"Okul öncesi kitapları 1986'da yapmaya başladım. Büyüklerin ve çocuğun hayatta paylaştıkları bir üç-altı yaş arası bir dönem var. Çocuk okuma yazma öğrenmeye başladıktan sonra kendi entelektüel sürecine kendisi giriyor ve artık bir şey paylaşmaz oluyor. Fakat üç-altı yaş arasındaki çocuklar ve büyükler paylaşıyor. Çocukların da büyüklerin de hoşlanabileceği bir hikâye gerekiyor, aralarında bir entelektüel ilişki olabilmesi için... Okul öncesi ve sonrası diyorum ben buna. Okul öncesi kitaplarda çok detay var. Çocuklar ilk defa kavramları, soyutlamayı öğreniyor. Kavram ve sembol zenginliğini ilk geliştiren kitaplar olduğu için üç-altı yaş arasında okul öncesi kitaplarla haşır neşir olan çocuklar ileride eğitimde de çok başarılı oluyorlar. Bu ilişkiyi kuramamış çocuklar ise daha az başarılı oluyorlar. Bu kitaplarda çok detay olduğu için çocuk bir süre sonra kendisi de hikâye üretmesine yardımcı oluyor. Yeni hikâyeler kurmaya başlıyor. Bu kitaplar Almanya'da da iki dilli çıkıyor. Orada şunu fark ettim: Türk çocuklarının anne babaları okul öncesi kitaplarla ilişki kurmadıkları için çocukların konsantrasyonları çok düşük. Belli ki onlar ileride çok fazla gelişemeyip, başarısız olacaklar. Alman çocuklar ise çok dikkatliler. Bütün o detayları çok iyi algılıyorlar. Çok iyi konsantre olabiliyorlar. Annelerle oturup toplantı yaptık. Türk anne babalar çocuklara sadece kitapları okuyorlarmış, korkmasınlar, uykuları kaçmasın, diye resimlerini göstermiyorlarmış. O da çocukların gelişmesini engelliyor. Türkiye'de de böyle. Ben bu kitapları yazdığımda Türkiye'de bu tarz bir anlayış yoktu. Çok sınırlı bir burjuva kesimi çocuklarıyla entelektüel ilişki kuruyordu. Bu bütün dünyada yıllardır olan bir şey, Türkiye'de son 10 yıldır gelişmeye başladı. Entelektüellerin çok küçümsediği bir alandı. Bana bile hâlâ bazı arkadaşlarım 'Ya, sen niye çocuk kitabı yazıyorsun?' diye soruyor. Türkiye, çocuk edebiyatını bile kabul etmemiş entelektüellerle dolu bir ülke. Ama artık bu değişmeye başladı. Özellikle eğitimciler ve anneler bunu değiştirdiler."