Başbakan Binali Yıldırım SABAH Gazetesi için yazdı
15 Temmuz gecesi çok çetin bir imtihandan geçtik. Milletimiz Türkiye'yi, Türkiye'nin geleceğini, ay-yıldızlı bayrağı namertlere çiğnetmedi, çiğnetmeyecek. İstiklal mücadelesini yöneten gazi Meclis'imize hainlerin girmesine izin vermedi. Aziz milletimizin her bir ferdi birer demokrasi kahramanıdır. Vatanımızın, milletimizin, bayrağımızın güvencesi, teminatıdır.
FETÖ’cü alçaklar milletin meclisini böyle bombalamıştı
BÜYÜK SALDIRILAR YAŞANDI
Ülkemiz iktidarda olduğumuz 14 yıl boyunca ne yazık ki, huzurumuza kasteden çok büyük saldırılar yaşadı. Gezi olayları, 17-25 Aralık emniyet, yargı ve FETÖ'nün 15 Temmuz silahlı darbe girişimi... PKK ve DEAŞ terör örgütlerinin kanlı eylemleri... Bölücü terör örgütüne karşı, içeride ve dışarıda DEAŞ unsurlarına karşı savaş veriyoruz. FETÖ terör örgütüne karşı amansız bir mücadele içindeyiz. Bunların Avrupa'daki, Amerika'daki uzantılarına karşı büyük bir mücadele yürütüyoruz. Suriye'de, Irak'ta devlet yok, 5 yıldır savaş devam ediyor. Türkiye olarak bulunduğumuz coğrafyada da barış ortamının tesis edilmesi için sonuna kadar mücadele edeceğiz.
HEDEFLERDEN TAVİZ YOK
Tüm bu gelişmelere rağmen, ülkemizi muasır medeniyetler seviyesine ulaştırmak, vatandaşlarımızın huzur ve refah içinde yaşamasını sağlamak hedeflerimizden asla vazgeçmedik, vazgeçmeyeceğiz. Güven ve istikrar ortamının devamlılığı için çalışmaya devam edeceğiz. 14 yıldır her türlü koşula ve engellemelere rağmen yürüttüğümüz hizmet kervanı da asla durmayacak. Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nü açtık, Avrasya Tüneli'ni hizmete aldık. Marmaray'dan geçen yolcu sayısı neredeyse 2 milyona yaklaştı. Çanakkale Köprüsü'nün temelini atacağız. Kanal İstanbul ile Karadeniz'i Marmara Denizi'ne bağlayacağız. Yani biz halka hizmete hız kesmeden devam ediyoruz, edeceğiz.
ŞİİR OKUMAK BİLE YASAKTI
Millete hizmet için attığımız her adım bir sonrakinin habercisi olmaya devam edecek. Unutmamalıyız ki Türkiye, büyük hedeflerin ülkesidir. 14 yıl önce vatandaşlarımızın ilaç kuyruklarında, ilköğretim ders kitaplarını alabilmek için kırtasiye kuyruklarında, maaşlarını alabilmek için banka kuyruklarında beklediği bir Türkiye vardı. Hastaların sağlık güvenceleri olmadığı için hastanelere alınmadığı, hastane hastane dolaştırıldığı bir Türkiye vardı. Bir şiir okumanın suç sayıldığı günleri geride bıraktı Türkiye.
7 MİLYON KİŞİYE İSTİHDAM
2002-2015 döneminde yıllık ortalama büyüme oranı yüzde 5.8 olan ekonomimizde, küresel krizin etkilerinin en sert hissedildiği 2009 senesinden bu yana 7 milyona yakın kişiye istihdam sağladık. Cumhur'la Başkanı'nı buluşturan anayasa reformunu gerçekleştirdiğinde milletimiz, sistem krizlerinin olmadığı, geleceğe daha güvenle bakan Türkiye'de yaşayacak. Herkes şunu iyi bilmelidir ki... Bu ülkenin, Anadolu toprağının insanı var oldukça Türkiye Cumhuriyeti'ni kimse ama hiç kimse dize getiremez. Hiç kimse ülkeyi bölemez, bölmeye kalkışamaz.
DÖNÜŞÜM SÜRECİ ETKİNLEŞTİ
2008 yılında patlak veren finans krizinin ardından, küresel sistemde hem ticaret hem de yatırım dinamiklerinde halen istenilen seviyede bir toparlanma gözlemlenmemektedir. Birçok ülke, son derece ciddi yapısal sorunlarla da boğuşuyor. Verimlilik ve işgücü piyasası gibi alanlarda ülkelerin acil reform ihtiyacı bulunuyor. Ancak gerek siyasi çalkantılar, gerek coğrafi gerginlikler ve diğer sorunlar, tam anlamıyla bir ekonomik iyileşme doğuracak adımların atılmasına engel teşkil ediyor. Türkiye ekonomisi de bu konjonktürel problemlere rağmen kayda değer bir ekonomik gelişim sergiliyor. Bilhassa son 14 yıllık süre zarfında hızlanan ekonomik dönüşüm süreci, Hükümetimizin uygulamaya koyduğu reform politikaları sayesinde daha da etkinleşti.