Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Lösemi nedir?

Lösemi, kan hücrelerinin özellikle de akyuvarların normalin üzerinde çoğalması ile kendini gösteren bir kanser türüdür.

Löseminin diğer adı kan kanseridir. Çünkü bu hastalıklar, vücuttaki tüm büyük kemiklerin iç kısmını döşeyen ve kan yapımını sağlayan kemik iliğinde gelişir. Diğer kanser türleriyle benzer özellikler gösterirler.

Yüksek sayıdaki olgunlaşmamış ve malign hücrelerin normal ilik hücrelerinin yerini alması ile iliklerde hasar meydana gelir. Böylece kan pıhtılaşmasında rol oynayan plateletler ve savunmada rol oynayan lökositlerin sayısı azalmaya başlar. Bu da lösemi hastalarında zedelenmelerin ve kanamaların yoğun görülmesine, hastaların kolay enfeksiyon kapmasına neden olur. Savunma mekanizması zayıflar. İleri aşamalarda kırmızı kan hücresi eksikliği anemiye, nefes darlığına neden olabilir. Bunun dışında zayıflık ve yorgunluk, ateş, bazı nörolojik semptomlar, dişetlerinde şişkinlik ve kanamalar gibi belirtileri de vardır.

Lösemiler, vücuttaki kan üretim sistemini (lenfatik sistem ve kemik iliği) etkileyen kanserlerdir. Lösemiler akut veya kronik olarak (mikroskoptaki görünüşlerine göre alt gruplara ayrılırlar) ve tümörün yayılım ve gelişim özelliklerine göre sınıflandırılırlar. Genel olarak, akut lösemiler çocuklarda ortaya çıkarken, kronik lösemiler daha çok yetişkinlerde görülme eğilimindedirler.

Kan kanserinin hücre tipine göre (myeloit, lenfoit gibi) ve hastalığın süresine göre (müzmin ve had) çeşitleri vardır. Bazı tipler daha hızlı ve kötü bir gidiş gösterir. Çocukluk çağında lösemi tipleri diğer kanser tiplerine göre daha sık görülmektedir.

Kesin nedenleri bilinmemekle birlikte hem genetik hem de çevresel faktörlerin önemli rol oynadığı düşünülmektedir. Somatik hücrelerdeki DNA'larda meydana gelen mutasyonlar onkogenlerin aktive olması ya da tümör baskılayıcı genlerin inaktive olmasına neden olur. Böylece hücre ölümünün ve bölünmesinin regülasyonu hasara uğrar. Bu hasara genetik sebeplerin dışında, petrokimyasalların, radyasyonun, kanserojen maddelerin ve bazı virüslerin (örn. HIV) neden olduğu düşünülmektedir.

LÖSEMİ TİPLERİ

Hangi akyuvar türü aşırı miktarda çoğalıyor ve kanserleşme gösteriyorsa hastalık o akyuvar adıyla tanımlanır. Mesela, lenfosit ( ya da lenfositik) lösemisi, akyuvarın bir çeşidi olan ve lenf sistemindeki lenf hücrelerini etkiler. Diğer tip ise myeloid lösemi denen, myeloblastların (olgunlaşmamış kan hücreleri) aşırı çoğalmasıdır.

Akut Lenfositik Lösemi (ALL): Lenfosit, lenfoblast olarak adlandırılan olgunlaşmamış kan hücrelerinin dönüşümü ile oluşur. Lenfoblastlar bu kanser türünde çok fazla artmıştır. Bunlar, lenf düğümlerinde birikir ve şişliğe yol açar. Akut lenfositik lösemi, çocukluk çağında en sık görülen lösemidir.

Akut Myeloid Lösemi (AML): Olgunlaşmamış kan hücresi olan myeloblastların aşırı çoğalması ile karakterizedir. Bu hücrelerin kemik iliğinde çoğalması sonucu kan hücreleri üretilemez ya da az üretilir. Bu hücreler üretilmezse enfeksiyonlar artar, kansızlık gelişir.

Kronik Lenfositik Lösemi (KLL): Olgun lenfositler gibi görünmelerine rağmen, vücudu savunmaktan acizdirler. Bu hücreler, kemik iliğinde çok fazla üretilir. Fakat koruyucu rolleri yoktur. Erişkinlerde görülür, yavaş yavaş gelişir ve ilerler. Hasta yıllarca yaşayabilir. 50'li yaşlardan sonra görülme sıklığı artar. Bu yaş grubunda en sık görülen lösemi türüdür. Hastalık yavaş seyreder.

Kronik Myeloid Lösemi (KML): KLL gibi, olgun görünen fakat görevini gerçekleştiremeyen hücrelerin anormal artışı vardır. Bütün normal hücreler bitene kadar bu hücre artışı sürer. Erişkin çağındaki lösemilerin %25-60'ını oluşturur. En çok 25-60 yaşlarında görülür. Erkeklerde daha sık görülür.

LÖSEMİNİN NEDENLERİ

Löseminin nedenleri arasında bazı faktörler gösterilse de henüz tam olarak nedeni bilinmemektedir. Tek yumurta ikizlerinde, Down senromlularda, fanconi anemisi olanlarda görülmesi, hastalıkta genetik faktörlerin, kromozom anormalliklerin rol oynadığını göstermektedir. Ayrıca iyonize radyasyona, benzen ve alkilleyici ajanlar gibi kimyasal maddelere maruz kalanlarda görülme riski artmıştır. Farelerde virüsler tespit edilmiştir fakat insanlardaki lösemilerde virüslerin yeri tespit edilememiştir. Özellikle kronik lenfositik lösemide ırk faktörünün önemli olduğu saptanmıştır. Beyaz ırkta fazla, sarı ırkta az görülmektedir.

BELİRTİLERİ NELERDİR?

İlerleyici bir seyir gösteren hastalığın belirtileri, anormal (habis) hücrelerin, kan yapıcı organlarda normal hücrelerin yapımını engellemesi sonucunda ortaya çıkar. Normal alyuvarların yapımındaki azalma ile kansızlık (anemi); normal akyuvarların yapımındaki azalma neticesinde enfeksiyona yatkınlık, mikrobik hastalıklar ve ateş; kan pıhtılaşmasında rol alan kan pulcuklarının (trombositler) yapımındaki azalma ile çeşitli kanamalar (burun kanaması, diş eti kanamaları, cilt altı kanaması gibi) meydana gelir. Ciltte sık sık çürükler meydana gelir veya kesik oluştuğunda kanama güçlükle durdurulur.

Ayrıca, hastalığın diğer bazı bulguları da habis hücrelerin bazı organları işgal etmesine ve çeşitli kimyevi maddeler salgılamasına bağlanır. Bütün bu hızlı hücre yapım ve yıkımı, kilo kaybı ve terlemeye de yol açar. Hastalarda dalak genellikle büyümüştür ve lenf düğümlerinde de şişlikler tesbit edilir. Karında şişkinlik hissi vardır.

Erken döneme ait belirtiler genelde gözden kaçmaktadır, çünkü bu dönemdeki şikâyetler nezle veya diğer sık gözlenen hastalık şikâyetlerine benzer. Halsizlik, kemik ve eklemlerde ağrılar, baş ağrıları, deride kızarıklıklar, saç dökülmesi gibi. Kronik hastalıklar ve ateş; kan pıhtılaşmasında rol alan kan pulcuklarının (trombositler) yapımındaki azalma ile çeşitli kanamalar (burun kanaması, diş eti kanamaları, cilt altı kanaması gibi) meydana gelir.

TANI VE TEDAVİSİ

Lösemi tedavi edilebilir hastalıklar grubuna katılmıştır. Artık, lösemili çocukların yarısından fazlası iyileşebilmektedir. Aslında çocuklarda kanser türü hastalıklar pek görülmez; ama çocuklarda görülen her üç kanserden birisi lösemidir ve tedavi edilmezse ölüme neden olur.

Löseminin tanısı oldukça kolaydır. Yapılan kan sayımı ile akyuvarlarda anormal artış olup olmadığı kolaylıkla anlaşılır. Ayrıca kemik iliği başta olmak üzere kan yapan dokulardan alınan örneklerle daha ayrınıtılı inceleme yapılabilir. Böylece löseminin tipi belirlenebilir.

Lösemi tedavisindeki amaç, kandaki akyuvarların sayısını azaltmaktır. Bunun için cerrahi uygulanamayacağından, tedavinin temeli kanser ilaçlarının kullanımıdır. Bu tedavi ile kanser hücreleri azaltılır. Bu tedavi, ışın tedavisi (radyoterapi) ile birlikte uygulanır. Hücreleri öldürmek ve çoğalmasını durdurmak için hastalıklı dokulara belli miktarlarda X ışınları uygulanır. İlacın miktarının muntazam olması, lösemi tipine uygun ilaç seçimi, tedavi süresinin doğru ayarlanması iyileşmeyi oldukça arttırır. Oldukça yoğun tedavi uygulandığından hasta oldukça sarsılır. Eğer tedavi sonrası hastalık tekrarlarsa tedavi tekrarlanır. Lösemili hastalarda görülen bulantı, kusma, saç dökülmesi, ve enfeksiyonlara eğilimin artması kemoterapinin yan etkileridir.

Kemoterapi sonrası kemik iliği nakliyle tamamen iyileşme ihtimali oldukça yüksektir. Ölümcül ve akut lösemi tiplerine uygulanır. Eğer ilaç tedavisi yeterli olmuyorsa da kemik iliği nakli yapılır. Bu işlem yapılırken kemik iliğindeki kanserli hücreler parçalanarak yok edilir. Daha sonra hastanın yakın akrabasından alınan kemik iliği vücuda şırınga edilir. Bu yeni ilik, doku uyuşmazlığı olmazsa sağlıklı akyuvar hücrelerini üretir.

Bütün organ nakillerindeki (ya da doku nakli) gibi hasta ile kemik iliği veren arasında kemik iliği hücreleri mutlaka uyuşmalıdır. Eğer uyuşmazsa lösemili hastanın vücudu bunu yabancı madde olarak algılar ve yok eder. Yani reddetmiş (organ-doku reddi) olur. Bu problem, özellikle yaşlılarda sık görüldüğünden 50 yaşın üstünde kemik iliği nakli pek yapılmaz. Günümüzde her 3 lösemiliden birine uygun bir verici bulunur.

BİZE ULAŞIN