Sinan Çetin dönüyor. Çok uzun bir ayrılıktan sonra, araya giren eski tarihli
Romantik'i saymazsanız, 10 yıl sonra. Ve hep popüler şeyler yapmayı amaçlayan, sanat sineması vb. her türlü laftan nefret eden Çetin, bu kez açıkça büyük kitleyi değil, entelleri amaçlayan bir film sunuyor. Ama bu alanda da ancak bir yarım-başarıdan söz edilebilir. Genç ve idealist yönetmen Emrah, ailesinin 'eczacı oğul' düşlerini bir yana iterek, ilk filmini çekmeye uğraşmaktadır. Ama karşısına bir zamanlar Türkiyesi'nin amansız sansürü çıkar. Ve senaryosu, kurul başkanı Müzeyyen hanımdan bir türlü geçmez. Artık yapacak tek bir şey kalmıştır: Müzeyyen hanımın kişiliğinde sansürle hesaplaşmak... Film, bir yanıyla tam Sinan Çetin. Yani, devletin her türlü müdahelesine karşı olmuş, hep özgürlük ve başına buyrukluk talep etmiş, sansür kadar devlet yardımını da reddetmiş bir yönetmen. Ne var ki hikâyede temel bir hata var: Karmaşık, girift ve bir nedenden çok bir sonuç olan sansür mekanizmasını zavallı bir memurenin sırtına yıkmak... Asuman Dabak harika oyunuyla yeterince nefret hissi veriyor, ama tüm bir bürokratik çarkı nasıl temsil etsin? Film gerçi 70'lerde geçiyor, ama sanki 1960'lardan bir Avrupa, örneğin Godard filmi gibi duruyor. Ancak Çetin ne Godard ne de
Dava'nın yazarı Kafka. Gerçi filmi biçim olarak ilginç, hatta kışkırtıcı: Beyazın tonlarına kesinlikle teslim olmuş, bir karabasanı düş beyazına boyamış bir estetik seçim... Ancak özü aşılmış, eskimiş duruyor. Çetin'in devlet karşıtlığı da klasik devletin kendisi kadar demode oldu çünkü... Bugün kalkıp da 1977 yılının ağır sinema sansürünü eleştirmek neyin nesi? Klasik devleti yıkmak ve 'halkın egemenliği'ni sağlamak için gelen komünizm, tam tersine, en ağır devlet bürokrasisini kurmuş bir rejim olarak tarihe gömüldü. Ne var ki, bireyciliğin tavana vurması ve azgınlaşan kapitalizm de, sonunda insanı ezen ve mutlaka denetim altına alınması gereken bir sistem olarak kaldı. Yani, insanoğlunun tam mutluluk, özgürlük ve refah arayışı hâlâ sürüyor. Bu durumda, zavallı Müzeyyen hanımın sırtına yüklenmiş bir tozlu bürokrasi eleştirisinin kime, ne faydası var?
KAĞIT **
Yönetim ve senaryo: Sinan Çetin Görüntü: Kamil Çetin Müzik: Fırat Yükselir Oyuncular: Öner Erkan, Asuman Dabak, Ayşen Gruda, Ahmet Mekin, Zeynep Beşerler, Uğur Bilgin Plato Film.