İhtiyar Delikanlı filmiyle dünya sinemasına ve çoğumuzun yüreklerine yerleşen Koreli sinemacı Park Chanwook, bu kez bir vampir filmiyle geliyor. Ve sinemanın bu ölmeyen kahramanına yepyeni bir yaklaşım getiriyor: Murnau (
Nosferatu), Dreyer (
Vampir), Coppola (
Dracula), Jordan (
Vampirle Görüşme), en son Thomas Alfredson (
Gir Kanıma) vb. yönetmenlerin cesur denemelerinden ve de son dönemin gençlik olayı
Alacakaranlık serisinden sonra... Ama bu gerçekten de son derece gözüpek bir yaklaşım. Amerikan gangster filmini Uzakdoğu'ya uyarlarken tüm kodlarını allak-bullak eden yönetmen, bu kez vampir filmini kendi kültürüne uyarlıyor. Zaten Kore sineması yoğun fantastiğe, hayaletlerden lanetlere her türlü uğursuzluğa açık bir sinema değil mi? Film, temelde üç ayak üzerine oturuyor. Vampir figürünün temsil ettiği korku sineması, Kore ve genelde Uzakdoğu sinemasının pervasız cinsellik yaklaşımı ve de Amerikan gotik korku filmlerinde rastladığımız yoğun Hıristiyanlık söylemi. Film, bir virüse karşı kobay olmayı kabul eden bir rahibin öyküsü. Bu deneyin çok tehlikeli olması ve ölüm ihtimalinin yüksekliği, bu işi ancak intihara niyetli olanlara özgü kılmıştır. Nitekim başvuran 500 kişi içinden sadece kahramanımız hayatta kalıyor! Ama o da garip bir hastalığa tutuluyor. Çaresi sadece kan emmek olan bir hastalık... Kendi deyişiyle içinde "kana susamış bir canavar" büyümektedir artık... Böylece ağzından Hıristiyan bir söylemi hiç düşürmeyen din adamı, acımasız bir vampir oluyor. Ama vicdanını da tümüyle yitirmeden... Ve ilk kez sevdiği bir genç kıza da bu belayı bulaştırıyor. Film, öncelikle aşırı kanlı sahneleriyle dikkat çekiyor. Bu açıdan, 18 yaş-altı yasağı çok yerinde ama ayrıca tüm 'hassas ruhlar' için dikkat demek gerekiyor. Yönetmen, filminde vampir efsanesinin hemen tüm ögelerine yenileyici bir bakış getiriyor. Genç kahramanların ilişkisi, biraz da
Kanıma Gir'deki gibi modern, sıradışı ve seksi. Sevişme sahneleri, yüksek voltajları kadar fetişist (özellikle ayak fetişizmi!) yanlarıyla çarpıyor. Yönetmenin bilinen oyuncuları, bu kez bol kanla yıkanmış bir maceranın içinde dolanıp duruyor. Ve film bizi hem irkiltiyor, hatta itiyor, hem de yüksek sinemasal tadıyla hayran bırakıyor. Tam bir ikilem! Yönetmen, filmi katmanlar halinde oluşturmuş. Bir yandan korku-gerilim. Öte yandan yoğun bir mistik/dinsel duygu. Ayrıca da
Postacı Kapıyı İki Kez Çalar kıvamında ölümcül bir üçlü ilişki. Hatta finale doğru temel karakterlerden biri olan felç geçirmiş yaşlı kayınvalide de, dördüncü kişi olarak bu evlilik ve ihanet dramına katılıyor. Ayrıca yaralarını vampire emdirerek rahata kavuşan kör rahip ya da tam bir zavallı olan iktidarsız genç koca gibi tuhaf figürler de var. Bu yazdıklarımı içleri kalkmadan okuyabilen sinemaseverler, bu filme gidip içerdiği sinemasal düzeyi sınayabilirler. Öbürleriyse evde oturup dizi izlesin...
KAN ARZUSU ***
(Thirst) önetmen: Park Chan-wook Senaryo: P. Chan-wook, Jeong Seo-gyeong Görüntü: Chung Chung-hoon Müzik: Cho Young-ook Oyuncular: Song Kang-ho, Kim Ok-bin, Kim Haesook, Shin Ha-kyun, Park In-hwan. Güney Kore filmi.