Adıyaman'ın kültürünü en iyi şekilde yansıtan besi bebekler, bütün dünyada ilgi odağı olurken, bu bebekler geçmişe bugün arasında köprü görevini görüyor. Kendisini büyüten anneannesinin giyiminden etkilenerek, bölgenin yöresel kadın giyimini genç nesillere aktaran Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın el sanatları sanatçısı olan Zahide Durmaz Akar'ın yapmış olduğu çalışmalar büyük beğeni topluyor.

Her bir bebeği 3 gün içerisinde yaparak, Adıyaman'ın yöresel giyim kıyafetini bütün dünyaya yansıtan dilken Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın el sanatları sanatçısı olan Zahide Durmaz Akar, "1997 yılından bu yana bu işi yapıyorum. Besi ismi benim anneannemin ismi. Anneannem bu şekilde geleneksel giyinirdi. Beni o büyüttü. O öldükten sonra onun da giymiş olduğu kıyafetleri bebeklere giydirerek onu bütün dünyaya tanıtmak amacıyla bu işe başladım. Besi bebeklerimizin kumaşları el dokuma, kökboyama ve ipek kumaşlardan oluşuyor. Baş bağlama şekline göre ekonomisi, sosyal yaşantısı ve kaç çocuk sahibi olduğu bilinir. Her bebeği biz 3 günde yapıyoruz. 50 ayrı aşamadan da geçiyor. Ve hiçbiri birbirinin aynısı değil. Bebeklerimiz ülkemizde ve yurt dışında ilimizi, ülkemizi dünyaya tanıtıyor. Yaklaşık 20 yıldır bu işi yapıyorum. Umarım bu 20 yıllar çoğalır. Ve kıyafet kültürümüz gelecek yıllara gider. Bu kıyafet kültürü çok eskiden bu yana var. Belki tarihçesi de çok net olarak da bilinmiyor. Çünkü insanlar kendilerini bildiklerinden bu yana kuşaktan kuşağa aktarılmış bir kültürdür, bu kültür. Adıyaman'ın köylerinde hemen hemen hepsinde bu kıyafetler varmış. Ama şu anda maalesef her köyde geleneksel giyinen bulmak mümkün değil. Şu an itibariyle Adıyaman'ın dağ köylerinde, dağlı ilçelerinde yöresel giyinen çok az da olsa kadınlarımız var. Ovalılar çok fazla 3 etek giyinmemişler. Onlar fistanın üzerine sırmalı puşi bağlarlarmış. Şu anda sırmalı puşili ovalı hiçbir kadını görmezsiniz. Dağlılar ile ovalılar arasındaki kıyafet farkı baş bağlamasından belli olur. Ovalılar sırmalı puşiyi beyaz ketenin üzerine bağlarlar. Dağlılar ise tam tersini yaparak, sırmalı puşiyi beyaz ketenin altına bağlarlar. Beyaz keten üstte olur, sırmalı puşi altta olur" diye konuştu.

Adıyaman dışında yapılan fuarlara da katıldığını ifade eden Zahide Durmaz Akar, "Besi bebeklerimize bütün fuarlarda çok büyük bir ilgi var. Yakında Aksaray'a gideceğiz. Ayrıca yakında festivale ve daha sonra İstanbul'a gideceğiz. Kültür sanat festivali sonrasında İzmir'de kültür sanat festivaline katılacağız. Her yıl onlarca davet alıyorum. Tabii bunlar içerisinde önemli kıldıklarımıza gitmeye özen gösteriyorum. Bazen de oluyor ki, iki festival bir arada oluyor. Böyle bir durumda her ikisinde de yer almaya dikkat ediyorum. Birine ben giderken, diğerine de eşim veya kardeşim bir şekilde kültürümüzü yansıtmak için var gücümüzle katılmaya çalışıyor. Bütün dünyada besi bebeğe karşı çok büyük bir ilgi var. Amacımız bütün dünya evlerinin her birinde besi bebek olmasıdır. Besi bebeklerimizin fiyatı işçiliğine, büyüklüğüne, orjinalliğine göre fiyatlar değişiyor. Her bütçeye, yaş grubuna hitap eden bir üründür besi bebekler.

Birçok ilde eşi az rastlanır bir işi yapan Zahide Durmaz Akar'ın yaptığı bebeklerde ise şu özellikler yer alıyor; "Fesin iç kısmında üzerinde keteni var. Saç bağlama şekline göre kadının hangi köyden olduğu, zengin mi, fakir mi? Evli mi, bekar mı olduğu? Kaç çocuğu olduğu, hangi aileden ve aşiretten olduğunu gösterir. Kıyafetin önemini, değerini ve yaptığım işin uzmanlık alanının net olması açısından kadınlarımız giyinirken, kadınlarımız giyimiyle kimliğini yansıtırlar. Kadının kıyafeti kimliği niteliğindedir."