Türkiye'nin en iyi haber sitesi

ŞENGÜL BALIKSIRTI

Her şehrin bir sesi var

İstanbul'un nüfusu ne zamanlarda 2 milyondu? Hatırlayan var mı? Ben hatırlamıyorum. Şimdi 15 milyonuz. Kalabalıklaştıkça İstanbul, insana benzer olmuş.
Hep telaşlı, sinirli, kızgın, öfkeli... Ne zaman dinlenir? Gece mi? Bizler uyurken mi? Yo hayır... Bu da doğru yanıt değil. Belki de hiç uyumuyor; bu kaprisi, bu hırçınlığı ondandır...
Sesler birbirine karışıyor, renkler birbirine karışıyor. Zorluyor, zorluyor...
Ve bizde güç bırakmıyor.

***
Her akşam saat 7 civarında, Balmumcu'daki binanın 7'inci katından görebildiğim bütün yollara; köprüye bakıyorum.
"Biraz daha beklesek mi? Çıkmasak mı?" diyorum. Bazen "Sadece uyumak için mi eve gideceğiz?" diye yaptığım şakalarda biraz da gerçek payı yok mu?
Yani demem o ki; İstanbul çalıyor bizden. İstanbul geciktiriyor. İstanbul eksiltiyor.
Öfkeliyiz... Birbirimize bağırıyoruz.
Arabalarımızın kornalarına asılıyoruz.
Küfür ediyoruz. Sinirlenince, ellerimizde sopalarla arabalarımızdan inip kavga ediyoruz.
Ne için bu büyük öfke?
Evimize, işimize gidebilmek için mi?
Bu kadar mı zor İstanbul'da yaşamak?
***
Bayramı 2 milyon nüfuslu bir Avrupa şehrinde geçirdim. İşte onun için düşündüm, İstanbul'un iki milyon olduğu günleri. O zamanlar nasıldı bilmiyonul ama şimdi bizi kendine esir ettiği, bizi gürültüye boğduğu kesin.
Dört gün geçirdiğim o şehirde, kulağıma sadece müzik sesi geldi. Şehrin en hareketli caddelerinden yükselen müzik sesi...
İstanbul gibi avaz avaz bağıran bir şehirden sonra sadece müzik sesi duyabildiğiniz bir şehirde zaman geçirmek; işte bütün bunları düşündürttü...

Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin

Uygulamalara Özel Ayrıcalıkları Keşfedin!
YAZARIN BUGÜNKÜ DİĞER YAZILARI
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.