Galliano skandalı bir sorunu daha öne çıkarıyordu: Modanın son yıllarda iyice hızlanan döngüsü, yaratıcı beyinleri hırpalıyor muydu? Tanıdıklarının söylediğine göre Galliano ırkçı biri değildi. Her sezon ve hatta birkaç ayda bir yeni şeyler üretme, bu üretilenlerin hem şirketi hem de müşteriler tarafından beğenilmesi zorunluluğu ağır geliyordu. Decarnin'i hastaneye yatıran da buydu muhtemelen; geçtiğimiz yıl Alexander McQueen'in intiharının sebeplerinden biri de. Galliano, kovulduğu gün bir rehabilitasyon merkezine yatarak alkol ve uyuşturucu tedavisine başlamıştı. Marc Jacobs, Donatella Versace ve Calvin Klein da bağımlılık tedavisi görmüştü. WWD gazetesi "Moda sektöründeki stres çok arttı," diye yazarken, moda yazarı Suzy Menkes de "Hızlı modanın ve internet çağının 'sürekli yeni şeyler üretme' baskısı ünlü isimleri yıpratıyor," diyordu. Tasarımcı Karl Lagerfeld ise bu iddiaya kızıyordu: "Tasarım ve bir şirketi yönetmek, ciddi bir atletik iş gibidir. Fazla sanatçıysanız da bu işi yapmamalısınız."