X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER 'Diaspara'
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

'Diaspara'

  • Giriş Tarihi: 24.4.2015 10:27 Güncelleme Tarihi: 24.4.2015 10:28
'Diaspara'
'Diaspara'

stan, IMF’nin pençesinde mali yardım dilenirken, bu yılki ‘sözde soykırım’ etkinlikleri için 1 milyar doların üzerinde para harcayacak. Öğretim Üyesi Serhat Ulağlı, “Artık 1915, sadece 1915 değil milyarlarca dolarlık bir ekonomik sektör” yorumunu yaptı. Araştırmacı Sabiha Senyücel, “Aslında diaspora dediğimiz örgütlü kurumlar, dünyadaki Ermeni nüfusunun belki de yüzde 10’undan daha azını temsil ediyor. Ancak bu azınlıktaki kesim, diğer Ermenilerin toplamından çok daha büyük bir ekonomik ve politik güce sahip” dedi.

, milyarlarca dolarlık sektöre dönüşen 1915 ekonomisini yönetiyor. Bu nedenle, sözde soykırım iddiaları artık onlar için sadece tarihte yaşanan bir acı değil, aynı zamanda devasa bir ekonominin gelir kaynağı. 1915 olayları ile ilgili her yıl 100 milyon doların üzerinde kaynak ayıran Diasporası, bu yıl 1 milyar doların üzerinde para harcayacak. Şimdiden yüzlerce yayınevi, medya kuruluşu ve onlarca ülkeden politikacı bu kaynaktan yararlanmak için sıraya girmiş durumda. 1915'in tam anlamıyla sektöre dönüştüğünü söyleyen Yıldız Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Serhat Ulağlı, "Türkiye tüm iddiaları kabul etse bile onlar bundan vazgeçmezler çünkü artık 1915 sadece 1915 değil milyarlarca dolarlık bir ekonomik sektör" dedi. Ulağlı, günümüzde diasporaya ait 60'ın üzerinde dergi ve yayınevi, yüzlerce reklam ve organizasyon şirketi, uluslararası dernek olduğu bilgisini vererek, "Ermeni asıllı sanatçı, işadamı ve sporcunun bağışlarından beslenen diasporaya ait şirketler bu sayede ABD ve Fransa'da milyar dolarlık ihalelere giriyor" tespitinde bulunuyor.

GERÇEK ERMENİSTAN KURULDU, BAŞKENTİ PARİS

"Gerçek Ermenistan aslında kuruldu" diyen Ulağlı, günümüzde diasporanın başkentini Paris olarak seçtiği ütopik bir devletin aslında var olduğunu söyledi. Neredeyse bir devlet büyüklüğünde bütçe ve ekonomik imkanlara sahip Ermeni Diasporasının bir imparatorluk gibi dünyadaki emperyal güçlerle ortak hareket ettiğini belirten Ulağlı, ABD'de senatörler, Avrupa'da politikacı ve yerel yöneticilerle kurulan çıkar ilişkisine dikkat çekiyor.

BARIŞ HER ŞEYİ DEĞİŞTİRİR

BBC Dünya Servisi Russell Padmore'e göre, ülke IMF, Dünya Bankası ve Asya Kalkınma Bankası'nın yanı sıra, Moskova'nın kredilerine de büyük oranda bel bağlamış durumda. Padmore, "Sınırların yeniden açılması Ermenistan ekonomisinde büyük değişim sağlar. Özellikle çok çeşitli sektörleriyle büyük bir ekonomiye sahip Türkiye ile olan sınırın açılması, herşeyi değiştirecektir" açıklamasını yapıyor. Diaspora ekonomisinin en etkili isimlerinden Merkezi Washington'da bulunan Ermeni Ulusal Komitesi'nin Genel Başkanı Aram Suren Hamparian, "Ermeni diasporası birçok bakımdan kendisini Ermenistan Cumhuriyeti'nin ikinci ordusu gibi görür" diyor. Ancak IMF'nin Erivan'daki temsilcisi Teresa Daban Sanchez, Ermenistan'a gelen kaynakların yüzde 90'ı Rusya'dan geldiğini belirterek cevap veriyor.

Erdoğan sessiz çoğunluğa ulaştı

Kamusal Politika ve Demokrasi Çalışmaları Merkezi (PODEM) Araştırma Direktörü Sabiha Senyücel, gözlemlerini bizimle paylaşıyor: "Aslında diaspora dediğimiz, örgütlü kurumlar ve bize söylenen dünyadaki Ermeni nüfusunun belki de yüzde 10'nundan daha azını temsil ediyor. Ancak bu azınlıktaki kesim, diğer Ermenilerin toplamından çok daha büyük bir ekonomik ve politik güce sahip. Sizin duyduğunuz ses aslında sessiz çoğunluğa ait değil, bu radikal ve katı kurallara yönetilen gruba ait."

'ACINIZI PAYLAŞIYORUM'

Senyücel, Türkiye'nin aslında küçük ama önemli adımlarla dünyadaki diğer Ermenileri yanına çekebileceğini belirterek, "Onlar aslında Türkiye'den bunu bekliyor ama şu ana kadar 'Tarihçilere bırakalım tezi' sadece radikal grupların işine yaradı" diyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın geçen yıl Başbakan iken yayınladığı taziye mesajının önemine değinen Senyücel şunları söylüyor: "Sayın Erdoğan'ın 'acınızı paylaşıyorum' sözü o kadar kritik ki, aslında dünyadaki sessiz çoğunluğun sesi oldu."

ALGI GERÇEKLİĞİN ÖNÜNE GEÇTİ

Soykırım iddialarını tarihi değil siyasi bir mesele olarak kabul etmemiz gerektiğini anlatan Senyücel, "Tüm dünyada algı gerçekliğin önüne geçti. İddialar, artık gerçeklikten bağımsız işleyen 'siyasi, ekonomik' bir konu haline geldi. Türkiye'nin iletişim, ikna, PR gibi modern zamanların tüm alternatiflerini sivil toplumla ortak hareket ederek, devlet politikası içinde kullanması gerekli" değerlendirmesini yaptı. Kaynak:Yenişafak

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.