-Vavien'de nasıl bir süreç yaşandı?
-
Y.T: Engin (Günaydın) bize kafasındaki hikâyeyi anlattı. Biz de çok beğendik ve filmi çekeriz dedik. Sonra Engin yazmaya başladı. Yaklaşık bir yıl sürdü yazma aşaması. Bu bir yıl boyunca sürekli ilişki halindeydik. Zaman, sinemada çok önemli bir mesele. Herkese zaman ayırıp bir ilişki kurmanız gerekiyor. O zaman filmi insanlar sahipleniyor ve sonuna kadar yaratıcılıklarını kullanıyorlar.
- Tokat'ın bir kasabasında geçiyor film. Sinemamızda genelde taşraya sofistike bir bakış var. Ama sizin filmde, taşradaki hayatın da eğlenceli olabileceğini görüyoruz.
- D.T: Biz Bursa'da, İnegöl'de büyüdük. Bizim büyüdüğümüz kasaba hayatı biraz filmdeki gibiydi. Kasabaların çok değişik tarafları vardır. İnsanların sırları vardır, bunları birbirlerinden saklamaları bayağı eğlencelidir. Şehir küçük günahların daha ulu orta işlendiği bir yerdir. Kasabada bu günahlar daha gizli işlenir.
-
Y.T: Ya cinsel baskıdan ya paradan falan çıkıyor sorunlar. Fark, sorunlar kasaba kuralları içinde çözümleniyor. Kasabalarda dışarıdan görülen o sakin, durgun, sıkıcı gibi duran bir hayatın altında, -ki üzülerek söyleyeyim genelde bu hal sinemamızda işleniyor- kıpır kıpır bir hayat var. Biz de
Vavien'de o kıpır kıpır hayatı anlatmaya çalıştık.