Kante önemli bir oyuncu ama maliyeti yüksek. Üstelik Arabistan'da büyük
paralar kazanıyor. F.Bahçe,
transferde yürüttüğü gizlilik politikasını
maalesef Kante flörtünde basına sızdırmanın
sıkıntılarını yaşıyor. Tedesco'ya,
"Golcü istiyor musun?" diye sormak
lazım. Son maçta Duran ve En-
Nesyri kulübede oturuyordu. Eğer iyi
bir santrfor alamayacaksan elindekilerden
nasıl faydalanacağını hesap edeceksin.
Duran fiyasko mu? Bence iyi futbolcu ama öfkeli ve sorunlu. Takım kültürü içinde oynamıyor.
FATİH DOĞAN: F.Bahçe'ye karşı
'Genelde medyanın tavrı bu şekilde'
demeyi kolaycılık olarak görüyorum.
Sen kamuoyunu aylardır yıldız bir golcü
diye beklenti içine sokarsan, Kante
üzerinden hayalleri başka bir seviyeye
taşırsan sonra da bunları gerçekleştirmezsen
ilk beraberlikte bu duygusal
patlama ve tepki ile karşılaşabilirsin.
Jhon Duran bir hata değildi.
İlk transfer olduğunda da söylemiştim, F.Bahçe'nin Dzeko'dan çıktıktan sonra yöneleceği isim 21 yaşındaki Duran değil şampiyonluk stresini ve F.Bahçe'nin içinde bulunduğu baskıyı kaldırabilecek, daha tecrübeli bir isim olsa çok daha isabetli olurdu. Burada bence
planlama hatası yapıldı.
AHMET ÇAKAR: F.Bahçe, Sadettin
Saran yönetiminde son aylarda
önemli başarılara imza attı. Kimseyle
kavgaya girmediler, rakiplerine bulaşmadılar,
Tedesco'ya sahip çıktılar,
G.Saray'ın da sürpriz kayıplarıyla puan
farkı kapandı. Fakat belki de bu güzel
tablo yönetimi rehavete itmiş olacak
ki çok önemli bir transfer yanlışı
içindeler. Musaba'nın transferi güzel,
bonservisi yüksek değil, Guendouzi
ise iyi bir oyuncu ama İsmail Yüksek
ve Alvarez tipinde özeliklere sahip. 30
milyon Euro onun için çok büyük para.
F.Bahçe'nin asıl ihtiyacı, mutlak bir
santrfor.
Duran tam buranın oyuncusu değil. Talisca formda olmasına rağmen orijinal santrfor değil. En-Nesyri'nin
ise özelikle Göztepe maçında son
yarım saat oyuna sokulmaması bir teknik
direktör cinayetidir. F.Bahçe yönetimi
bir santrfor transfer etmezse şampiyonluğu
mutlak kaybeder diyemem
ama G.Saray karşısında kadro olarak
dezavantajları devam eder.
GÜRCAN BİLGİÇ: Beklentilerin
çok yükseldiği bir noktada bunun aşağısında
kalmak, peşinden eleştiriyi de
getirir. Tedesco'nun kararlarını sorgulayanlar
da bu durumu yaşıyor.
Galibiyetin nemasını alan, faturasını da öder; burası Fenerbahçe. Hocanın direkt olarak santrfor aradıklarını açıklaması, bu yöndeki arayışı ortaya koyuyor zaten. Saran yönetimi
bu hamlede gecikti.
Guendouzi transferi
doğru ama maliyeti de
yüksekti. Yani; beceri yok
burada. En-Nesyri'nin durumu
veya Duran'ın istikrarsızlığı
ortadayken, başı kesik
koşturan tavuk durumuna
düştüler. Şimdi Duran'ı
da göndermeyi gündemlerine
almışlar.
AVRUPA'DAN TALIPLERI VAR
Birçok Avrupa kulübü, Jhon Duran'ın durumunu yakından takip ediyor. Duran henüz bir karar vermedi. Fakat Kolombiyalı futbolcuya ilgi sürüyor. 22 yaşındaki santrfor, sarı-lacivertli ekipte çıktığı 21 maçta 5 gol, 3 asistlik performans sergiledi.
OULAİ SATILIRSA TRABZON YARIŞTA DARBE YER
ÖZBOSTAN: Trabzonspor aldıkları oyuncuları yüksek fiyatlara satıyor.. Ama Oulai'de camia tepkisi geri adım attırdı.. Batagov'a teklif var.. Oysa şampiyonluk için kadroyu korumak gerekmiyor mu?
TÜZEMEN: Geçmişte eski başkan Ahmet
Ağaoğlu, Abdülkadir Ömür'ü 23 milyon
Euro'ya satmayarak büyük hata yapmıştı.
O gün Abdülkadir gönderilseydi o parayla
Trabzonspor daha güçlü bir kadro
kurardı.
Ertuğrul Bey, ikiye aldıklarını 10-15 katına satmaya çalışıyor. Çünkü
Trabzonspor'u ayakta tutmak için çırpınıyor.
Değerini bulan oyuncular
satılabilir.
DOĞAN: Trabzonspor taraftarı
Oulai tepkisinde haklı. Sen
elindeki oyuncuyu rakibine
satarsan taraftar tepki gösterir.
Dünya Kupası'na
gidecek olan
Oulai'yi satıp
şampiyonluk
umutlarına
darbe vurursan
bu
tepkilerle
karşılaşırsın.
O yüzden bu kadar güzel iş yapan
Trabzonspor'un vazgeçme kararı da isabetli
olmuştur.
ÇAKAR: Trabzonspor'da şu andaki kadro
asla G.Saray ve F.Bahçe ile kalite ve derinlik
olarak mukayese edilemez. Şampiyon olmaları
zor olsa da birkaç iyi takviyeyle sonuna kadar
kovalayabilirler.
Oulai ise bence sezon sonuna kadar tutulmalı. Zaten sezon sonunda şu andaki
piyasa değerinden fazla bir şey kaybetmez.
BİLGİÇ: Trabzonspor'u yönetenler yarış içinde
çok güçlü gidemeyeceklerinin farkında.
Yapılanmaları sürüyor ve performansa bağlı
olarak skor üretiyorlar. Onuachu veya Zubkov
'tutukluk' yaptığında beraberlik takımı haline
geliyorlar.
Kulübün yaşadığı mali zorluklar ve gelirleri de ortada. Ertuğrul Doğan bunun farkında.
Evet, Trabzonspor şampiyonluk potasında
ama kayıpsız gidebilecek mi? Futbolcularını
geliştiren bir hocaları var. Bunun değerini bilerek,
kadroya yük vermeden beklentilerini
hesaplamalılar.
Maalesef bugünün gerçeği bu.
PAPE GUEYE GALATASARAY İÇİN DOĞRU İSİM
ÖZBOSTAN: Galatasaray iki kanat oyuncusu aldı, sular duruldu. Başka transfer yapmalı mı? Duyumlarınız var mı? M.City maçında Galatasaray'a ne kadar şans veriyorsunuz?
TÜZEMEN: G.Saray'da iki oyuncu alındı diye sular durulmaz. Ayrıca durulması gereken de bir su yok. Takıma bir orta saha, bir de 10 numara alınmalı. Ayrıca fırsat transferi olursa sağ bek de alınabilir. Noa Lang ve Asprilla geçmişte Dursun Özbek'in transfer ettiği ve başarılı olan Rodrigues-Onyekuru ikilisine benziyor. Yeni ikili; hızlı, dar alanda çalım becerisi yüksek, dikine gidebilen, gol attıran ve gol atabilen oyuncular. M.City maçına G.Saraylı oyuncular kafaca huzurlu ve mutlu çıkacaklar. Pep Guardiola'nın ekibini yenmek doğal motivasyon yaratıyor. G.Saray ayrıca Manchester şehrini çok sever. Ben şansların eşit olduğunu düşünüyorum.
DOĞAN: G.Saray geçen yılki performansından çok uzak. Ancak bunun bir kısmını kadro derinlik problemine bağlıyorum, diğer kısmını da Şampiyonlar Ligi hedefi yükselince futbolcuların Süper Lig'i ötelediğini görüyorum. Ama yönetimdeki planlama ve zamanlamada hem F.Bahçe hem de Beşiktaş'ın çok önünde. Osimhen, İcardi, Sane gibi yüksek maliyetli oyuncuları aldıktan sonra ikinci transfer hamlesini yapmak için Atletico Madrid maçını ve Şampiyonlar Ligi'nde devam edip etmeyeceklerini beklediler. İşi garantileyince de yatırımını yaptılar. City eski günlerindeki gibi değil. Yenilmeyecek bir rakip olarak durmuyor ama sonuçta kendi seyircisinin önünde her maçı kazanma potansiyeli vardır. G.Saray'da İlkay ve Osimhen'in sahne almasını bekliyorum.
ÇAKAR: Türkiye'de yönetimleri yöneten galiba sosyal medya ve taraftarlar. Sokaktaki çocuğa, "Türkiye'nin en iyi kanat oyuncuları nerede?" diye sorsanız, kesin cevap "G.Saray" olur. Hangi takımda var Barış Alper, Sane, Yunus hatta Sallai gibi kanat oyuncuları. Ama yönetim ne yaptı, tuttu iki tane kanat oyuncusu aldı. G.Saray'ın eksiği ne kanatlar ne de golcüleri. Olabilirse iyi bir 10 numara, belki bir sol bek. G.Saray'ın başka eksiği yok. M.City maçının adı büyük ama etkisi küçük bir maç. G.Saray, o maçı hangi skorla bitirirse bitirsin aşağı yukarı rakipleri belli. Birbirine çok yakın takımlar. Tabii prestij ve kendine güven açısından önemli diyebiliriz.
BİLGİÇ: Osimhen, Sane veya İlkay transferine rağmen ilk hamlelerini yine ön tarafa yaptılar. Bunun anlatısı, Galatasaray yönetiminin ilk hedefi yine Türkiye. Bu kadar pahalı bir takımı Avrupa'da hedeflendirmek değil. Pape Gueye ismi ortaya atıldı. Çok doğru bir isim olur çünkü merkez orta sahada seçenekleri sınırlı ve üç oyuncuyu neredeyse dinlendirmeden oynatıyorlar. Çok yük bindirdiler. City karşılaşması rakip için daha önemli. İlk sekiz için uğraşıyorlar. Tabela Galatasaray için çok şey fark ettirmez, ilk 24'ü garantilediler. Burada farklı bir skor olursa, travma yaratabilir ama bunu geçmişte de atlattılar. Yine gelip Türkiye'de kazanırlar, yollarına devam ederler.